2. Hukuk Dairesi 2008/10502 E. , 2008/11223 K. "" MAHKEMESİ :Karşıyaka 1.Aile Mahkemesi TARİHİ :4.3.2008 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-#Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre aleyhine iade-i muhakeme istenilen davalı kocanın iade-i muhakeme isteminin kabulüne yönelik temyi…
**2. Hukuk Dairesi 2008/10502 E. , 2008/11223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Karşıyaka 1.Aile Mahkemesi TARİHİ :4.3.2008 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-#Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre aleyhine iade-i muhakeme istenilen davalı kocanın iade-i muhakeme isteminin kabulüne yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-İade-i muhakeme ve evliliğin iptali isteminde bulunan davacı kadının temyiz isteminin incelenmesine gelince; Fiili ayrılık tek başına boşanma sebebi olmadığı gibi eşine, sürekli fiziksel şiddet uygulayan sadakatsiz davranışlar sergileyen aleyhine iade-i muhakeme istenilen davalı koca tam kusurludur. \*Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. #Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için kadının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. \*Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2) #Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen kocanın tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, kadına atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.