Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1611 E. , 2025/1492 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1611 Karar No : 2025/1492 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜR
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1611 E. , 2025/1492 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1611 Karar No : 2025/1492 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sivas İli, Ulaş İlçesi, ... Köyü mevkiinde 49,65 hektarlık ruhsat alanının 24 hektarlık kısmında 375.000 ton/yıl (blok+pasa) kapasitesi ile yapılması planlanan S:..., ER:... nolu mermer ocağı işletmesi projesine ilişkin olarak verilen, Sivas Valiliği'nin … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu işlemin iptali yolundaki kararın, Dairemizin 23.11.2023 tarih ve E:2023/13690, K:2023/6516 sayılı kararıyla, bilirkişi raporunun müdahile tebliğ edilmeksizin esas hakkında karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi yanında, ''...Mahkeme tarafından karara esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; jeolojik yönden çalışma başlıklı 10. ve 11. sayfadaki tespitlerde; pasa sahasında genişliği 10.00 m olan 2 basamaklı şev yapılacağı, basamak yüksekliğinin 5 m olacağı şev açısının 30-35° olacağının belirtildiği, ancak pasa alanının sahip olduğu geçirimsiz yapı ve %20-35 eğim nedeniyle, PTD'deki bilgilere göre yapılacak pasa çalışmasındaki şevlerde heyelanlar meydana geleceği, pasadan alta doğru sızan kar suyu ve yağmur suları sebebiyle eğimli yamaç boyunca bağımsız duyarsızlıklar ve ciddi heyelanlar oluşacağı, heyelanların yönünün ise bir kısmı debisi ölçülen dereye doğru, büyük bir kısmı da altı kotta bulunan ana dere yatağına doğru olacağı, debisi ölçülen yan derenin yok olacağı, belirlenen jeoteknik gerekçeler nedeniyle söz konusu mermer işletme sahasında ayrıntılı jeoteknik çalışmaların yapılması için ÇED raporunun hazırlanması gerektiğinin tespit edildiği, ancak bu hususta PTD'de belirtilen tedbirlerin niçin yetersiz kalacağı hususunda yeterli teknik ve bilimsel değerlendirme yapılmadığı; su kaynakları yönünden değerlendirme başlıklı 22. sayfasındaki tespitlerde, derenin pasa altında kalıp yok olacağı, dere içerisinde pasa malzemesinin kayarak birikeceği, adeta baraj görevi yapacağı, pasa malzemesinin dere akışını olumsuz etkileyeceği tespitlerinde bulunulduğu, ancak söz konusu raporda projenin yer üstü, özellikle de yer altı su kaynakları üzerindeki etkilerinin yeterince değerlendirilmemiş olduğu; madencilik yönünden değerlendirme başlıklı 23 sayfadaki tespitlerde, ocak sahasında mermer dekapaj sahası olarak gösterilen alanın son derece dik bir dağ sırtı olduğu, ilerleyen süreç içerisinde buraya atıkların dökülmesinin imkansız olacağı, seçilen dekapaj sahasının doğru olmadığı, ilerleyen aşamada o bölgeden aşağı düşecek atıkların akarsu kaynaklarının yön değiştirmesine neden olabilme ihtimalinin yüksek olduğu, kamu yararı gözetilerek, çevre ve diğer ilgili güvenlik tedbirlerinin alınması ile birlikte uygun bir dekapaj sahasının belirlenmesi halinde, yapılacak faaliyetlerin madenciliğin doğası kapsamında olduğu; yine bilirkişi raporunun çevre ve ekosistem üzerine etkisi başlıklı 24. sayfasındaki tespitlerde, faaliyet alanına ilişkin yapılan bilimsel çalışmaların incelendiği, endemik flora ve fauna yapısına rastlanmadığı, yapılacak faaliyetlerin herhangi bir çevresel olumsuz etki oluşturmayacağı kanaatinin oluştuğu tespitlerinde bulunulmuş olduğu görülmekle birlikte, dosyadaki veriler incelendiğinde, söz konusu raporu düzenleyen heyet üyeleri arasında, hidrojeolog ve flora/fauna uzmanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda verilen bilgiler ışığında, dekapaj sahasının yerinin belirlenmesi ve pasa malzemesinden kaynaklanabilecek heyelan konusunda PTD'de belirtilen tedbirlerin yeterli olup olmadığı hususunun bilimsel olarak yeterince irdelenmediği, davaya konu projenin gerek yer üstü ve yer altı su kaynaklarına, gerekse de flora/fauna üzerindeki çevresel etkilerine ilişkin tespitlerin ayrıntılı biçimde yapılmadığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek, aralarında çevre mühendisi, hidrojeolog ve flora/fauna uzmanlarının da olduğu, diğer bilirkişilerin de projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyasını hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınarak, yine akademisyenler arasından Mahkemece belirlenmesi suretiyle, oluşturulacak heyet ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak hazırlanacak yeni raporun değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.'' gerekçeleriyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Sivas ili Ulaş, ilçesi ... köyü mevkiinde 49,65 hektarlık ruhsat alanın 24 hektarlık kısmında 375.000 ton/yıl (blok+pasa) kapasitesi ile ... Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan S:..., ER:... nolu mermer ocağı işletmesi projesine ait "Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir" kararına dayanak teşkil eden proje tanıtım dosyasında, ziraat mühendisliği açısından, raporun sonuç kısmında her ne kadar proje alanı yakınlarında bulunan tarla ve mera alanlarındaki bitkilerin madencilik faaliyetleri sonucu oluşacak tozlardan etkileneceği ve yapılacak madencilik faaliyetlerinden ilgili alanların zarar göreceği kanaatinin oluştuğu belirtilmişse de rapor içerisinde proje tanıtım dosyasında verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda tarımsal açıdan ciddi bir problem teşkil etmeyeceği, ancak taahhütlerin yerine getirilmemesi durumunda ise tarımsal açıdan bitki gelişimine ve yetiştiriciye ekonomik olarak önemli zararlar verme potansiyelinin bulunduğunun belirtildiği, çevre mühendisliği açısından, PTD raporunda söz konusu faaliyetin olası çevresel riskleri olan su kirliliği, hava kirleticileri, katı atıklar ve gürültü kirliliği için alınacağı taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, maden mühendisliği açısından, PTD'de verilen taahhütlere uyulması durumunda ilgili faaliyetin madencilik açısından uygun ve uygulanabilir düzeyde olduğu, biyolojik çevre ve ekosistem açısından, faaliyet alanındaki mevsimsel akarsunun PTD'de yer almadığı ve proje etki alanı risk analizi tablosuna dahil edilmediği, mermer üretim faaliyetlerinin devamında, bitkisel toprak kaybı, peyzaj değişimi, flora türleri populasyon kaybı, fauna populasyon kaybı, erozyon olasılığı, habitata etki risklerinin yüksek olarak değerlendirildiği, PTD'de alınacak önlemlerin etkileri en aza indirilmesine yönelik olduğu mermer ocağının uzun yıllar işletilmesi süresi de dikkate alındığında alınacak önlemlerin çevresel kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybını önlemede yeterli olmadığı, bölgenin flora ve fauna yönünden zengin ve endemik olduğu ve korunması gerektiği, jeoloji ve hidrojeoloji mühendisliği açısından, proje tanıtım dosyasında inceleme alanında yer alan birimlerin kütle özelliklerinin belirlenmesine yönelik herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, çalışmalarda süreksizliklerin özellikleri (süreksizlik türü, süreksizlik konumu, süreksizlik aralığı, süreksizlik açıklığı, süreksizlik devamlılığı, dolgu durumu, su durumu vb) ile ilgili herhangi bir çalışma yer almadığı, ayrıca mevcut şevlerin ve yapılacak kazılar sonucunda oluşturulacak kazı şevlerinde oluşabilecek duraysızlıkların ortaya konmasına yönelik herhangi bir kinematik analiz ve stabilite analizinin yapılmadığı, belirlenen gerekçeler nedeniyle söz konusu mermer işletme sahasında ayrıntılı çalışmaların yapılması için ÇED raporunun hazırlanması gerektiği anlaşıldığından, eksik değerlendirmeye dayalı ve alınması gerekli bir kısım tedbir ve önlemleri içermeyen proje tanıtım dosyasına dayanılarak düzenlenen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında, belirtilen yönlerden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1-Davalı tarafından; PTD'de şev duyarlılığına ilişkin tedbir ve taahhütlere yer verildiği, yeterli taahhütlerin bulunması PTD'nin konusu iken, verilen taahhütlerin yerine getirilmemesinin başka bir konu olduğu, PTD'de bölgenin bitki örtüsü ve bölgede yaşayan canlılar hakkında