Başvuru, bir yayın kuruluşu tarafından yayımlanan haberden dolayı adli para cezasına hükmedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir yayın kuruluşu tarafından yayımlanan haberden dolayı adli para cezasına hükmedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun sorumlu müdürü olduğu yayın kuruluşu Akit TV'de 12/8/2016 tarihinde "Ülker'den Telekom'a Paralel Bağlantı" isimli bir haber yayımlanmıştır. Söz konusu haberde, Türk Telekomünikasyon A.Ş. (şirket) bayisi olduğu anlaşılan Y.U.nun bir röportajına yer verildiği görülmüştür. Röportajda bir zamanlar şirket bünyesinde yönetici olarak çalışmış H.B. isimli kişinin Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) menfaatine uygun hareket ettiğine dair birtakım iddialar mevcuttur. Mezkûr röportajda Y.U.nun ihtilaflı ifadeleri şöyledir: "Bu bir Yahudi taktiğidir. [...] [H.B.] Türk Telekom'un başına geldikten sonra Pensilvanya'dan aldığı emirleri bir bir uygulamaya başladı, kendinden olmayanların kuyularını kazdı. Sayın [H.B.] Trabzonlu, hemşehrimiz. İmam hatip mezunu olduğunu söyledi bana telefonda. Ben de kendisine aynen şunu söylüyorum. Sayın [H.B.] imam hatip mezunusun, müslüman adam, başka insanların ekmeğiyle oynar mı? [...] Sen içerideki bütün işi bilen adamları lağvettin, istifa ettirdin, başka kurumlara gönderttin, gittin oradan coca-colacıları getirttin. [...] Örgüt Telekom'da metastas yaptıktan sonra kendi ajanlarını yerleştirmeye başladı. [...] Üstelik örgüt yerleştirdiği hainlere her perşembe günü eğitim adı altında beyin yıkama operasyonu yapıyordu..." Söz konusu yayın sonrasında haberde adı geçen H.B., şirket ile ilişiğini anlaşma yoluyla kesmiştir. Ayrıca H.B. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında açılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bunun üzerine H.B. (müşteki), Akit TV'de yayımlanan habere konu röportajda Y.U.nun ileri sürdüğü, kendisinin FETÖ/PDY mensubu olduğu ve Ülker isimli şirketten Türk Telekom'a örgüt tarafından atandığı, örgüt adına faaliyet yürüttüğü iddialarının asılsız olduğunu belirterek röportajı veren kişi ve kanal sorumlusundan şikâyetçi olmuştur. Müşteki, başvurucunun sorumlu müdürü olduğu kanalda yayımlanan röportajda hakkındaki asılsız bilgilerin kamunun bilgisine sunulduğunu; haberin kişilik haklarına, şeref ve onuruna, ticari itibarına zarar verdiğini ileri sürmüştür. Hakkında terör örgütü üyeliğine ilişkin kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı bulunmaksızın yayımlanan röportajın hakaret ve iftira niteliği taşıdığını iddia ederek ilgili haberin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunmuştur. Başvurucu, röportajda paylaşılan bilgilerin görünür gerçeğe uygun olduğunu, müştekinin üst düzey yöneticisi olduğu şirkette darbe girişimi sonrasında 290 çalışanın terör örgütüyle bağlantısı olduğu gerekçesiyle iş aktine son verildiğini, FETÖ/PDY'nin Türk Telekom A.Ş.deki yapılanmasıyla ilgili çeşitli davaların mevcut olduğunu, haberin ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığını beyan etmiştir. İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülen yargılamada, başvurucunun söz konusu haber sebebiyle hakaret suçunu işlediği kanaatine varılarak 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karar kesin niteliktedir. İlgili kararın gerekçesinde mahkemenin haberde adı geçen müştekinin şikâyet dilekçesini; sanık Y.U.'nun savunmasını; başvurucunun savunmasını tırnak işareti içerisinde özetlediği ve "bu suretle sanıkların üzerine atılı hakaret suçunu işledikleri anlaşılmış[tır]" demek suretiyle hakaret suçunun somut olayda sübuta erdiğini tespit ettiği görülmüştür. Başvurucu 9/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.