Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/698 E. , 2024/2546 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/698 Karar No : 2024/2546 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/698 E. , 2024/2546 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/698 Karar No : 2024/2546 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eskişehir İli, Mihalgazi İlçesi sınırlarında ... Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından "RN:... (ER:... ) Numaralı I-B Grubu Seramik Sanayinde Kullanılan ve Diğer Gruplarda Yer Almayan Kayaç ve Kırma Eleme Tesisi" projesiyle ilgili olarak Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasının ve ... İdare Mahkemesinin E:... , E:... ve E:... sayılı dava dosyalarının (aynı projeye ilişkin olarak davalı idare tarafından tesis edilen ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin kararın iptali istemiyle açılan ve yine akabinde tesis edilen ''ÇED Gereklidir'' kararının iptali istemiyle açılan dava dosyaları) birlikte incelenmesinden; davacıya ait Eskişehir İli, Mihalgazi İlçesi sınırları dahilinde bulunan RN:87943 (ER:... ) numaralı ruhsat sahasında işletilmesi planlanan I-B Grubu "Seramik Sanayinde Kullanılan ve Diğer gruplarda Yer Almayan Kayaç ve Kırma ve Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak proje tanıtım dosyası hazırlanarak e-ÇED sistemi üzerinden ÇED sürecinin başlatıldığı, ... tarih ve ... sayılı Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemiyle ÇED süreci sonlandırılarak proje tanıtım dosyasının iade edilmesine karar verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, (anılan kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2022/8158, K:2023/2177 sayılı kararıyla onandığı), bunun üzerine davalı idare tarafından, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin Mahkeme kararı ile iptal edildiği, Mahkeme kararı gereğince proje tanıtım dosyasının incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, mahkeme kararında proje ile ilgili atıf yapılan "...ÇED olumlu veya ÇED olumsuz" şeklinde bir karar verilmesi gerekirken" ifadesi de göz önünde bulundurularak "Mihalgazi-Sakarıılıca Termal Turizm Merkezi" sınırları içerisinde kalan projenin, tüm etkilerinin bütüncül olarak daha detaylı incelenmesi amacıyla ÇED raporu hazırlanmasına karar verilerek proje hakkında Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle "ÇED Gereklidir" kararının verildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği (anılan kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2023/1372, K:2023/4539 sayılı kararıyla gerekçeli onandığı), akabinde Mahkeme kararının ifası için tekrar başlatılan inceleme ve değerlendirme sürecinde kurum görüşüne başvurulan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı görüş yazısında; "Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresine ait Mihalgazi, ... Mahallesi ve Kaplıcalar Bölgesi içme suyu depolarına giden kaynakların bulunduğu, ÇED alanının mevcut kaynaklara yakınlığı nedeniyle yapılacak çalışmaların içme suyu kaynaklarının beslenme alanını ve rejimini olumsuz yönde etkileyeceği'' belirtilerek uygun görülmediğinin bildirildiği gerekçesiyle ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin Eskişehir Valiliği Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, akabinde davalı idarece Mahkeme kararını uygulamak amacıyla Eskişehir İli, Mihalgazi İlçesi sınırlarında bulunan RN:... ve ER:... nolu ruhsat sahasında ... tarafından projelendirilen "I-B Grubu Seramik Sanayiinde Kullanılan ve Diğer Gruplarda Yer Almayan Kayaç ve Kırma Eleme Tesisi" projesi kapsamında başlatılan çevresel etki değerlendirmesi süreci sonucunda tesis olunan "Çevresel Etki Değerlenmesi Gerekli Değildir" yönündeki Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edildiği, mezkur işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı idarece ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı göz önünde alınarak, Eskişehir İli, Mihalgazi İlçesi sınırlarında bulunan RN: ... ve ER: ... nolu ruhsat sahasında ... tarafından projelendirilen "I-B Grubu Seramik Sanayiinde Kullanılan ve Diğer Gruplarda Yer Almayan Kayaç ve Kırma Eleme Tesisi" projesi kapsamında başlatılan çevresel etki değerlendirmesi süreci sonucunda dava konusu "Çevresel Etki Değerlenmesi Gerekli Değildir" kararının verildiği, Mahkemenin 14/12/2023 tarihli ara kararı ile davalı idareden, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının gereği olarak dava konusu projenin etkilerinin Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilmediği, ilgili alanda nasıl bir turizm faaliyeti yapılacağının ve