Başvuru, kamu görevlisi olan başvurucunun bir mesajlaşma grubunda paylaştığı afiş ve yazı nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu görevlisi olan başvurucunun bir mesajlaşma grubunda paylaştığı afiş ve yazı nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, başvuruya konu olayların yaşandığı tarihte İstanbul'da bir ilkokulda sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Başvurucu, öğrenci velileri için açtığı WhatsApp sınıf grubunda "Barış şehitlerimiz için yaşamı durduruyoruz. 12-13 Ekim'de grevdeyiz! Faşizme inat, savaşa inat barış" ifadelerini içeren afişi "Pazartesi ve salı günleri ders olmayacak" notuyla paylaşmıştır. Söz konusu paylaşımı nedeniyle başvurucu hakkında disiplin soruşturması yapılmıştır. Soruşturma raporunda, başvurucunun anılan tarihlerde ders olmayacağına ilişkin paylaşımıyla katılacağı grevi velilere duyurmasının ötesinde derslerin yapılmayacağını belirterek grev çağrısını veliler aracılığıyla okula yayma çabasında olduğu kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir. Nihayetinde paylaşımın 4/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun toplu eylem ve hareketlerde bulunma yasağı ile grev yasağını düzenleyen ve maddelerine aykırı olduğu sonucuyla aynı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendi uyarınca "hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" kapsamında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş ve başvurucunun savunması istenmiştir. Başvurucu; savunmasında, paylaşımı sendikanın aldığı grev kararı nedeniyle okulda bulunamayacağını bildirerek velilerin mağdur olmasını önlemek amacıyla yaptığını ifade etmiştir. Sonuç olarak teklif edilen cezanın kabulüne karar verilmiş ve anılan karara itiraz edilmemesi üzerine disiplin cezası kesinleşmiştir. Başvurucu, hakkında tesis edilen disiplin cezasının iptali istemiyle idare mahkemesine başvurmuştur. Mahkeme kullanılan ifadelerin "veliler üzerinde güven ve itibar duygusunun kaybına yol açtığını, ilköğretim kurumlarının ve öğretmenlik mesleğinin amacına uygun nitelikte olmadığını, öğrenciler üzerinde doğru rol model davranış oluşturmadığını" belirterek davanın reddine karar vermiştir. Başvurucu, anılan karara karşı istinaf talebiyle bölge idare mahkemesine başvurmuştur. İstinaf değerlendirmesinde mahkeme kararının kaldırılması için gerekli nedenlerin bulunmadığı belirtilerek kesin olarak istinaf istemi reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 10/7/2018 tarihinde öğrendikten sonra 9/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.