Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4746 E. , 2024/1491 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4746 Karar No : 2024/1491 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4746 E. , 2024/1491 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4746 Karar No : 2024/1491 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 17/07/2009 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda getirildiği Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yetersiz sağlık hizmeti verilmesi nedeniyle vücut fonksiyonlarını kaybettiğinden bahisle -miktar artırımı ile birlikte- 667.413,89 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren, 15.206,00 TL tedavi giderinin ise ödeme tarihi olan 14/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; daha önce maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararın, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 17/05/2018 tarih ve E:2014/1205, K:2018/4942 sayılı kararıyla, bakıcı giderine ilişkin kısmının bozulması, diğer kısımlarının onanması üzerine bozma kararına uyularak yeniden hesap bilirkişisi incelemesi yaptırılmasının ardından hazırlanan ek bilirkişi raporunda, ödemenin her takvim yılı başında yıllık peşin olarak hesaplanması gerekirken asgari ücrette yılda birden fazla yapılan artışlar dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapıldığından usul ekonomisi ilkesi gereğince yargılamanın en az giderle ve kısa sürede çözülmesi amacıyla Mahkemece yapılan hesaplama neticesinde; olay tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için hesaplanan 172.112,70 TL bakıcı giderinden, olay tarihi olan 17/07/2009 ile başvuru tarihi olan 18/06/2010 tarihine kadar olan kısmı için hesaplanan 7.870,80 TL için başvuru tarihinden, geri kalan 164.241,90 TL'nin ise her takvim yılı başından itibaren kademeli olarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davacının maddi zararının hesaplanması için bozma kararı öncesi yaptırılan ilk bilirkişi incelemesi sonucunda bakıcı gideri 258.548,20 TL olarak hesaplandığından geriye kalan (258.548,20-172.112,70)=86.345,50 TL bakıcı giderine ilişkin tazminat isteminin reddine, karar tarihinden sonraki dönemler için yapılacak bakıcı gideri tazminatına ilişkin ödemelerin, davalı idarece resen ağır engelli kişinin yaşadığı tespit edilmek ve ilgili yıldaki brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmak suretiyle her takvim yılının başında peşin olarak yapılmasına karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, nispi karar harcının tamamlatılmasına karar verilmesinin de kanuna aykırı olduğu; davalı idare tarafından, yargılamanın önceki aşamasında hükmedilen miktarın tenkis edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdarenin hatalı tıbbi uygulamaları sonucu ağır engelli konuma gelen ve başkasının desteği olmaksızın günlük yaşam aktivitelerini yerine getiremeyecek olanların bakımının üstlenilmesi nedeniyle açılan davalarda, muhtemel yaşam süresi dikkate alınarak yapılan hesaplamalara dayalı olarak belirlenen toplu tazminat miktarlarının idarelerce ilgililere ödenmesine karar verilen durumlarda, bakıma muhtaç kişinin hesaplanan muhtemel yaşam süresinden daha erken bir tarihte vefatı halinde, idare aleyhine bir sebepsiz zenginleşme ortaya çıkabilmekte ve ödenen tazminatlar geri istenebilmektedir. Bu türden bir soruna yer verilmemesi açısından, bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat hesabının aşağıda belirtilen ilkelere göre yapılması gerekmektedir. Buna göre; 1- Bakımı üstlenilen ağır engelli hastanın hayatta olduğunun belgelendirildiği sürece bakıcı giderlerinin ödenmesine karar verilmesi, 2- Ödemenin her takvim yılı başında yıllık peşin olarak yapılması, 3- Bakımı üstlenilen ağır engelli hastanın bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat tutarının, aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması, 4- Anılan kriterler dikkate alınarak, olay tarihi ile mahkemece verilecek karar tarihi arasında geçen süre için bakıcı gideri tazminat tutarının bir bütün olarak hesaplanması, bu tutarının yasal faiziyle birlikte tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi ve bu kısım açısından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, 5- Mahkemece verilecek karar tarihinden sonraki dönemler için yapılacak bakıcı gideri tazminatına ilişkin ödemelerin, davalı idarece resen ağır engelli kişinin yaşadığı tespit edilmek ve ilgili yıldaki brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmak suretiyle her takvim yılının başında peşin olarak yapılmasına karar verilmesi ve bu kısım açısından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Temyize konu kararda ise, karar tarihinden sonraki dönemler için geçerli olan kuralın, olay tarihi ile karar tarihi arasındaki döneme uygulanması suretiyle takvim yılı başında geçerli olan asgari ücret üzerinden yıllık olarak hesaplanan miktara hükmedilmiş, bu doğrultuda yasal faizin başlangıç tarihi de kademeli olarak belirlenmiş ve olay tarihinden başvuru tarihine kadar olan kısım için başvuru tarihinden, kalan kısım için her takvim yılının başından itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla işlemiş dönemdeki bazı yıllarda 6 aylık süre için geçerli olan asgari ücret tutarları da dikkate alınmamıştır. Bu nedenle, temyize konu Mahkeme kararında yukarıda belirtilen ilkelerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak hüküm kurulduğu ifade edilmiş ise de; bozma kararının gereklerinin yerine getirilmemiş olduğu görüldüğünden, söz konusu ilkelere uygun bir şekilde bakıcı giderine ilişkin maddi zararın yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, işbu bozma kararına uyulması halinde, bakiye nispi karar harcının davalı idarece ödenmesi, davacıya tamamlattırılmaması yönünde karar verilmesi gerektiği açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.