dahi Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığının projeye ilişkin olumsuz görüşlerine dayanak iddialarının araştırılıp araştırılmadığı açıklanarak, şayet varsa; söz konusu Mahkeme kararı doğrultusunda yapılan araştırma ve çalışmalara dair tüm bilgi ve belgelerin onaylı ve okunaklı birer suretinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, davalı idarenin 03/01/2024 havale tarihli ara kararı cevabında, herhangi bir araştırma ve çalışmanın yapılmadığı ve Mahkeme kararları doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiğinin bildirildiği görülmektedir. Bu durumda; Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gereklidir" kararının iptali istemiyle açılan dava sonucunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının gerekçeli onanmasına ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2023/1372, K:2023/4539 sayılı kararında yer alan gerekçeler ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının gerekçesi ile dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davalı idarece projenin etkilerinin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde değerlendirilerek, ilgili alanda nasıl bir turizm yapılacağı husususun açık ve net şekilde ortaya konulmak suretiyle, şayet proje alanına ilişkin daha sonra olumsuz görüşlere yer verildiyse bu iddiaların gerçekliği araştırılmak ve bu konuda bir çalışma yapılması istenmek ve yine projenin yapılacağı alana ve bu alanın etki alanlarına ilişkin olarak Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresine ait …, … Mahallesi ve Kaplıcalar Bölgesi içme suyu depolarına giden kaynakların bulunup bulunmadığı, şayet bulunuyorsa ÇED alanının mevcut kaynaklara yakınlığı nedeniyle yapılacak çalışmaların içme suyu kaynaklarının beslenme alanını ve rejimini olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği hususlarının gerçekliği araştırılmak ve bu konuda bir çalışma yapılması istenmek suretiyle bir karar alınması gerekirken, bu hususlarda herhangi bir çalışma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak ve Mahkemelerce verilen önceki anılan iptal kararının gereği yerine getirilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, kamu kurumlarının sorumlu olduğu mevzuat bakımından verdikleri görüşlerin gerçekliği ile ilgili yerindelik denetiminin yapılmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla projenin yapılmasının mevzuat bakımından uygun bulunmadığına ilişkin ilgili kurumun görüşü nedeniyle ÇED sürecinin sonlandırıldığı, Mahkeme kararlarındaki iptal gerekçeleri de dikkate alındığında, gelinen aşama itibarıyla proje hakkında ÇED Gerekli Değildir kararının verildiği ve kararın dayanağı tüm görüşlerin gerçekliğinin ve projenin çevresel etkileri ile bu etkilere yönelik taahhüt edilen tedbirlerin yeterli olup olmadığının Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle araştırılması gerektiği, dolayısıyla eksik inceleme ile verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı yanında müdahil tarafından, ayrıca Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığının projenin su kaynaklarına olumsuz etkisinin bulunacağı görüşü ile ilgili olarak hidrojeoloji ve jeoloji değerlendirme raporunun hazırlatıldığı, buna göre projenin söz konusu sahanın hidrojeolojisine herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığının ortaya konulduğu, nitekim proje sahasının yakınında başka bir madencilik faaliyetinin de yapıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davalı yanında müdahil tarafından, Eskişehir İli, Mihalgazi İlçesi sınırlarında … Mevkiinde yapılması planlanan "RN:… (ER:…) Numaralı I-B Grubu Seramik Sanayinde Kullanılan ve Diğer Gruplarda Yer Almayan Kayaç ve Kırma Eleme Tesisi" projesiyle ile ilgili hazırlanan proje tanıtım dosyasının sunulması üzerine, proje alanının "Mihalgazi- Sakarlıca Termal Turizm Merkezi" sınırları dahilinde kalması nedeniyle projenin turizme olumsuz etkisinin olacağı yönündeki Eskişehir Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü dikkate alınarak, … tarih ve … sayılı Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği İl Müdürlüğünün işlemi ile ÇED sürecinin sonlandırılması suretiyle proje tanıtım dosyasının iadesine karar verilmiş, bu kararın iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; projenin etkilerinin 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu çerçevesinde değerlendirilmediği, dava konusu alanın bitişiğindeki … nolu yine davacıya ait başka bir ruhsat sahasına Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından daha önce olumlu görüş verildiği, ilgili alanda nasıl bir turizm yapılacağı husususun açık ve net şekilde ortaya konulamadığı, şayet