10. Hukuk Dairesi 2024/11124 E. , 2025/751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/365 E., 2021/212 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava
**10. Hukuk Dairesi 2024/11124 E. , 2025/751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/365 E., 2021/212 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.06.1987-22.07.1990 arası ve 02.03.1993-24.05.2002 arası hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı işveren davaya cevap vermemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarını incelendiğinde davalı iş yerinin 03.05.1995 tarihinde Kanun kapsamına alındığının ve halen faal olduğunun tespit edildiğini, davacının 15.06.1987-22.07.1990 tarihleri arasında diğer davalıya ait iş yerinde çalıştığına dair tescil kaydının olmadığını, 02.03.1993-24.05.2002 tarihleri arasında ise 1989 yılında 238 gün-1999 yılında 215 gün sigortalı gösterildiğinin anlaşıldığını, 5 yıllık hak düşümü süresinin geçmiş olduğunu, çalışmaların başka iş yerindeki çalışmalarla kesilmiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.05.2011 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı iş verene ait iş yerinde 02.03.1993-24.04.2001 tarihleri arasında 2932 gün kesintisiz çalıştığının sabit olmasına rağmen, 02.05.1998-05.08.1999 tarihleri arasındaki 453 günün Kuruma bildiriminin yapıldığının ancak bu sürenin dışında kalan 2479 günün bildiriminin yapılmadığının ve bu süre zarfında davacının asgari ücret ile çalıştırıldığının tespitine, Davacının fazlaya ilişkin hizmet tespiti talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine, Davacının işçi alacaklarına ilişkin tazminat ve sair alacaklarına ilişkin talebin hükmün hizmet tespitine ilişkin kısmın kesinleşmesi ile tefrikine ve Mahkemenin ayrı esasına kaydına, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 16.04.2013 tarihli kararında; "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 02.05.1998-05.08.1999 tarih aralığındaki çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davalı şirketin 03.05.1995 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, tanık beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait iş yerinde yerine getirilmesi hizmet akdinin unsurlarındandır. Haliyle iş yerinin varlığı hizmet akdi için koşuldur. 03.05.1995 tarihinde Kanun kapsamına alınan şirketin yasa kapsamına alınmadan önce faal olup olmadığı hususunda araştırma yapılmayarak eksik inceleme sonucu verilen karar hatalıdır. Yapılacak iş, davalı şirketin 03.05.1995 tarihi öncesinde faal olup olmadığı ilgili vergi dairesi müdürlüğünden sorularak, emniyet güçleri yada jandarma ile araştırılarak, otel ruhsatnamesinin belediyeden sorularak, otel kayıtlarınının alanında uzman bir bilirkişi ile incelenerek, otelin yaz-kış açık olup olnmadığının tespit ettirilerek, gerektiğinde başkaca bordo tanık beyanlarına başvurarak ve zabıta araştırmasıyla da bu husus açıklığa kavuşturularak, alınacak bilirkişi raporuyla birlikte sonucuna göre karar vermekten ibarettir...." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 18.05.2017 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı işveren ... İthalat İhracat Gıda Mad. Üretim Paz. Ltd. Şti. isimli iş yerinde davalı kuruma bildirilen, 01.04.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 238 gün, 01.01.1998-31.10.1999 tarihleri arasında 215 gün olmak üzere 453 gün çalışmasının dışında, 13.04.1990-30.10.1990 tarihleri arasında asgari ücretle 197 gün, 01.04.1991-30.10.1991 tarihleri arasında asgari ücretle 210 gün, 01.04.1992-30.10.1992 tarihleri arasında asgari ücretle 210 gün, 01.04.1993-30.10.1993 tarihleri arasında aylık 3 TL ücretle 210 gün, 01.04.1994-30.10.1994 tarihleri arasında aylık 5,5 TL ücretle 210 gün, 01.04.1995-30.10.1995 tarihleri arasında aylık 10,5 TL ücretle 210 gün, 01.04.1996-30.10.1996 tarihleri arasında aylık 18,00 TL ücretle 210 gün, 01.04.1997-30.10.1997 tarihleri arasında aylık 40,00 TL ücretle 210 gün, 01.04.2000-30.10.2000 tarihleri arasında aylık 270,00 TL ücretle 210 gün, 01.04/2001-30.10.2001 tarihleri arasında aylık 500,00 TL ücretle 210 gün, 01.04.2002-24.05.2002 tarihleri arasında aylık 650,00 TL ücretle 54 gün olmak üzere toplam 2141 gün çalıştığının, bu çalışmalarının kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararın süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan); "Yapılacak iş, nizalı dönemin tamamına ait bordro bulunmadığından, öncelikle dinlenen iş yeri tanıklarının hizmet cetvelleri alınarak nizalı dönemin tamamında çalışması olup olmadığı tespit edilmeli veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle iş yerine o tarihte komşu olan diğer iş yerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa iş yeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi giderip çıkacak sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ve özellikle tanık beyanlarına göre davanın kısmen kabulüne davacının davalı işverene ait iş yerinde 02.05.1998-05.08.1999 tarihleri arasında 453 gün çalıştığının ve bu çalışmalara ilişkin bildirimlerin kuruma yapıldığının, 01.04.2000-30.10.2000 tarihleri arasında 210 gün süreyle asgari ücretle çalıştığının ve bu çalışmalarının bildirimlerinin davalı Kuruma yapılmadığının ve primlerinin ödenmediğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, çelişkili ve husumetli tanık beyanlarına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 15.06.1987- 22.07.1990 ve 02.03.1993 - 24.05.2002 tarihleri arasında davalı işverene ait otelcilik iş yerinde kat sorumlusu olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.