Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğun devamı yönündeki kararların tebliğ edilmemesi ve tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; soruşturma sürecindeki birtakım uygulamalar nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğun devamı yönündeki kararların tebliğ edilmemesi ve tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; soruşturma sürecindeki birtakım uygulamalar nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/2/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılı olarak soruşturma başlatılmış ve başvurucu bu kapsamda 16/11/2018 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu 23/11/2018 tarihinde, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan tutuklanması istemiyle Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Başvurucunun sorgusu Ankara Sulh Ceza Hâkimliği tarafından aynı tarihte yapılmış, başvurucunun müdafii de sorgu esnasında hazır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde "Ben bu konuya ilişkin olarak hazırlık aşamasında detaylı olarak ifade vermiştim. O ifademi savunmam olarak aynen tekrar ederim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Üniversiteden mezun olduktan sonra yaklaşık 10 yıldır İvedik Organize sanayinde abimle çalışmaktayım. Esnafım, evden işe, işten eve çalışmaktayım. Oturduğum muhit Serhat Mahallesidir. Bu muhitte yaklaşık 10 yıldır oturuyorum. Herhangi bir terör örgütüne üye değilim. Herhangi bir suç işlemedim. Cuma günü babam Antalya ilinde rahatsızlanıp acile kaldırıldığı için saat 00 sularında yola çıktık. Yolda çıkarken eşim arayıp polislerin geldiğini söyledi, bir numara bıraktıklarını söyledi. Yolda giderken bu numarayı aradım, polisler hakkımda gözaltı kararı olduğunu söyledi. Babamın durumunu kendilerine anlattım. Polisler babamı gördükten sonra Antalya ilinde teslim olmamı söyledi. Ben babamı gördüm. Sonrasında Ankara iline dönersem işlemlerim daha hızlı olur diye düşünerek tekrar yola çıktım. Polislere de telefonda bu durumu anlattım. Yolda gelirken de gözaltına alındım." şeklinde beyanda bulunmuş ve özetle isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini belirtmiştir. Sorgu sonucunda başvurucunun silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Şüpheliler B., , Fatih Çadarcı, H.O., İ.U., İ., Y.Ö. nün üzerine atılı bulunan Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçunu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren HTS kayıtları, şüphelilere ilişkin araştırma tutanağı, diğer şüphelilerde irtibatlarını gösterir rapor ve tespitler ve baz inceleme tutanakları ile dosya kapsamında somut delillerin bulunması, şüphelilerin kaçma ve delilleri karartma ihtimallerinin bulunduğu, bu nedenlerle adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı CMK’nun maddesi ile ilgili düzenlemeler ile AİHS maddesindeki tutuklama şartları kapsamında isnat olunan suç ile orantılı olarak tedbir kapsamında şüphelilerin CMK.nun 101 maddeleri uyarınca ayrı ayrı TUTUKLANMASINA ... [karar verildi.] " Başvurucu, tutuklama kararına itiraz ettiğini ancak sonucunun kendisine tebliğ edilmediğini beyan etmiştir. Soruşturma evresinde başvurucunun tutukluluk durumu ve tahliye talepleri çeşitli kez değerlendirilmiş olup bunlardan Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 6/5/2019 tarihinde başvurucunun Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla katıldığı duruşmada, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 31/5/2019 tarihinde dosya üzerinden, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 24/6/2019 