proje alanına ilişkin daha sonra olumsuz görüşlere yer verildiyse bu iddiaların gerçekliği araştırılmak ve bu konuda bir çalışma yapılması istenmek suretiyle bir karar alınması ya da "ÇED Olumlu" veya "ÇED Olumsuz" şeklinde bir karar verilmesi gerekirken hakkında olumsuz görüş bulunduğundan bahisle ÇED sürecinin sonlandırılmasının mevzuata uygun olmadığı, uyuşmazlığın çözümü amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alındığında, söz konusu proje ile ilgili olarak hazırlanan proje tanıtım dosyası ve eklerinin, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu çerçevesinde projenin etkilerinin bütüncül olarak değerlendirilmesi neticesinde, turizme, insan yaşamına ve çevreye muhtemel etkilerinin göz önünde bulundurulduğu, yer altı sularına, orman arazisine, gölet ve sulama alanlarına, mera vb. gibi tarım arazilerine, çevredeki diğer canlı yaşamına olası etkilerinin, sürdürebilirlik ve yenilebilirlik ilkeleri kapsamında proje tanıtım dosyasında teknik ve bilimsel açıdan yeterli şekilde değerlendirildiği ve proje tanıtım dosyasındaki önlemlerin uygulanması neticesinde çevresel açıdan olumsuz bir etkisinin olmayacağı anlaşıldığından, davacının ÇED başvurusuna ilişkin sürecin sonlandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2022/8158, K:2023/2177 sayılı kararıyla onanmıştır. Mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla söz konusu projeyle ilgili süreç yeniden başlatılmış, bu defa, Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün …tarih ve … sayılı işlemiyle "ÇED Gereklidir" kararı verilmiş, bu kararın iptali istemiyle …İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; daha önceki Mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ile dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, projenin etkilerinin bütüncül olarak değerlendirilmesi sonucunda turizme, insan yaşamına ve çevreye muhtemel etkilerin göz önünde bulundurulduğu, yer altı sularına, orman arazisine, gölet ve sulama alanlarına, mera vb. gibi tarım arazilerine, çevredeki diğer canlı yaşamına olası etkilerinin, sürdürebilirlik ve yenilebilirlik ilkeleri kapsamında proje tanıtım dosyasında teknik ve bilimsel açıdan yeterli şekilde değerlendirildiği ve proje tanıtım dosyasındaki önlemlerin uygulanması neticesinde çevresel açıdan olumsuz bir etkisi olmayacağı anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu projeye ilişkin verilen "ÇED Gereklidir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2023/1372, K:2023/4539 sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu proje hakkında davalı idarece; … tarih ve E:…, K:… sayılı (önceki) Mahkeme kararında yer verilen gerekçeler doğrultusunda, projenin etkilerinin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde değerlendirilerek, ilgili alanda nasıl bir turizm yapılacağı husususun açık ve net şekilde ortaya konulmak suretiyle, şayet proje alanına ilişkin daha sonra olumsuz görüşlere yer verildiyse bu iddiaların gerçekliği araştırılmak ve bu konuda bir çalışma yapılması istenmek suretiyle bir karar alınması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle onanmıştır. Mahkeme kararının ifası için tekrar başlatılan inceleme ve değerlendirme sürecinde, "Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresine ait …, … Mahallesi ve Kaplıcalar Bölgesi içme suyu depolarına giden kaynakların bulunduğu, ÇED alanının mevcut kaynaklara yakınlığı nedeniyle yapılacak çalışmaların içme suyu kaynaklarının beslenme alanını ve rejimini olumsuz yönde etkileyeceği'' yönündeki Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı görüşün dikkate alınması suretiyle … tarih ve … sayılı Eskişehir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemi ile ÇED sürecinin sonlandırılmasına karar verilmiş, bu kararın iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada, Mahkemenin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; davalı idarece projenin etkilerinin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu çerçevesinde değerlendirilerek, ilgili alanda nasıl bir turizm yapılacağı husususun açık ve net şekilde ortaya konulmak suretiyle, şayet proje alanına ilişkin daha sonra olumsuz görüşlere yer verildiyse bu iddiaların gerçekliği araştırılmak ve bu konuda bir çalışma yapılması istenmek ve yine projenin yapılacağı alana ve bu alanın etki alanlarına ilişkin olarak Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresine ait Mihalgazi, Sakarılıca Mahallesi ve Kaplıcalar Bölgesi içme suyu depolarına giden kaynakların bulunup bulunmadığı, şayet bulunuyorsa ÇED alanının mevcut kaynaklara yakınlığı nedeniyle yapılacak çalışmaların içme suyu kaynaklarının