bilgi verildiği, PTD'de ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesini engelleyecek bir eksiklik ya da hata olmadığı, dava konusu kararın yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2-Davalı yanında müdahil tarafından; bilirkişi heyetince hazırlanan raporun hatalı tespitler içerdiği, zirai incelemelere ilişkin kanaatin hatalı belirlendiği, jeolojik, hidrolik ve hidrojeolojik açıdan eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığı, biyolojik çevre açısından yapılan değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğu, gerek su kaynakları, gerekse diğer tüm hususların PTD'nin içeriğinde yer aldığı, bozma öncesinde alınan bilirkişi raporu ile işbu dosyadaki bilirkişi raporu arasında açık çelişki bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi gerektiği, bozma kararına uygun bir inceleme yapılmadığı, PTD'de çevresel etki ve değerlendirme noktasında tüm hususların ayrıntılı değerlendirildiği, yapılan ayrıntılı değerlendirme ile oluşacak ve oluşabilecek tüm sonuçlara karşı alınacak önlemlerin düzenlendiğinin açık olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile bozmaya uyularak verilen Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacılar tarafından, Sivas ili Ulaş, ilçesi ... köyü mevkiinde 49,65 hektarlık ruhsat alanın 24 hektarlık kısmında 375.000 ton/yıl (blok+pasa) kapasitesi ile ... Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan S:..., ER:... nolu mermer ocağı işletmesi projesine ilişkin olarak Sivas Valiliği'nin … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 'Kirletme yasağı' başlıklı 8. maddesinde, "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne, 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. ..." hükmüne yer verilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü" başlıklı 104/1'inci maddesi ile, çevresel etki değerlendirmesi ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarını yapmak ve bu konuda gerekli kararları almak, izlemek ve denetlemek görev ve yetkisi Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü'ne verilmiştir. 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 'Yürürlükten kaldırılan yönetmelik' başlıklı 29. maddesinde: "(1) 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesine, 'Geçiş süreci' başlıklı Geçici 1. maddesinde: "(1) Bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce, ÇED başvuru dosyası/proje tanıtım dosyası il müdürlüğüne ya da Bakanlığa sunulmuş projelere, bu Yönetmeliğin lehte olan hükümleri ve/veya başvuru tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Geçiş hükmüne ilişkin düzenleme nedeniyle işbu dava konusu işlem tarihi göz önüne alınarak, uyuşmazlığın çözümünde (mülga) 25/11/2014 tarihli ve 29186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümleri göz önünde bulundurulacaktır. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 15. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler listesi olan Ek-1 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 27.maddesinde; "a) (Değişik:RG-19/4/2019-30750) 25 hektar ve üzeri arazi yüzeyinde (Kazı ve döküm alanı dahil) planlanan açık işletmeler, ... ç) 400.000 ton/yıl ve üzeri kırma, eleme, yıkama ve cevher hazırlama işlemlerinden en az birini yapan tesisler.", seçme-eleme kriterleri uygulanacak projeler listesi olan EK-2 listesinin "Madencilik projeleri" başlıklı 49. maddesinde; "a) (Değişik:RG-14/6/2018-30451) Madenlerin çıkarılması (Ek-1 listesinde yer almayanlar)" sayılmıştır. EK-IV bölümünde ise Proje Tanıtım Dosyasının Hazırlanmasında Esas Alınacak Seçme Eleme Kriterleri belirtilmiş, 1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatiflerinin (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenlerinin), b) Projenin iş akım şemasının, kapasitesinin, kapladığı alanın, teknolojisinin, çalışacak personel sayısının, c) Doğal kaynakların kullanımının (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Atık miktarının (katı, sıvı, gaz ve benzeri) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riskinin, 