11. Ceza Dairesi 2017/15505 E. , 2020/6881 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu belge ve faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki b…
**11. Ceza Dairesi 2017/15505 E. , 2020/6881 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu belge ve faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/12/2012 tarihli, 2012/3389 esas sayılı iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa ve ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, sahte fatura kullanma ve düzenleme suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her bir suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden tek hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA, 12.11.2020 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY VE EK GEREKÇE Dairemizin 12.11.2020 tarih, 2017/15505 Esas, 2020/6881 Karar sayılı onama yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum. Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.09.2014 tarih 2013/11 E. ve 2014/584 K. sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olup tümüyle bozulmalıdır. Sayın çoğunluk ile ortaya çıkan uyuşmazlık yerel mahkemenin sahte fatura düzenleme suçundan mı yoksa, sahte fatura kullanma suçundan mı hüküm kurduğu noktasındadır. Diğer bir deyişle sayın çoğunluk, yerel mahkemece 2008 takvim yılı için sahte fatura kullanma suçundan hüküm kurulduğu, 2009 ve 2010 takvim yıllarındaki eylemlerinden dolayı ise sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarını bir kabul edip tek hüküm kurulduğu ancak aleyhe temyiz olmadığı içinde hükmün onanması gerektiğini kabul etmiştir. 213 sayılı VUK’nun 359/b maddesinde düzenlenen sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu ve birbirine de dönüşmeyeceği tartışmasızdır.