(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/14492 E. , 2013/4852 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Kese Köyü 85, 1, 827 parsel sayılı sırayla 3685 m2, 6384 m2 ve 7260 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Ilga…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/14492 E. , 2013/4852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Kese Köyü 85, 1, 827 parsel sayılı sırayla 3685 m2, 6384 m2 ve 7260 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Ilgaz Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek davalı olarak tesbit edilmişlerdir. Ilgaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ... tarafından ..., Hazine, Kese KTK. aleyhine açılmış olan mesaha tezyidi, men'i müdahale ve tescil davaları kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve 1 nolu parselin davacı mirasçıları adına payları oranında tesciline, 85 ve 827 nolu parsellerin tepe niteliği ile tespit dışı bırakılmalarına karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin, 2006/2906 E. - 2006/3097 K. sayılı bozma kararında özetle; " Dava ve temyize konu taşınmazların tutanak içeriklerinde vurgulanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alındığında, taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca tesbit edildikleri anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle, somut olayda taşınmazların kadastro tesbitlerinin, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbitlerinin yapıldığının kabulü gerekir. Her nekadar yanılgı ile taşınmazların malikhaneleri ...ve ... adına doldurulmuş ise de bu yanılgının hukuksal bir değeri bulunmamaktadır. Böyle bir yanılgı, taşınmazların tesbit tutanaklarının malikhanesinde yanılgı ile tesbit maliki olarak gösterilen kişilerin davada zorunlu olarak taraf olmaları sonucunu doğurur.