5. Hukuk Dairesi 2009/21578 E. , 2010/5024 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili; birleştirilen dava ise taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünün bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen yukarıda gün…
**5. Hukuk Dairesi 2009/21578 E. , 2010/5024 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili; birleştirilen dava ise taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünün bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili; birleştirilen dava ise taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünün bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Kamulaştırılan taşınmaz mal ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zeminine; resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek binaya ve ağaçlara değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyada bulunan delil ve belgelere göre davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı vekilinin temyizine gelince; Davalı-karşı davacı, taşınmazın arta kalan bölümünün bedelinin tahsili istemiyle karşı dava açmıştır. Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin 11 ve 12. maddelerine göre, kısmi kamulaştırmalarda taşınmazın arta kalan bölümü nedeniyle değer artış veya azalışları resen nazara alınması gerekir. Belirtilen nedenle, kısmi kamulaştırma nedeniyle arta kalan kısımdaki değer düşüklüğü için maddi hata davası açılması gerekmediğinden, davalı-karşı davacı tarafından açılan maddi hata davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dava konusu taşınmaz davacı idarece kısmen kamulaştırılmıştır. Taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünün yüzölçümü ve geometrik durumu göz önünde bulundurulduğunda, imar mevzuatına uygun şekilde kullanılamayacağından Kamulaştırma Kanununun 12. maddesi gereğince bu bölümün de bedeline hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden, zemin itibariyle eksik bedel tespitine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazı yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 29.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.