9. Ceza Dairesi 2022/16736 E. , 2023/6424 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1676 E., 2022/27 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz ed…
**9. Ceza Dairesi 2022/16736 E. , 2023/6424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1676 E., 2022/27 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2020 tarihli 2020/424 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fırkası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fırkası uyarınca mahkumiyeti talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/88 Esas, 2021/210 karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddenin birinci fırkasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/1676 Esas ve 2022/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin olay tarihinde on beş - on sekiz yaş grubu arasında olduğuna, Mahkemenin bunu farketmeyerek mağdurenin on iki - on beş yaş arasında imiş gibi kabul ederek karar verdiğine, on beş - on sekiz yaş grubu arasındaki mağdureye karşı bu suçun işlenmesi için cebir-tehdit gerektiğine, mağdureye yönelik cebir olmadığının alınan raporda belirlendiğine, mağdurenin ifadesinin usule uygun alınmadığına, söylemediği hususların zapta geçtiğine, katılan ...’nın beyanı alınırken önceki anlatımı ile arasındaki çelişkinin giderilmediğine, mağdurenin çelişkili beyanları dışında somut delil bulunmadığına, eylemin gerçekleştiği yerin gelen gidenler olması nedeniyle zorla istismarın gerçekleşmesinin mümkün olmadığına, yasal olmayan tabirlerle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. İlk Derece Mahkemesince, katılan mağdurenin (mağdure) annesi katılanın sanığın evinde temizlik işlerinde çalıştığı, 01.07.2017 tarihinde katılanın kızı olan mağdureyi arayarak bilgisayar işi olduğunu, sanığın evine gelmesi gerektiğini söylediği, mağdurenin tanık .... ile birlikte olay yerine geldiği, ikamette yalnızca katılan, mağdure ve sanığın bulunduğu, katılanın temizlik yaptığı, bu sebeple sanık ile mağdurenin odada bir süre yalnız kaldıkları, sanığın, mağdureye "Beni bir dudağımdan öper misin?" dediği, mağdurenin reddettiği, ardından sanığın mağdurenin elinden tutup ayağa kaldırdığı ve sarılmasını istediği, mağdurenin sanığı iteklediği, bu sırada telefonu çalan sanığın odadan dışarı çıktığı, kısa bir süre sonra tekrar geldiği ve mağdureye "Sen çok hoşuma gidiyorsun, çok çekici güzelliğin var, daha önceden keşke seninle tanışsaydım" dediği, mağdurenin ellerini tuttuğu, mağdurenin elleri ile pantolonu üzerinden cinsel organına tutmaya zorladığı, mağdurenin direnmesi üzerine kendisinin ve mağdurenin üzerindeki kıyafetleri çıkarmaksızın mağdureyi sıkıştırarak cinsel organını mağdurenin cinsel organına sürttüğü, mağdurenin ağlamaya başladığı, bu sırada katılanın odaya doğru geldiğini duyan sanığın eylemine son verdiği, ertesi gün 02.07.2017 tarihinde yine katılanın mağdureden sanığın evine gelmesini istediği, mağdurenin tanık .... ile birlikte sanığın evine geldiği, katılanın sürekli evde temizlik yapması sebebiyle bir süre sonra odada sanık ile mağdurenin baş başa kaldığı, sanığın mağdureye "Öpücük yok mu?" dediği ve mağdureyi kolundan tutarak ayağa kaldırdığı, kendisine sımsıkı sarılmasını istediği, mağdurenin kabul etmediği, bunun üzerine mağdureyi sarılmak üzere zorla sıkıştırdığı ve ardından mağdurenin bir kez yanağından öptüğü, mağdurenin gitmek isteyerek bağırdığı, bir süre sonra kapı açılma sesinin duyulduğu ve katılanın odaya girmesiyle sanığın eylemine son verdiği, mağdurenin 03.07.2017 tarihinde şikayetçi olduğu kabul edilmiştir. 2. Mağdurenin aşamalardaki samimi beyanları, sanık ile aralarında iftira atmayı gerektirecek bir husumetin bulunmaması, mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceğine dair rapor, sanığın hazırlık aşamasındaki savunmalarında mağdureyi sakinleştirmek için yanağından öptüğünü ve sarıldığını beyan ederek tevil yollu ikrarı göz önüne alındığında mağdurenin beyanlarının genel hatlarıyla itibar edilebilir olduğu vicdani kanaatine varıldığı, sanığın savunmasına itibar edilmediği, her ne kadar sanığın hakkında mağdureye yönelik nitelikli cinsel istismar suçunu da işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, mağdurenin muayene raporda darp cebir izine, cinsel istismara yönelik bulguya rastlanılmaması, ayrıca eylemin gerçekleştiği iddia edilen yerin sürekli olarak başkalarının girip çıktığı bir oda olduğu, mağdurenin annesinin hali hazırda evde bulunduğu, sanığın mağdureye organ sokmaya çalıştığına ilişkin dosya kapsamında başkaca her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede sanığın eylemlerinin organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar boyutuna varmadığı vicdani kanaatinin hasıl olduğunun belirtildiği görülmüştür. 3. Sanığın, mağdureye karşı 01.07.2017 tarihinde sarkıntılık ve çocuğun basit cinsel istismar suçunu; 02.07.2017 tarihinde ise çocuğun basit cinsel istismar suçunu işlediği sabit görülmüş, basit cinsel istismar suçundan önce işlendiği görülen sarkıntılık eyleminin zincirleme basit cinsel istismar suçu kapsamında kaldığı kanaatine varılmış, sanığın eylemini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı mağdura karşı farklı zamanlarda birden çok işlediği anlaşıldığından zincirleme suç hükümleri uygulanmasına, sanığın işlediği suçun niteliği, kişiliği, mağdur ile arasındaki yaş farkı, suçun işleniş biçimi de gözönüne alındığında mevcut kişiliğinin olumlu bulunmadığı lehine takdiri indirimi gerektirecek bir hal oluşmamakla takdiri indirimin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince gerekçe içeriğinde mağdurenin suç tarihinde kayden on beş yaşını doldurduğunun anlaşılmasına rağmen sehven on dört yaşını doldurmadığının belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/1676 Esas, 2022/27 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.