2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut Arazi Kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek-V’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, 3. kısmında; Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler ile Notlar ve Kaynakların, Ekler kısmında ise: 1- Proje için seçilen yerin koordinatlarının, 2- Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve ek-5'de yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25.000 ölçekli halihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanmasının, jeoloji haritasının ve depremselliğin belirtilmesi gerektiği şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan 12.08.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; ''SONUÇ OLARAK; Çevresel etki açısından PTD raporunda söz konusu faaliyetin olası çevresel riskleri olan su kirliliği, hava kirleticileri, katı atıklar ve gürültü kirliliği için alınacağı taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, Madencilik açısından PTD'de verilen taahhütlere uyulması durumunda ilgili faaliyetin madencilik açısından uygun ve uygulanabilir düzeyde olduğu kanaati oluşmuştur. Yukarıda 2 farklı disiplin tarafından verilen gerekçelere göre; Mermer ocağı projesine ait Proje Tanıtım Dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının 2872 sayılı Çevre Kanununa, bu kanuna dayanılarak hazırlanan ÇED Yönetmeliği'ne ve üstün kamu yararı, yöre halkının bireysel menfaatleri ve sürdürülebilirlik açısından yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. PTD dosyasında jeolojik, hidrolik ve hidrojeolojik açıdan eksik ve yetersiz olduğu, Proje alanının güneyinden 30-35 metre mesafede ve daha alt kotta daimi akan Boğaz deresi geçmekte olup, PTD de belirtilen önlemlerin uygulanmaması durumunda, su kirliliği açısından son derecede risk altında kalabilecek durumda olduğu, mermer sahası ve dolgu sahasında duraysızlıkların ortaya konmasına yönelik herhangi bir kinematik analiz ve stabilite analizinin yapılmamıştır. Biyolojik çevre açısından mermer ocağının min, 8-10 yıl işletilmesi süresi de dikkate alındığında; “alınacak önlemlerin çevresel kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybını önlemede yeterli olmadığı, bölgenin flora ve fauna yönünden zengin ve endemik olduğu ve korunması gerektiği, Ziraat açısından proje alanı yakınlarında bulunan tarla ve mera alanlarındaki bitkilerin madencilik faaliyetleri sonucu oluşacak tozlardan etkileneceği ve yapılacak madencilik faaliyetlerinden ilgili alanların zarar göreceği kanaati oluşmuştur. Yukarıda 4 farklı disiplin tarafından verilen gerekçelere göre; Mermer ocağı projesine ait Proje Tamıtım Dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının 2872 ayılı Çevre Kanununa, bu kanuna dayanılarak hazırlanan ÇED Yönetmeliği'ne ve üstün kamu yararı, yöre halkının bireysel menfaatleri ve sürdürülebilirlik açısından çoğunluk olarak yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır." yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, temyize konu kararda da bilirkişi heyeti raporunda yapılan tespitler değerlendirilerek, yukarıda belirtilen gerekçe ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davada; Mahkeme kararında belirtilen Ziraat Mühendisliği disiplini dışındaki iptal gerekçeleri yerinde olmakla birlikte, konu Ziraat Mühendisi bilirkişinin tespitleri özelinde değerlendirildiğinde, temyize konu kararda, ziraat mühendisliği açısından, raporun sonuç kısmında her ne kadar proje alanı yakınlarında bulunan tarla ve mera alanlarındaki bitkilerin madencilik faaliyetleri sonucu oluşacak tozlardan etkileneceği ve yapılacak madencilik faaliyetlerinden ilgili alanların zarar göreceği kanaatinin oluştuğu belirtilmişse de rapor içerisinde proje tanıtım dosyasında verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda tarımsal açıdan ciddi bir problem teşkil etmeyeceği, ancak taahhütlerin yerine getirilmemesi durumunda ise tarımsal açıdan bitki gelişimine ve yetiştiriciye ekonomik olarak önemli zararlar verme potansiyelinin bulunduğunun belirtildiği, gerekçesine yer verilmiş ise de; karara