tarihinde dosya üzerinden, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 24/7/2019 tarihinde dosya üzerinden, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 23/8/2019 tarihinde başvurucunun SEGBİS yoluyla katıldığı duruşmada, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 20/9/2019 tarihinde dosya üzerinden, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 22/10/2019 tarihinde dosya üzerinden, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 21/11/2019 tarihinde başvurucu müdafiinin SEGBİS yoluyla katıldığı duruşmada, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 20/12/2019 tarihinde dosya üzerinden, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 20/1/2020 tarihinde dosya üzerinden ve Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 14/2/2020 tarihinde başvurucunun SEGBİS yoluyla katıldığı duruşmada tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu; devam eden soruşturmada defalarca tutukluluk hâlinin devamına karar verildiğini, bu kararlara karşı yaptığı itirazların ve ayrıca tahliye taleplerinin sonuçlarının kendisine tebliğ edilmediğini beyan ederek 11/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılık 20/5/2020 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açmıştır. FETÖ/PDY'ye ilişkin genel açıklamaların da yer aldığı iddianamede ilk olarak FETÖ/PDY'nin hangi amaç ve saikle kurulduğuna, hangi alanlarda faaliyet gösterdiğine, hiyerarşik yapısına, hukuka aykırı hangi tür eylemlerde bulunduğuna ve ardışık veya periyodik aramalara ilişkin tespit ve değerlendirmeler ile bu konuyla ilgili Yargıtay kararına atıf yapılarak başvurucunun eylemlerine değinilmiştir. İddianamede başvurucunun FETÖ/PDY'nin Hava Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanması içinde 2011-2014 yılları arasında Ankara bölgesinde astsubaylardan sorumlu müdür yardımcısı pozisyonunda olduğu iddia edilmiştir. Başvurucu yönünden suçlamaya esas alınan olgular şöyle özetlenebilir:i. Başvurucu tarafından kullanıldığı belirlenen ve kendi adına kayıtlı 0 549 .. numaralı GSM hattı ile A.Y. adına kayıtlı 0 553 ..numaralı GSM hattına (başkalarının kimlik bilgileri kullanılarak rızaları olmaksızın alınan ve "operasyonel/patates hat" olarak tabir edilen telefon hattı) dair yapılan analiz çalışmalarında 30/4/2011 tarihinden itibaren bu iki hattın 383 kez ortak bazdan sinyal verdiğinin tespit edildiği, bu durumun da 0 553 .. numaralı hattın başvurucu tarafından operasyonel hat olarak örgüt faaliyetleri kapsamında kullanıldığını gösterdiği ileri sürülmüş, ayrıca başvurucunun kullandığı bu hatlarla aynı dosya kapsamında hakkında işlem yapılan diğer şüphelilerin kendi üzerilerine kayıtlı telefonları ve operasyonel hatların irtibatlarının tespit edildiği belirtilmiştir.ii. Başvurucunun irtibatlarında kullandığı ve A.Y. adına kayıtlı 0 553 234 ... numaralı operasyonel GSM hattı üzerinden FETÖ/PDY'nin hava kuvvetleri astsubay mahrem yapılanmasının sivil kanadında görevli oldukları belirtilen H.B. tarafından kullanılan A. adına kayıtlı 0 534 584 ..., A.O. tarafından kullanılan A.R.Z. adına kayıtlı 0 534 584 ..., Y. tarafından kullanılan A.Y.adına kayıtlı 0 542 572 ..., İ.S. tarafından kullanılan A.T. adına kayıtlı 0 507 424 ..., A. tarafından kullanılan H.K. adına kayıtlı 0 543 331 ..., Ç. tarafından kullanılan K.S. adına kayıtlı 0 542 693 ..., S.Y. tarafından kullanılan Ö. adına kayıtlı 0 545 217 ..., A. tarafından kullanılan A. adına kayıtlı 0 541 887 ..., T. tarafından kullanılan N.E. adına kayıtlı 0 542 254 ..., S.A. tarafından kullanılan