beslenme alanını ve rejimini olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği hususlarının gerçekliği araştırılmak ve bu konuda bir çalışma yapılması istenmek suretiyle bir karar alınması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak ve Mahkemece verilen önceki anılan iptal kararının gereği yerine getirilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar, Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/01/2024 tarih ve E:2023/13478, K:2024/618 sayılı kararıyla onanmıştır. Son olarak Mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla süreç yeniden başlatılmış, davalı idare tarafından söz konusu projeyle ilgili bu defa (dava konusu) … tarih ve … sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin dayanağı olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." hükmüne, 17. maddesinde ise; "Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir. (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur." düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda alıntısına yer verilen Yönetmeliğin EK-IV bölümünde Proje Tanıtım Dosyasının Hazırlanmasında Esas Alınacak Seçme Eleme Kriterleri belirtilmiş, 1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatiflerinin (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenlerinin), b) Projenin iş akım şemasının, kapasitesinin, kapladığı alanın, teknolojisinin, çalışacak personel sayısının, c) Doğal kaynakların kullanımının (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Atık miktarının (katı, sıvı, gaz ve benzeri) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riskinin, 2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut Arazi Kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek-V’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, 3. kısmında; Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler ile Notlar ve Kaynakların, Ekler kısmında ise: 1- Proje için seçilen yerin koordinatlarının, 2- Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve ek-5'de yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25.000 ölçekli halihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanmasının, jeoloji haritasının ve depremselliğin belirtilmesi gerektiği şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde; "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne, "Keşif kararı" başlıklı 288. maddesinin 1. fıkrasında; "Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, bakılmakta olan davada yukarıda belirtilen Seçme Eleme Kriterlerinin yer aldığı Ek-IV bölümündeki unsurlar yönünden ÇED Gerekli Değildir kararının bir bütün olarak çevresel etkileri irdelenmelidir. Bu nedenle bu tip davalarda uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, bilirkişiye başvurulması gerektiği gibi, (PTD proje sahibinin taahhütlerinden oluşsa dahi) projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde mahallinde yapılacak gözlem ve tespitlerin de uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacağı sonucuna varıldığından, keşif kararının da alınması gerekmektedir. Bununla birlikte, ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunmalı, diğer bilirkişilerin ise projenin ve bulunduğu çevrenin özelliklerine göre, PTD'yi veya nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınması suretiyle seçilmelidir. Nihai ÇED raporunda veya PTD'de onlarca uzmanın imzası bulunabildiğinden, birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana, projenin niteliğine ve teknolojisine, projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gerekliliktir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; işlemin iptali yolundaki önceki Mahkeme kararının gerekçelerinin de dikkate alınması suretiyle proje hakkındaki olumsuz kurum görüşlerinin gerçekliği araştırılmaksızın dava konusu işlemin tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş ise de, yapılması planlanan proje ile ilgili ÇED Gerekli Değildir kararı verildiğinden, gelinen aşama itibarıyla projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenmesi için anılan Yönetmeliğin Seçme Eleme Kriterlerinin yer aldığı Ek-IV bölümündeki unsurlar yönünden işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, İdare Mahkemesince, tarafların iddiaları, projenin nitelikleri ve uygulanacağı yerin özellikleri ile proje tanıtım dosyasını hazırlayan uzmanlar dikkate alınmak suretiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 267. maddesiyle bilirkişi sayısı konusundaki sınırlamanın kaldırıldığı gözetilerek, aralarında çevre mühendisi olmak üzere, gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle, düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.