12. Ceza Dairesi 2020/5113 E. , 2023/5649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/860 E., 2016/287 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürl
**12. Ceza Dairesi 2020/5113 E. , 2023/5649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/860 E., 2016/287 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/860 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2020 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, seçenek yaptırımlara çevrilmesine, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna , İlişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; Ölen motosiklet sürücüsünün kusuru bulunmadığına, sanığın tam kusurlu olduğuna, cezanın az olduğuna İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."...Olay tarihinde sanığın idaresindeki otomobil ile Bor İlçesi Türbe kavşağı mevkiinde seyir halinde iken maktül ...'ın kullandığı motorsiklete çarparak maktül ...'ın ölümüne neden olduğu sanık savunması, tanık beyanları, katılan beyanları, Adli Tıp Kurumu raporu, ölü muayene ve otopsi tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak hız sınırlarının üzerinde araç kullanmak suretiyle taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir..." şeklindedir. 2. Sanık savunmasında "...23/08/2015 günü saat 17.45 sıralarında kullanmakta olduğum aracım ile Bor ilçesi Alparslan Türkeş Bulvarı üzerinde seyir halinde gidiyordum. Tahmini hızım 50-60 km civarında idi. Türbe kavşağına geldiğimde kavşak olması nedeni ile hızımı yavaşlattım. Bu esnada Ahmet Kuddusi caddesinin olduğu ara yoldan bir motosiklet aniden yola çıktı. Ben motosikleti görür görmez frene bastım ancak durmak için tüm çabama rağmen duramadım ve motosiklet ile çarpıştık. Ben aracımı hiç hareket ettirmeden hemen aracımdan indim yaralı şahsa yardım ettim. " şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; sanığın idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde seyir halinde iken, olayyeri ışık kontrolsüz dört yönlü ve dönel kavşaklı yola geldiğinde, seyrine göre sağ taraftan yola giren motosiklet ile kavşak içinde çarpıştığı, olay yeri krokisine göre çarpmadan önce 16.40 metre, çarpmadan sonra izi 18,70 metre fren izinin bulunduğu, otomobilin çarptıktan 18.70 metre sonra durduğu ve motosiklet sürücüsünün öldüğü olayda; motosiklet sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84/h maddesinde (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) düzenlenen kuralı ihlal etmesi nedeni ile asli kusurlu olduğu sanığın ise 2918 sayılı Kanun'da yer alan tali kusurlardan 51/2-a maddesi (Hız sınırlarını %10'dan 30'a kadar aşmak) kuralını ve 52/1-b maddesi (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kurallarını ihlal ettiğinden 2.derecede kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir. 4.İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunda, " sanığın kavşağa yaklaşırken ön ilerisinde bulunan kavşakta sağ tarafta kalan tali yol konumundaki Ahmet Kuddusi Caddesi'ni takiben gelerek kontrolsüzce kavşağa giren müteveffa yönetimindeki vasıtayı zamanında fark edip kazayı önlemeye yönelik olarak etkin fren tatbik etmiş ise de hızının mahal şartlarına uygun olmamasından dolayı tatbik ettiği frende etkisiz kalarak kazayı önleyememiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle tali kusurludur. Ölen sürücü ise tali yolu takiben kavşak girişine yaklaşırken hız azaltması, aracı kavşak girişinde durdurması, ana yolu takiben yaklaşan araç olup olmadığını kontrol edip, kavşağa güvenle duramayacak mesafede bulunan düz geçiş yapan vasıtaların geçişini beklemesi, şartların uygun olduğu bir anda yönetimindeki aracı harekete geçirerek kavşak alanına giriş yapması gerekirken belirtilen bu kurallara riayet etmemiş, sol tarafından, ana yolu takiben gelmekte olan ve kavşağa güvenle duramayacak mesafede bulunan sanık yönetimindeki araca ilk geçiş hakkı bırakmayıp kontrolsüzce kavşağa giriş yaparak kazaya sebebiyet vermiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle ile asli kusurludur. " şeklinde görüş vermiştir. 5.Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiş ve sabıkalı olduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Katılan vekilinin temyizi yönünden; Sanığın idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde seyir halinde iken, olay yeri ışık kontrolsüz dört yönlü kavşağa geldiğinde, seyrine göre sağ taraftan yola giren motosiklet ile kavşak içinde çarpıştığı, olay yeri krokisine göre çarpmadan önce 16.40 metre, çarpmadan sonra izi 18,70 metre fren izinin bulunduğu, otomobilin çarptıktan 18.70 metre sonra durduğu ve motosiklet sürücüsünün öldüğü olayda; motosiklet sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84/h maddesinde (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) düzenlenen kuralı ihlal etmesi nedeni ile asli kusurlu olduğu sanığın ise 2918 sayılı Kanun'da yer alan tali kusurlardan 51/2-a maddesi (Hız sınırlarını %10'dan 30'a kadar aşmak) kuralını ve 52/1-b maddesi (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kurallarını ihlal ettiğinden 2.derecede kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi raporlarının oluşa ve tüm dosya kapsamına uygun olduğu görülmüş, ölenin kusuru yönünden yapılan tespitte hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyizi yönünden; 1. Sanığın olay tarihindeki adli sicil kayıtlarının incelenmesinde, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti (3 aydan fazla hapis cezası ) bulunması nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; lehe hükümlerin uygulanması talebi olan sanık hakkında, "... verilen hapis cezasının miktarı ve sanığın suç işleme eğilimi ve suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek T.C.K.’nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına..." şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün B-2 bendinde açıklanan nedenlerle Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/860 Esas, 2016/287Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.