Y.Y. adına kayıtlı 0 542 364 ... numaralı ve yine FETÖ/PDY'nin hava kuvvetleri astsubay mahrem yapılanması içinde yer aldığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevli olduğu belirtilen A.K. tarafından kullanılan 0 542 277 ..., 0 537 277 ..., Y. tarafından kullanılan 0 536 745 ..., 0 532 763 ... numaralı operasyonel GSM hatlarıyla irtibatlı olduğunun tespit edildiği ileri sürülmüştür. Başvurucuya isnat edilen suça dayanak olan olgulara ilişkin hukuki değerlendirmeler iddianamede şöyle ifade edilmiştir:"... şüphelinin örgütün mahrem yapılanması için kullanmış olduğu haberleşme yöntemini kullanmak suretiyle mahrem yapıda bulunan terör örgütü üyesi askerle irtibatlı olduğu ve onların imamı konumunda olduğu, onları yönlendirdiği ve kontrolünü sağladığı, söz konusu haberleşmenin örgüt içi olduğu ve üst düzey gizliliğe sahip olduğu, FETÖ silahlı terör örgütü hiyerarşisi içindeki konumu itibariyle silahlı terör örgütü yöneticiliği suçunu işlediği yönünde kamu davası açmaya yeterli şüphenin oluştuğu, deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşıl[mıştır.]" Ankara Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 19/6/2020 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2020/67 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkemece aynı tarihte yapılan tensip incelemesinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Mahkemece 22/7/2020 tarihinde yapılan ilk duruşmada başvurucunun savunması alınmış, dava dosyasının aralarındaki fiilî ve hukuki irtibat ve delillerinin birlikte değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle Mahkemeye ait E.2020/60 sayılı dosya ile birleştirilmesine ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Mahkemece devam eden yargılamada bir kısım tanık dinlenmiştir. Söz konusu tanıkların başvurucuyla ilgili beyanları şöyledir:- S.A. 16/10/2020 tarihli beyanında başvurucuyla ilgili olarak "... 2011-2016 yılları arasında Ankara'da bulundum. O dönem cemaat olarak bildiğim yapı içerisinde sohbetlerde bulundum. Bu sohbetlerde bazen abilik yaptım. ... Yani o dönem yapının bize vermiş olduğu telefonu da yanımızda taşıyorduk. Toplantılara da götürüyorduk. Kendi telefonumuzdan da özellikle bir ayırma gibi durumumuz yoktu. Yanımızda taşıyorduk yani. ..."- E.O. 16/10/2020 tarihli beyanında başvurucuyla ilgili olarak "2011-2013 yılları arasında Ankara'da Hava Kuvvetleri astsubay yapılanmasında mahrem birim öğretmeni olarak görevlendirildim. ... Kemal kod adlı A.O. Samanyolu'nda orada öğretmen olarak çalıştığı için biz orada toplantımızı yapıyorduk. O orayı ayarlıyordu. Bu Macunköy'deki Samanyolu Koleji oranın misafirhanesini kullandık. Orada kampta yaptık...... sağ taraftaki CİK 01 yazandaki sanığı hatırlıyorum, şuan ama ismini hatırlamıyorum, şuan yani ama sanığı hatırlıyorum. Evet yani büyük ihtimal o idi ama saçı da uzun olduğu için şuan çıkaramıyorum. ... 2011-2012 yıllarında bize telefon verildi, tuşlu telefon ve operasyonel hat verildi. Patates hat dediğimiz başkalarının üzerine. O hatları kullandık. Oradan kendi aramızda iletişim sağladık. Sadece biz öğrenciye o numarayı verirdik. Öğrenci dışarıdan herhangi bir büfeden bizi oradan arardı. Kendi telefonundan bizi aramazdı. Görüşmelerimiz için bir de biz müdür yardımcısını yani S., İsmail kod adlı veya İsmail Kod adlı S. o kendisini ararken o telefonu kullanırdık, genelde kendi aramızda çok nadir kullanırdık onu. Yani iki telefonda yanımızda oluyordu ama toplantıda bulunduğumuz anda odada olmuyordu dışarıya çıkarıyorduk, ama dediğim gibi kesin çıkaramıyorum