1. Hukuk Dairesi 2016/11359 E. , 2018/9351 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir. Dava…
**1. Hukuk Dairesi 2016/11359 E. , 2018/9351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakanı “... oğlu ...” nun maliki olduğu 1425 (yenileme sonrası) 209 ada 11 parsel olan taşınmazın tapu kaydında adının “... oğlu ...” şeklinde geçtiğini ileri sürerek nüfus kaydına göre düzeltim istemiştir. Davacının yargılama sırasında ölümü üzerine davayı mirasçıları takip etmişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1425 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının malik hanesinde yer alan "... oğlu ..." ifadesinin "... oğlu ..." olarak tashihine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu 209 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapuda "... oğlu ..." adına kayıtlı olduğu, söz konusu taşınmazın önceki parsel numarasının 1425 olduğu, 1425 parsel sayılı taşınmazın 15.07.1976 tarihinde 1328 doğumlu "... oğlu ..." adına senetsizden tespit gördüğü, tespitin itiraz edilmeksizin 13.03.1980 tarihinde kesinleştiği kayden sabit olup, yapılan nüfus araştırmasında "... oğlu ..." adında kayda rastlanılmadığının bildirildiği, kolluk araştırmasına göre kayıt maliki ile davacının mirasbırakanı ...'ın aynı kişiler olduğunun tespit edildiği, tanıkların davacının iddiasını doğrular nitelikte beyanda bulundukları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Ne var ki, somut olayda olduğu gibi zorunlu olarak dava açılan durumlarda “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince, davacının talebinin tespit olarak değerlendirilerek taşınmazın kadastro tutanağında adı geçen tespit maliki "... oğlu ..." ile tapu kayıt maliki "... oğlu ..." nun aynı kişiler olduğu yönünde tespit kararı verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir. Öte yandan davacı son tapu kaydında düzeltme istediği halde kaydı kapatılan 1425 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak düzeltme kararı verilmesi de doğru olmamıştır. Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.