Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/6/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Eskişehir Yunusemre Devlet Hastanesinde hemşire olarak görev yapmakta olan başvurucu, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlara ilişkin olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) talimatıyla 10/2/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu 11/2/2017 tarihinde Eskişehir Emniyet Müdürlüğünde ve 15/2/2017 tarihinde Başsavcılıkta ifade vermiş, ifade işlemleri sırasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu, ifadelerinde FETÖ/PDY ile bir ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. Başvurucu 15/2/2017 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle Eskişehir Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Başvurucunun sorgusu Eskişehir Sulh Ceza Hâkimliği tarafından aynı tarihte yapılmış, başvurucunun müdafii de sorgu esnasında hazır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini belirtmiştir. Sorgu sonucunda başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili bölümü şöyledir:"Şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, şüphelilerin atılı suçu işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesi varlığını gösteren olguların soruşturma dosyasında mevcudiyeti, ... diğer şüphelilerin Fetullahçı Terör Örgütü bünyesinde yer alan sendika ve dernek üyeliklerinin bulunduğu, etkin pişmanlıktan faydalanan bir kısım şüpheliler ile gizli tanık anlatımlarından şüphelilerin hiyerarşik bağ ile düzenli olarak toplandıkları, himmet adı altında örgüte finansal destek sağladıkları, ... şüphelilerin atılı suçu işledikleri yönünde bu nedenle kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, atılı suçun CMK’nun 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5/1-c ve 5/3 maddesi kapsamında failin eyleminin ağırlığı dikkate alındığında tutuklama tedbirinin oranlılık ilkesi kapsamında değerlendirilmesinin gerekeceği de dikkate alınarak; adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı kanaati ile şüpheliler ..., Harun Erdoğan, ... CMK’nın 100 ve maddeleri uyarınca ayrı ayrı TUTUKLANMALARINA... [karar verildi.] " Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, Eskişehir Sulh Ceza Hâkimliği 23/2/2017 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucunun tutukluluk durumunu ve tahliye talebini inceleyen Eskişehir Sulh Ceza Hâkimliği 11/5/2017 tarihinde tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucu bu karara itiraz etmiş, Eskişehir Sulh Ceza Hâkimliği 18/5/2017 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu kararın aynı tarihte kendisine tebliğ edildiğini belirterek 5/6/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başsavcılık 2/6/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açmıştır. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin açıklamaların yer aldığı iddianamede FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan soruşturmalar başlatıldığı belirtilmiş ve başvurucuyla birlikte toplam otuz üç şüphelinin eylemlerine değinilmiştir. İddianamede başvurucuya ilişkin olarak suçlamaya esas alınan olgular şöyle özetlenebilir:Başvurucunun;i. FETÖ/PDY'ye üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı olduğu gerekçesi ile kamu görevinden çıkarıldığı belirtilmiştir.ii. FETÖ/PDY kapsamında soruşturma yürütülen kişilerle çok sayıda görüşme ve irtibatının bulunduğu, bu kapsamda özellikle 2015/. sayılı soruşturma dosyasında şüpheli olarak yer alan A. ve E. ile görüşmelerinin olduğu ileri sürülmüştür. Ancak ismi geçen kişilerin konumları ya da önemleri hakkında bir açıklama yapılmamıştır.iii. FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı nedeniyle kanun hükmünde kararname ile kapatılan ve ülke çapında faaliyet gösteren Ufuk Sağlık ve Sosyal Hizmet Görevlileri Sendikasının (Ufuk Sağlık Sen) üyesi olduğu belirtilmiştir.iv. Sosyal medya hesaplarının incelenmesi sonucunda FETÖ/PDY ile alakalı çok sayıda sosyal medya paylaşımının bulunduğu ileri sürülmüş olup bu paylaşımların içerikleri hakkında bir açıklama yapılmamıştır.v. FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğuna dair hakkında bir ihbar mektubunun bulunduğu belirtilmiştir. Ancak belirtilen ihbar mektubunun içeriği hakkında bir açıklama yapılmamıştır. Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 9/6/2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/15 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkemece 4/7/2017 ve 5/7/2017 tarihlerinde yapılan ilk duruşmada başvurucunun savunması alınmış ve duruşma sonunda -iddia makamının talebi doğrultusunda- "üzerlerine atılı suç vasfının değişme ihtimali, delilleri karartma ihtimallerinin bulunmaması hususları göz önünde bulundurularak" başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir Yargılama sırasında Mahkemece belirlenen adli bilişim uzmanı bilirkişiler tarafından hazırlanarak dosyaya ibraz edilen 4/1/2018 ve 3/3/2018 tarihli raporlarda, başvurucunun kullandığı cep telefonu (cep telefonu, hafıza kartı ve sim kartı) üzerinde yapılan dijital incelemelerde "kakao.talk" isimli uygulamaya ait kalıntılara rastlandığı belirtilmiştir. Mahkeme 9/1/2019 tarihli kararıyla başvurucunun ve müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgi kısmı şöyledir: "... Sanığın örgüte ait olan Ufuk Sağlık-Sen sendikasına 28/4/2014 tarihinde üyeliğinin bulunduğu, sanığın söz konusu sendikaya üye olarak örgüt hiyerarşisi içerisinde bağlılığını ortaya koyduğu, sanığın dijital delillerin incelenmesi neticesinde sanığın Kakao Talk programına ilişkin kalıntıların tespit edildiği, sanığın bu şekilde örgütün hiyerarşik yapısı dahilinde örgütün gizli haberleşme programını kullandığının anlaşıldığı, yine sanığın dijitalinde Türkçe Olimpiyatları ve Maklubekeyfine ilişkin fotoğrafları paylaşarak örgüte aitlik duygusu içinde olduğunu açıkça ortaya koymuş olduğu ... [anlaşılmıştır.]" Başvurucu, hakkında verilen hükme karşı 10/1/2019 tarihinde istinaf yoluna başvurmuştur. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla istinaf incelemesi devam etmektedir. A. Kanun Hükümleri İlgili kanun hükümleri için bkz. Abdurrahim Özkan, B. No: 2017/25586, 18/4/2018, §§ 19-B. Yargıtay İçtihatları Yargıtay Ceza Dairesinin 10/10/2018 tarihli ve E.2017/3568, K.2018/3276 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "... Bu tarihten sonra gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen hareketlerin (sendika ve dernek üyeliği) örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank Asya’daki hesabına para yatıran sanığın eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,..." Yargıtay Ceza Dairesinin 26/3/2019 tarihli ve E.2018/4678, K.2019/2059 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "... Sanığın eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak örgütle iltisaklı sendikaya üye olan ve bir dönem sendikanın işyeri temsilciliğini yapan, kendisinden ele geçen dijital materyallerin incelemesinde FETÖ elebaşıyla ilgili videolar bulunduğu tespit edilen sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank Asya'daki hesabına para yatırması da nazara alındığında eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,..." Yargıtay Ceza Dairesinin 2/7/2019 tarihli ve E.2018/7312, K.2019/4638 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "... Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 E. sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgüte müzahir dernek üyesi olduğu belirlenen sanığın eyleminin; savunması, konum ve kişisel özellikleri dikkate alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek beraatı yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,..." Yargıtay Ceza Dairesinin E.2017/3495, K.2018/768 sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir:"Sanığın Kakao programını, yalnızca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden hakkında soruşturma bulunan ve firari durumda olan eşiyle görüşmek için, eşinin yurt dışına çıkmasından sonra yükleyerek kullandığı ve yine eşiyle kişisel nitelikte bulunan whatsapp yazışmalarının adı geçen silahlı terör örgütünün üyesi bulunduğunu kanıtlayacak nitelikte bulunmadığının anlaşılması ..." Yargıtay Ceza Dairesinin E.2017/3171, K.2018/644 sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir:"... sanığın ... örgüt tarafından haberleşmek için kullanılan Eagle, Kakao Talk, Coverme, herkul.org, sohbeti canan adlı uygulamaları telefonuna yüklemiş olduğu ..."