şahsı onun için de kimsenin vebaline girmek istemem.... SSK'mın yatırılmasının sebebi biz aynı guruptaydık o da birimdeydi, zaten mahrem yapıdaydı, o şahısta ben onun evine hatta toplantıya gittim. Evinde de çay içtim. ... Çok benziyor ama dediğim gibi kod adı Osman gerçek adı Fatih Çavdarcı olma ihtimali yüksek ama dediğim gibi çıkartamıyorum. Bunun teşhisini A.O.'nun yapması gerekli sayın hakimim çünkü kısa bir süre görüştük çok uzun süre bir görüşmemiz olmadı Ankara'da. İş yerine bir defa gittim. Toplantıda da çok değil beş yada altı defa toplantıda aynı gurupta görüşmüşüzdür..."- A.Y. 16/10/2020 tarihli beyanında başvurucuyla ilgili olarak "... Ankara ile benim hiçbir işim olmadı. Sanıkların hiçbirini tanımıyorum bilmiyorum. ... (553 234 ... nolu) kullanmadım ben öyle bir hat, 82'ydi sonu benim kullandığım iptal olan hat... " şeklinde ifade vermiştir. Mahkemece birleşen E.2020/60 sayılı dosya üzerinden devam eden yargılamada 16/10/2020 tarihli duruşmada bu kez de dosyanın aralarındaki fiilî ve hukuki irtibat ve delillerinin birlikte değerlendirmesi gerekliliği nedeniyle Mahkemeye ait E.2019/159 sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Aynı duruşmada başvurucunun tahliyesine de karar verilmiştir. Kararın ilgili bölümü şöyledir:"Sanık Fatih Çavdarcı'nın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti delillerin büyük oranda toplanmış olması, suç vasfının değişme ihtimalinin bulunması, delillerin karartma tehlikesinin bulunmaması, tutuklu kaldığı süre, tutukluluktan sağlanacak yararın adli kontrol hükümleri ile sağlanabilecek olması değerlendirildiğinde sanığın başka suçlardan tutuklu ya da hükümlü değilse atılı suçtan tahliyesine... [karar verildi.]" Mahkemece 15/6/2018 tarihli duruşmada başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... HTS kayıtları, bilirkişi raporu, yukarıda anlatımlarına yer verilen tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün "mahrem hizmetler" adı altında Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde büyük bir gizlilik içerisinde yapılandığı, TSK da görevli asker şahıslardan sorumlu örgüt elemanlarının örgüt mensubu asker şahıslar ile örgütsel buluşma öncesi buluşma yapılacak yerin ve zamanının tespiti amacıyla operasyonel hat olarak tabir edilen başkası adına kayıtlı hatlardan irtibat kurdukları, bu tedbirin terör örgütünce deşifre olmamak adına geliştirildiği, dosya kapsamındaki somut ve tutarlı tanık anlatımları, bilirkişi raporları ve diğer deliller nazara alındığında sanığın FETÖ/PDY'nin Hava Kuvvetleri yapılanmasında örgüt içerisinde müdür yardımcılarına bağlı olarak askeri personel ve askeri öğrencilerle toplantılar yapan ve onlardan sorumlu kişi olarak tabir edilen 'öğretmen' konumunda olduğu, sanığın örgütsel faaliyetlerinde kullanmak üzere ayrı bir telefon hattı (operasyonel hat/patates hat) kullandığı ve FETÖ silahlı terör örgütünün Hava Kuvvetleri Astsubay mahrem yapılanmasının sivil kanadında görevli örgüt mensupları ile iletişim kurarak sorumlu olduğu astsubayların örgütsel eğitimlerini, takiplerini, örgüte bağlılıklarını, gerektiğinde örgüte bilgi aktarmalarını temin ettiği, sanığın operasyonel hat gibi bir yöntemi kullanmasının yanı sıra, örgütün mahrem yapılanması içerisinde örgütün mahrem yapıdaki kişilere iş bulma, sigorta primini yatırma, sağlık olanaklarından yararlandırma gibi önem arz eden hususlarda mahrem yapılanma içerisindeki örgüt üyelerini SGK'lı gösterip sağlık olanaklarından yararlandırma hususlarında ortağı olduğu şirkette örgüt mensuplarını SGK'lı gösterdiği, bu