esas alınan bilirkişi heyeti raporu incelendiğinde, raporun Ziraat Mühendisliği Bakımından Değerlendirme başlıklı bölümünde, 26. ve devamı sayfalarında, ''...Söz konusu proje alan yakınlarında ham toprak, tarla ve arsa niteliğinde parseller bulunmakta olup, proje alanına en yakın yerleşim yerleri kuş uçuşu 1.53 km (Güneydoğusunda ... Köyü), 2.2 km (Kuzeybatısında Kapukaya Köyü), en yakın yapı kuş uçuşu 550 metre mesafede güneybatısında bir yapı bulunmaktadır. Tarım Alanları: Tarımsal kalkınma alanları, sulanan, sulanması mümkün ve arazi kullanma kabiliyet sınıfları I., II., HI. ve IV. sınıf olan alanlar, yağışa bağlı tarımda kullanılan I. ve II. sınıf ile özel mahsul plantasyon alanlarından oluşmaktadır. Yapılacak faaliyetlerin tarımsal üretime etkisi özellikle, bitkisel toprağın alınması ve depolanması, kesilecek kütle üzerinde yatay ve düşey deliklerin açılması, kesilen bloğun hidrolik kriko ile ana kütleden ayrılıp ayna önüne devrilmesi, blok yüzeyinin sayalama makinası ile düzeltilmesine bağlı olarak oluşacak toz partikülleri ve bu ürünlerin stok alanına taşınması esnasındaki araç faaliyetine bağlı olarak meydana gelebilecek toz taşınımı açısından değerlendirilmektedir. Yukarıda bahsedilen faaliyetler esnasında ve elde edilen ürünlerin nakliyesi sırasında oluşacak tozlar; dikkate alınması gereken en önemli sorunlardan biridir. Ayrıca iş makinalarının oluşturacağı toz ile maden alanı içindeki yol güzergâhlarındaki diğer araçlardan kaynaklanan toz ve zararlı gazlar ile makine ve ekipman kaynaklı egzoz emisyonları da diğer önemli sorunlardır. Taşınabilecek toz miktarları baz alındığında düşük rüzgâr hızlarında bile tarımsal alanlara toz taşınım ihtimali oldukça yüksektir. Özellikle nakliye sırasında, ortaya çıkacak tozların tarımsal alanlardaki bitkisel üretimi etkileme ihtimali oldukça yüksek risk olarak görülmektedir. Ayrıca proje sahasının içerisinde ve yakınında bulunan meralardaki bitki örtüsünde de toz taşınımı nedeniyle, ciddi verim kayıpları meydana gelebilecektir. Bu kayaların toz partikülleri mera bitkilerinin üzerinde örtü halinde birikebileceği için, hayvanların otlatılması sırasında bu partiküllerin hayvan vücuduna alınması ve besin zincirine katılması gibi olumsuz sonuçlar meydana getirebilecektir. Fakat proje tanıtım dosyasının incelenmesinden anlaşıldığı kadarıyla toz taşınmasının en aza indirilmesi için günde 2 defa ve her gün 1.5 Lt/m² su kullanılarak sulama yapılacağı belirtilerek toz zararını asgariye indirmek amacıyla tedbirler alınacağı ve tarım ürünlerinde oluşabilecek zararları da karşılayabilecekleri dosyada bildirilmektedir. Proje tanıtım dosyasında verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda tarımsal açıdan ciddi bir problem teşkil etmeyeceği düşünülmektedir. Taahhütlerin yerine getirilmemesi durumunda ise tarımsal açıdan bitki gelişimine ve yetiştiriciye ekonomik olarak önemli zararlar verme potansiyeli vardır...'' şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta; Ziraat Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan ve yukarıda ayrıntıları verilen tespitlerin tutarlı olmaması, raporun içeriğindeki veriler ile sonuç kısmındaki belirlemelerin birbiri ile çelişik olması dikkate alındığında, söz konusu tespitlerin iptal gerekçeleri arasında yer alması hukuken mümkün olmamakla birlikte; söz konusu tespitler ve PTD'de zirai yönden belirtilen tedbirler birlikte değerlendirildiğinde, diğer iptal gerekçeleri ile dosyanın geldiği aşama da dikkate alındığında, söz konusu çelişkili tespitlerin dosyanın geldiği aşama itibarıyla temyize konu kararın bozulmasını gerektirmediği, Ziraat Mühendisi bilirkişinin tespitlerindeki çelişkinin giderilmesi gerekliliği gerekçesi ile verilecek bir bozma kararının uyuşmazlığın esasına hiçbir katkısının olmayacağı, PTD'de projenin zirai etkileri yönünden taahhüt verilmiş olmasının ve verilen bu taahhütlerin muhtemel olumsuz çevresel etkilerin kabul edilebilir seviyelere indirilebilmesi bakımından uygulanabilir olduğunun belirlenmiş olmasının ÇED süreci yönünden yeterli olduğu, PTD'de