10. Hukuk Dairesi 2022/7246 E. , 2023/7736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/973 E., 2022/375 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/135 E., 2020/121 K. Taraflar arasındaki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istin
**10. Hukuk Dairesi 2022/7246 E. , 2023/7736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/973 E., 2022/375 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/135 E., 2020/121 K. Taraflar arasındaki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08.09.2014 tarihinde geçirdiği kaza sonucu omuriliğinin zedelendiğini kısmen felç olduğu belirterek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1000 TL maddi,1000 TL bakım gideri, 1000 TL hastane ve tedavi gideri ve 100.000 TL manevi tazminatının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının almaya çalıştığı afişin yapılan görevlendirme ile alakasının olmadığını, kendi ihtiyacı için aldığını, kazanın davacının kendi kusurlu eyleminden dolayı meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 Tarih 2019/3557 Esas, 2020/1367 Karar ilamı ile onanarak kesinleşen ... 2. İş Mahkemesi'nin 2017/361 Esas-2018/211 sayılı kararında, davacının, geçirdiği 07.09.2014 tarihli iş kazasında, davalı ile herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, mahkemenin Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın inceleme raporu ve ... 2. İş Mahkemesi'nin 2017/361 E. - 2018/211 K. Sayılı iş kazasının tespiti davasında verilen kararları baz alarak hüküm kurduğunu, söz konusu raporlarda ve ilamda, meydana gelen olayın iş kazası olup olmadığı yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında değerlendirmelerde bulunularak olayın iş kazası olmadığına kanaat getirildiğini,olayın iş kazası niteliğinde olduğunu, işverenin sorumluluğunun 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, tazminat davasının 5510 sayılı Kanun ile herhangi bir ilgisi ve alakası bulunmadığını, iş kazasının tespiti davasında verilen kararın, tazminat davasına bakan hakimi hukuken bağlamadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının iş arkadaşı ile birlikte fuar malzemelerini kamyona yükledikten sonra ...'dan ... ye gelmek için yola çıktıkları, yol kenarında davacının reklam panosunda bulanan naylon afisi almak istemesi üzerine kamyonun yolun kenarında durduğu ve davacının dengesini kaybederek reklam panosundan aşağıya düştüğü,dosya içeriğine göre; İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin 24.03.2020 tarihli yazısı ile davacının 07.09.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde 27.03.2017 tarihli iş müfettişi raporuna göre maruz kaldığı kazanın iş kazası kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildiğinden 01.07.2015 tarihi itibariyle davacının gelirlerinin durdurulduğu, bunun üzerine davacının ... 2. İş Mahkemesi'nin 2017/361 Esas, 2018/211 K. sayılı dava dosyası ile iş kazasının tespiti talebinde bulunduğu, iş bu mahkemece davacının kendi ihtiyacı ve menfaati için yol kenarında davalı şirkete ait olmayan panoda asılı sarkmış afişi almak isterken panodan düşerek yaralanma olayının iş Kanunu kapsamında iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğinden davanın reddine karar verildiği, davacının kararı temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 Tarih 2019/3557 Esas, 2020/1367 Karar ilamı ile davacının geçirdiği kazanın, davalı ile herhangi bir illiyet bağının bulunmaması nedeniyle olayın iş kazası olmadığının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, ilk derece mahkemesinin kesin hükmün sonuçları ile bağlı olduğu, bu haliyle davacının geçirdiği kazanın iş kazası olup olmadığı tartışılarak, taraflar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturacak şekilde kesinleştiğinin açık olması karşısında ilk derece mahkemesi tarafından davacının iş kazası nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, iş kazasının tespiti davasında verilen kararda olayın 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirildiğini, oysa tazminat davasında 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek ,istinaf dilekçesinde belirttiği diğer sebeplerle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.