şekilde örgütün mahrem yapılanmasının talimatları doğrultusunda hareket ettiği, örgüt içerisinde gizliliğe riayet ettiği, örgütsel toplantılara katılması hususları birlikte değerlendirildiğinde; amacı, stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibariyle Ülke genelinde devletin güvenliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzene ve bu düzenin işleyişine yönelik cebir, şiddet ve ağır suç teşkil edecek şekilde vahamet arz eden olayları gerçekleştiren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapı ve organik bütünlüğüne dahil olarak üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, sanığın mevcut delillere göre mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır...." Başvurucu, hakkındaki mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde derdesttir. A. Kanun Hükümleri İlgili hukuk için bkz. Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39; Mustafa Özterzi [GK], B. No: 2016/14597, 31/10/2019, §§ 33-48; Yavuz Cengiz, B. No: 2019/37138, 15/6/2021, §§ 23-B. Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Dairesinin 22/12/2020 tarihli ve E.2020/1121, K.2020/6697 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 'mahrem yapısı' içerisinde faaliyet gösteren örgüt mensuplarının kendi sorumlulukları altında bulunan asker şahısların telefon numaralarının deşifre edilmesini önlenmesi ve örgütsel faaliyetlerinin sürdürülebilir olması amacıyla şifreleme metodları kullanarak kaydettiği, yine örgüt mensuplarının kendi üzerlerine kayıtlı olmayan, uygulamada patates hat olarak adlandırılan telefon numaralarını sadece mahrem imamların görüşmek amacıyla örgütsel saikle kullandıkları yapılan soruşturma ve kovuşturmalar sırasında bu durumun tespit edildiği, Günümüzde iletişim aracı olarak cep telefonlarının kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun bir gerçek olduğu, ancak kamuya açık bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat ve ankesörlü hatlar üzerinden asker şahısların 'gezerek' ya da ardışık şekilde yapılan aramaların örgütün 'gizlilik' kuralına uygun olarak asker mahrem yapılanmasının irtibat kurma yöntemlerinden biri olduğu daha önceki kararlarımızda ayrıntılı olarak açıklanmıştır, ama asker şahıslar içerisinde konumları itibariyle ve örgüt içerisindeki görevlendirmeleri gözönünde bulundurularak bu şahısların mahrem imamlarla yaptığı görüşmelerde 'gizliliğin gizliliği' kuralı uygulanarak bu şahısların günlük yaşamlarıyla bağlantı kurulamayacak şekilde ve kendi özel görüşmelerini gerçekleştirmeyip sadece örgütsel görüşmeleri sağladıkları operasyonel (patates) hatlar kullandıkları ve bu hatlar aracılığıyla askeri mahrem yapılanma içerisinde deşifre olmamak kuralına uygun olarak örgüt imamlarıyla örgütsel amaçlı olarak haberleşmeyi sağladıkları tespit edilmiştir. Burada şüpheli tarafından kullanılan GSM hattı ile mahrem imam üzerine kayıtlı hatlara ait HTS raporları karşılıklı mukayese edildiğinde her iki hattın ortak baz bilgileri bulunduğu, her iki GSM hattın da aynı tarih ve yakın saatler aralığında aynı yerde baz verdiği, görüşmelerin ağırlıklı olarak tek bir GSM numarasıyla olduğu hususları bütün şekilde ele alındığında başkası üzerine kayıtlı hattın operasyonel hat olarak şüpheliler tarafından kullanıldığı tespit edilmesi mümkündür. ..." Ayrıca Yargıtay Ceza Dairesinin 13/11/2019 tarihli ve E.2018/5526, K.2019/6842 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Yukarıda açıklanan özellikler doğrultusunda, bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağında kuşku yoktur...."