12. Ceza Dairesi 2011/9799 E. , 2012/18636 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 70, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 12/12/2005 tarihinde sanığın koleksiyonunda yapılan denetimde koleksiyon envanter defterinde kayıtlı dört adet eserin kayıp oldu…
**12. Ceza Dairesi 2011/9799 E. , 2012/18636 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 70, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 12/12/2005 tarihinde sanığın koleksiyonunda yapılan denetimde koleksiyon envanter defterinde kayıtlı dört adet eserin kayıp olduğunun tespit edildiği, sanığın İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı 08/11/2006 tarihli dilekçe ile kayıp olan dört adet eseri bulduğunu bildirmesi üzerine koleksiyonda yapılan kontrol sonucu düzenlenen 21/11/2006 tarihli raporda, sanık tarafından bulunduğu bildirilen eserlerin kayıp olan eserler ile benzerlik göstermediğinin belirtildiği, koleksiyon denetiminden bir gün sonra 13/12/2005 tarihinde, koleksiyonuna yeni eserler kaydetmek istediğini Müze Müdürlüğü'ne bildiren sanığın, kayıp eserler olduğunu iddia ettiği dört adet eserin 13/12/2005 tarihinde Müze Müdürlüğü'ne bildirdiği eserler arasında yer aldığı savunmasında bulunduğu, ancak dosya kapsamında bu savunmayı destekleyen bir tespit mevcut olmadığı, bu halde sanığın sonradan sunduğu dört adet eser bakımından iddianamedeki anlatım da dikkate alınarak 2863 sayılı Kanunun 70/1. maddesinde düzenlenen bulundurma suçunun oluştuğunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup; Hükmün tefhim edildiği oturumda diyecekleri sorulan sanık müdafinin, dosyaya sunduğu yazılı savunma dilekçesinin içeriğini tekrar etmek suretiyle esas hakkında savunmada bulunması ve 5271 sayılı CMK'nın 216/3 maddesinde son sözün hükümden önce hazır bulunan sanığa verileceğinin düzenlenmesi karşısında, tebliğnamede esas hakkında savunma ve son sözün sanık müdafiine verilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dsya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sanığın suç kastı ile hareket etmediğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 2863 sayılı Kanunun 26/7 maddesi uyarınca koleksiyoncuların her türlü faaliyetlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bildirmek zorunda oldukları, bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmelik'in 8/2 maddesine göre de, koleksiyoncuya ait bir kültür ve tabiat varlığının kaybolması, çalınması ve zarar görmesi halinde durumun derhal ilgili mercilere ve ilgili müze müdürlüğüne belgeleri ile bildirilmesi gerektiği, devlet elinde bulundurulması asıl olan korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının, kişiler tarafından da toplanarak biriktirilmesine imkan sağlayan koleksiyonculuk faaliyetinin, devletin sıkı gözetim ve denetimi altında yapılabileceği, bu çerçevede somut olay değerlendirildiğinde, koleksiyon envanter defterine kayıtlı olan dört adet eserin, 07/11/1996 tarihinden itibaren koleksiyonculuk yapan sanık tarafından herhangi bir şekilde elden çıkarıldığına dair savunmanın aksine delil bulunmadığı, bu nedenle olayın, koleksiyondaki taşınır kültür ve tabiat varlıklarının sağlığı, muhafazası ve güvenliği ile ilgili önlemleri almayarak kaybolmalarına sebebiyet vermek ve bu durumu ilgili merciler ile müze müdürlüğüne bildirmemek şeklinde gerçekleştiği, dolayısıyla sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun, koleksiyonculuğa ilişkin hükümlere aykırı hareketi düzenleyen 73. maddesine temas eden suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile sanık hakkında fazla ceza tayini, Kabule göre de; 1- Olayın oluş biçimi ve özellikleri dikkate alınarak sanık hakkında tayin edilen hapis cezası asgari hadden belirlendiği halde, aynı gerekçe ile tayin edilen adli para cezasının asgari hadden fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, 2- Tayin edilen hapis cezasının, suç tarihi itibariyle uygulanma olanağı bulunmayan 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi suretiyle karma uygulama yapılması, 3- İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyon tarafından takdir edilen eski eser bedeli ödenmek suretiyle katılan kurumun uğradığı zararın giderilip giderilmediği araştırılmaksızın, sabıkası olmayan sanık hakkında, zararın karşılanmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.