(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/10742 E. , 2006/15674 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve h…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/10742 E. , 2006/15674 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, eczacı olduğunu ve K.K.Komutanlığının 6.Hudut ... Komutanlığı ile aralarında 1.1.2005 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşme ile akidi olan komutanlık personelinin ihtiyacı ilaçları karşıladığını, bir reçetede yapılan tahrifat nedeniyle sözleşmenin 7 yıl süre ile fesih edildiğini, reçetelerdeki tahrifatın kendisi veya eczane çalışanlarınca yapılmadığını, reçetenin o şekilde geldiğini, bu nedenle sözleşmenin feshinin haksız olduğunu bildirip, fesih işleminin iptalini istemiştir. Davalı, sözleşmenin fesih işleminin sözleşme hükümlerine ve hukuka uygun olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece reçete üzerinde tahrifat yapıldığının sabit olduğu ve sözleşme hükümlerine göre fesih işleminin doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı idare arasında 1.1.2005 tarihinden itibaren KKK 6 Hudut ... Komutanlığı mensuplarına ait reçetelerin yapılması konusunda sözleşme yapıldığı, 18.10.2005 tarihli dava dışı M. ... Yurtçu adına düzenlenen reçetenin 3. sırasındaki yazılı ilacın aslında “Rivanol” olduğu halde, değişik kalemle “Purinol’a” dönüştürüldüğü ve bu haliyle reçetenin davacı tarafından yapılıp, idareye fatura edildiği, bu durumun fark edilmesi üzerine idarece, 9.12.2005 tarihinde sözleşmenin feshini düzenleyen IV. Bölümünün 1/İ maddesi hükmüne göre 7 yıl süre ile sözleşmenin fesih edildiği tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, taraflar arasında da çekişmesizdir. Taraflar arasındaki matbu sözleşmenin “sözleşmenin feshini gerektiren hususlar” başlıklı IV. Bölümünün 1. maddesinin I.bendi “reçeteler üzerinde tahrifat yapılması” halinde “7 yıl” süre ile sözleşmenin feshini gerektirdiği belirtilmektedir. Sözleşmede bu tahrifatın kimler tarafından yapılması halinde bu müeyyidenin uygulanacağına dair her hangi bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak objektif yorum kurallarına göre, bu tahrifatın eczacı veya çalışanları tarafından yapılması halinde bu müeyyidenin uygulanması gerektiği şeklinde anlaşılması gerekir. Çünkü hiç kimse bir başkasının fiiliden ve bunun sonuçlarından sorumlu tutulamaz. Somut olayımızda reçete üzerinde tahrifat yapıldığı sabit ise de, bu tahrifatın davacı eczacı veya çalışanları tarafından yapıldığı ispat edilememiştir. Reçetede yazılı olan "rivanol" isimli ilacın fiyatının, tahrifatla dönüştürülen ve fatura edilen "purinol" isimli ilaçtan daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Zira dosyadaki ... Eczacı odasının 15.3.2006 tarihli yazılarında rivanolun fiyatı 6.62 Ytl., purinol'nın ise 3,56 YTL. olduğu bildirilmiştir. Öyle olunca reçetedeki tahrifatın davacı tarafından yapılarak, pahalı ilaç yerine ucuz olan değişik ilacın verilmesi akıl ve mantığa uymadığı gibi, hayatın olağan akışına da aykırıdır. Öyle olunca tahrifatın davacı tarafından yapıldığının kabulü doğru değildir. Davalı tarafça yapılan fesih işlemi sözleşmeye aykırı olup, davacı davasında haklıdır. Öyle ise mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,450 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.