(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12926 E. , 2006/13229 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12926 E. , 2006/13229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve ... siciline işlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı taraf temyiz etmiştir. Gerçekten; 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre, yaylak; çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların ... mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilmesi olanaksız olduğu gibi sınırlarının daraltılması da mümkün değildir. Çekişme konusu taşınmaz ... Beldesi, ... Mahallesi ... Deresi Mevkiinde bulunmaktadır. Civarı ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... ... adlarıyla bilinen yaylalarla çevrilidir. Burası ülkemizin en büyük yaylalarının yer aldığı «... Yaylası» olarak anılmaktadır. Ancak; dosyada yer ... haritasından ve keşif yerinde dinlenen yerel bilirkişi beyanından, dava konusu taşınmazın ... Yaylası olarak bilinen yerin daha kuzeyinde, ... olduğu bildirilen ... Köyü yakınlarında bulunduğu görülmektedir. Davalı taraf da savunmasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin ... ... (eski adı ...) Köyü sınırı içersinde kaldığını, ... Köyünün ... bir köy olduğunu, taşınmazın yayla ile bir ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür. Yaşamını genelde çiftçilikle sürdüren kişilerin hayvanlarını otlatmakta olduğu yaylaya yakın bölgelerde ikamet etmek, ... yapmak, bağ ve ... yetiştirmek için tarım taşınmazlarına ihtiyaçları olacağı ve bu amaçlarına uygun kazanmaya elverişli bazı taşınmazları mülk edinebilecekleri olgusunu göz ardı etmek, mera, yaylak ve kışlak gibi bölgelerden insanları soyutlamak mümkün değildir. İddia ve savunma ile az yukarıda anlatılanlara göre, davada sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dava konusu taşınmazın ... ... Köyü sınırları içinde kalıp kalmadığının ve bu köyün ikamet edilen veya tarım alanları kapsamında olup olmadığının saptanması önem kazanmaktadır.