Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/1428 E. , 2024/3052 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1428 Karar No : 2024/3052 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- .. Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü DAVALI İDARELER VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca te
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/1428 E. , 2024/3052 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1428 Karar No : 2024/3052 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- .. Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü DAVALI İDARELER VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken işlediği iddia edilen eylemlerden dolayı davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 ve 8/8. maddeleri uyarınca 3 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı üzerine açtığı davada; ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karar, davacının temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 19/09/2018 günlü, E:2016/18777, K:2018/15669 sayılı kararıyla, "... davacıya üç ayrı fiilden dolayı verilen üç ayrı disiplin cezası arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu disiplin cezalarına karşı ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne uyarlık görülmediği, bu durumda, İdare Mahkemesince söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılmak üzere 2577 sayılı Kanun'un 15/1-d maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği..." gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-(d) maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine hükmedilmiştir. Dava Konusu İstem : Dilekçe ret kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde; Elazığ Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının, İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken "sahtecilik" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında birden fazla fiil nedeniyle meslekten çıkarma cezası verildiği, söz konusu fiillerin davacının işlem yaptığı 33 araçtan 5'inde usulsüzlük bulunması fiili ile ... plakalı otobüsün koltuk sayısının 84 kişilikten 20 kişiliğe düşürülmesi işleminin, veri girişinin polis memuru ... tarafından yapıldığının tespit edilmesine rağmen iş takipçisi ...'nin söz konusu işlemi davacıya yaptırdığını beyan etmesi nedeniyle, davacının usulsüz veri girişi yapması fiili olduğu, davacının usulsüz işlem yaptığı iddia edilen 5 araçla ilgili veri girişinden kaynaklı olarak İstanbul Valiliği İl Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla davacıya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası verildiği, söz konusu durdurma cezası ile dava konusu meslekten çıkarma cezasına ilişkin fillerin 5 araç hakkındaki usulsüzlük yapılması ile ilgili fiil yönünden örtüştüğü, dolayısıyla bu fiille ilgili olarak ayrıca ceza verilmesi durumunun söz konusu olduğu, bunun aynı fiil uyarınca ikinci kez ceza verilmeyeceği ilkesinin ihlali anlamını taşıdığı, kaldı ki 24 ay uzun süreli durdurma cezasına karşı açılan davada yapılan inceleme sonucunda usulsüz veri girişi yapıldığı iddia edilen 5 araçla ilgili herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılarak söz konusu disiplin cezasının iptaline karar verildiği, diğer taraftan, ... plakalı otobüsün koltuk sayısının 84 kişilikten 20 kişiliğe düşürülmesi işleminin veri girişine ilişkin fiil yönünden de söz konusu fiilin davacı tarafından yapılmadığının idare tarafından tespit edilerek dava konusu işlemde de kayıt altına alındığının görüldüğü, dolayısıyla, iş takipçisi ...'nin söz konusu işlemi davacıya yaptırdığını beyan etmesi nedeniyle davacıya ceza verilmişse de ...' nin beyanı haricinde söz konusu fiilin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin her türlü şüpheden uzak, somut delillerle ortaya konulamadığı, bu durumda, dava konusu disiplin cezasına ilişkin fiillerin davacı tarafından işlendiğinin sübuta ermediği, dolayısıyla dava konusu disiplin cezasının sebep ve konu unsurları yönünden hukuka uygun olmadığı, kaldı ki, davacı hakkında rüşvet almak veya vermek, suç örgütüne üye olmak, resmi belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama suçlarını işlediğinden bahisle adli yargı yerinde açılan kamu davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davacının üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle delil yetersizliğinden, her bir suçtan ayrı ayrı beraatine karar verildiği gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin savunması ve ifadesi alınmadan tesis edildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında hakkında beraat kararı verildiği, tarafınca gerçekleştirildiği ileri sürülen 5 adet araç plakası hakkında tesis edilen işlemlerin usulsüz olup olmadığının kesin bir şekilde tespiti amacıyla konusunda uzman bilirkişilere dosyanın ve eklerinin tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi gerektiği, hakkında yer alan iddiaların somut gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılması suretiyle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca ilk mahkeme kararı olan ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle, temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın da, ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğu sonucuna varıldığından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı kaldırılarak, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karara yönelik davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesine geçildi ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Elazığ Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapmakta iken, davacının da aralarında bulunduğu polis memurları hakkında Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılan ve 2010 - 2011 tarihleri arasında işlenen suçları kapsayan ve aynı zamanda adli yönden de soruşturması bulunan ve gizlilik kararı alınan soruşturmada; davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüt içinde yer alarak, tebdil (yenileme) şeklinde araç ruhsatı düzenleyip TÜVTÜRK'te fenni muayenesi olmayan araçların herhangi bir belge olmadan POLNET'e veri girişlerini yaptığı, muayenelerini yapılmış gibi göstererek ve evrak düzenleyerek sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, konuyu değerlendiren İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ... günlü, K:... sayılı karar ile davacının sahtecilik suçunu işlediği sübuta erdiğinden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine, dosyanın kesin karar vermeye yetkili Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna sevkine karar verildiği, akabinde tesis edilen davaya konu Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının 1 nolu bendi ile davacının sahtecilik suçunu işlediğinin sübuta erdiği gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine karar verildiği bu kararın iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunduğu şekliyle Emniyet Örgütü (Teşkilatı) Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, (...) kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, anılan Kanun'un 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin, 34. maddesinde ise; bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesiyle, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla, "... İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır. ..." gerekçesine de yer verilmek suretiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında tesis edilen işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda; "7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan anılan Tüzük'ün 8/6. maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen disiplin cezalarının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali''' doğrultusunda içtihat oluşmuş, bu içtihat, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca (İDDK) da benimsenmiştir. (Danıştay İDDK'nin 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları). Ancak Dairemizce içtihat değişikliğine gidilerek; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren suçların, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylemler olarak düzenlenmediği, ancak bu suçların bir kısmının, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 9. ve 34. maddeleri ile 657 sayılı Kanun'a yapılan atıf nedeniyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendi uyarınca, daha ağır yaptırım olan Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği; böylelikle, Tüzük'ün 8/6. maddesinde yer alan bir kısım eylemler bakımından, ilgililerin aleyhine olacak şekilde değişiklik yapıldığı, dolayısıyla Tüzük'ün 8/6. maddesi uyarınca verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Tüzük çerçevesinde yapılması gerektiği gerekçesine dayalı kararlar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da aynı doğrultuda içtihat değişikliğine gidildiği, 07/03/2024 günlü, E:2023/2041, K:2024/506 sayılı kararından anlaşılmaktadır. Bu bağlamda; somut uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen sahtecilik fiilinin, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendindeki memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında kalması karşısında, bu eylemin 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezası verilecek eylem olarak doğrudan düzenlenmemiş olması, davacı bakımından aleyhe sonuç doğurduğundan; suç teşkil eden bu fiile istinaden verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükmü uyarınca işin esasına yönelik olarak yapılan değerlendirmede, davalı idarece davacıya isnat edilen sahtecilik fiilinin, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında bir suç olması ve Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış bulunması nedeniyle yapılacak ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülüp, kişinin cezalandırılması halinde sahtecilik suçunun işlendiğinden bahsetmek mümkün olacaktır. Bu çerçevede, davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına neden olan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suç isnadıyla açılan davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, sahtecilik suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilememesi nedeniyle beraatine karar verilmiş, bu karara karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü E:..., K:... sayılı kararıyla, sanık hakkında verilen beraat kararının kaldırılmasına, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olduğundan 3 yıl, 1 ay, 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, tesis edilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/03/2024 günlü, E:2023/2041, K:2024/506 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin disiplin kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir. Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.