yer verilen tedbirlerin uygulama sırasında yerine getirilip getirilmediğinin denetiminin Çevre Kanunu ve ilgili sair mevzuat çerçevesinde idare tarafından yapılacak denetimlerin konusu olduğu hususları da göz önüne alındığında, Ziraat Mühendisi bilirkişinin çelişkiye neden olan ''Taahhütlerin yerine getirilmemesi durumunda ise tarımsal açıdan bitki gelişimine ve yetiştiriciye ekonomik olarak önemli zararlar verme potansiyeli vardır.'' yönündeki tespitinin ihmal edilebileceği, aynı bilirkişinin, ''proje tanıtım dosyasında verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda tarımsal açıdan ciddi bir problem teşkil etmeyeceği düşünülmektedir'' şeklindeki tespitlerine itibar edilerek uyuşmazlığın Ziraat Mühendisliği disiplinine ilişkin kısmının çözüme kavuşturulmasının hakkaniyete daha uygun bir yorum olacağı kanaatine varılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, projenin zirai etkileri yönünden yapılan teknik incelemede, proje tanıtım dosyasında verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda tarımsal açıdan ciddi bir problem teşkil etmeyeceği tespitinde bulunulduğu görüldüğünden, davaya konu işlemin iptali yolundaki temyize konu kararda geçen Ziraat Mühendisliği disiplini yönünden yapılan ''...ziraat mühendisliği açısından, raporun sonuç kısmında her ne kadar proje alanı yakınlarında bulunan tarla ve mera alanlarındaki bitkilerin madencilik faaliyetleri sonucu oluşacak tozlardan etkileneceği ve yapılacak madencilik faaliyetlerinden ilgili alanların zarar göreceği kanaatinin oluştuğu belirtilmişse de rapor içerisinde proje tanıtım dosyasında verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda tarımsal açıdan ciddi bir problem teşkil etmeyeceği, ancak taahhütlerin yerine getirilmemesi durumunda ise tarımsal açıdan bitki gelişimine ve yetiştiriciye ekonomik olarak önemli zararlar verme potansiyelinin bulunduğunun belirtildiği,...'' şeklindeki gerekçenin, hüküm metninden çıkarılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda; yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 10/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi heyeti raporunda ziraat, jeoloji, hidrojeoloji mühendislikleri ve ekosistem/flora-fauna yönlerinden Proje Tanıtım Dosyasında (PTD) yer alan çalışmaların yetersiz olduğundan bahsedilmiş ise de, söz konusu PTD incelendiğinde, bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen tüm hususlara ilişkin çalışmaların yapılmış olduğu, projenin çevreye olan etkilerinin minimize edilmesi için alınması gerekli olan tüm tedbirlere yer verildiği, gerekli taahhütlerde bulunulduğu, belirlenen dekapaj alanına dökülecek pasaların eğim sebebiyle dereye doğru akmaması için ve projenin etki alanındaki yüzey suları ile yer altı sularına olumsuz etkilerinin engellenmesi için alınacak olan tedbirlerin ayrıntılı olarak açıklandığı, bu hususlarda drenaj ve kuşaklama çalışmaları yapılacağının belirtildiği, PTD ekindeki hidrojeolojik değerlendirme raporu incelendiğinde, projenin etki alanında bulunan su kaynakları hususunda yeterli çalışma yapıldığı, alınması gerekli önlemlerin ayrıntılı şekilde belirtildiği, yine PTD ekindeki flora ve fauna değerlendirme raporu incelendiğinde ise, projenin etki alanında bulunan türler yönünden gerekli araştırma ve değerlendirmelerin yapıldığı, alanda bulunan flora ve fauna türlerinin raporun 13. ve devamı sayfalarında listelendiği, buna göre faaliyet yeri ve çevresinde yaşaması muhtemel 40 memeli, 4 amfibi, 11 sürüngen ve 56 kuş türü belirlendiği endemik fauna türlerine rastlanmadığının belirtildiği, yine faaliyet yeri ve çevresinde bulunan bitki türlerinin raporun 21. ve devamı sayfalarında (servigiller, çamgiller, düğün çiçeğigiller, turpgiller, sütotugiller vd) listelendiği, faaliyetin alanda mevcut flora ve fauna türleri üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkinin en aza indirilmesi için alınması gerekli tedbirlerin ayrıntılı olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, temyize konu kararın bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.