Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2783 E. , 2024/3013 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2783 Karar No : 2024/3013 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Birliği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Barosu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2783 E. , 2024/3013 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2783 Karar No : 2024/3013 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Birliği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Barosu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan davacı tarafından, 1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Barosu Disiplin Kurulu'nun... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine dair ... tarih ve E:..., K:... sayılı Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Ağır Ceza Mahkemesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunun sabit görüldüğü, etkin pişmanlıktan faydalandırılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının davacının eyleminin sabit olduğuna ilişkin sonucu değiştirmeyeceği ve disiplin hukuku bakımından hakkında işlem tesis edilmesine engel teşkil etmeyeceği, sadece sanık hakkında ceza hukuku açısından denetim süresince hukuki sonuç doğurmayacağı, keza davacının denetim süresini Ceza Muhakamesi Kanunu'nda öngörülen şekilde tamamlamaması ve hükmün açıklanması hâlinde yukarıda yer verilen kanun hükmü gereği hakkında meslekten çıkarma cezası uygulanacağının açık olduğu, bu durumda, davacının yüklendiği görevi özen ve doğruluk içinde yerine getirmediği mahkeme kararı ile sübuta erdiği nazara alındığında, 1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası uygulanmasına ilişkin işlemin onanmasına dair dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı tarafından yargılamaya konu eylemlerin staja ve mesleğe başlamadan önce gerçekleştirildiği belirtilmekte ise de; davacının disiplin cezasına konu eylemleri değerlendirildiğinde, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üyelik kapsamında bulunduğu, bu eylemlerin avukatlık onuru, düzen ve gelenekleri ile meslek kuralları kapsamında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek nitelikte olduğu, bu kapsamda disiplin cezasına konu eylem tarihlerinde avukat olmayan davacının eylemlerinin, baro levhasına kabul ve yazılmadan önceki meslekten çıkarma cezasını gerektir eylem ve davranışlar olarak kabul edilerek, disiplin kovuşturmasına konu edilmesinde 1136 sayılı Yasanın 138. maddesine ve hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ceza mahkemesince verilebilecek hükümlerin sınırlı olarak sayıldığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223. maddesinde yer almadığından, hüküm niteliği taşımadığı, davanın esasını çözen bir hüküm niteliğinde olmayan hükmün açıklanması geri bırakılması kararlarının, lehe veya aleyhe bir sonuç da doğurmadığı, bu hususun, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun... tarih ve E:...K:...sayılı kararıyla da açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği durumlarda, ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından, bu kararlar kesin delil olarak idari yargı mercilerini bağlamayacağı, bu çerçevede, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin hüküm niteliğinde olmadığından ve davacının lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmadığından; ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak davacının isnat edilen eylemi işleyip işlemediği ve bu eylemin disiplin suçu oluşturup oluşturmadığı hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği, olayda; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunun sabit görüldüğü, etkin pişmanlıktan faydalandırılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, bu karardan bağımsız olarak, ceza yargılamasında elde edilen deliller, ifade ve olgular disiplin açısından değerlendirilerek davacıya yönelik isnatların sübut bulduğu hususu göz önüne alındığında davacının 1 yıl 6 ay 22 gün süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliğince temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuş olup diğer davalı ... Barosu tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalar; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilen "1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına" dair disiplin cezasının onanmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının (4) numaralı bendinde, işten çıkarmanın, "avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerin yasaklanması" olarak tanımlandığı, meslekten çıkarılma sonucunu doğuran disiplin cezası niteliğine sahip bulunmayan dava konusu işlem hakkında açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun m.46/1-(c) kapsamında yer almadığı, öte yandan, avukatlık mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 21/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... (d) bendinde; "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları..." hükmüne yer verilmiştir. Türk Ticaret Kanunu ve Avukatlık Kanunu hükümleri uyarınca avukatlık mesleği, ''Ticari bir iş/faaliyet'' değil ise de; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının yapmış olduğu serbest meslek faaliyetinin, geçimini temin ettiği gelir getirici bir iş olarak pekala ticari faaliyet olarak nitelendirilebileceği, kanun metninden de benzer sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen "1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin disiplin cezasının onanmasına dair TBB Disiplin Kurulu kararının da avukatın ticari faaliyetinin (mesleki faaliyetinin) icrasını otuz günden uzun süreyle engellemesine sebebiyet verdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle, bahse konu işlemin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu açık bulunduğundan, davacının temyiz isteminin esasının görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyiz isteminin incelenmeksizin reddine yönelik aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.