TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SABAHAT GÜN İNDİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/15204) Karar Tarihi: 9/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 28/7/2021-31551 Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Sabahat GÜN İNDİ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, orman s ınırlar ı içinde kald ığı tespit edilen tapulu ta şınma
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SABAHAT GÜN İNDİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/15204) Karar Tarihi: 9/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 28/7/2021-31551 Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Sabahat GÜN İNDİ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, orman s ınırlar ı içinde kald ığı tespit edilen tapulu ta şınmaz için tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 16/5/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucu 1937 do ğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir. 9.İstanbul ili Sar ıyer ilçesi Bahçeköy beldesinde kâin ve 1.838 m² büyüklüğündeki ta şınmaz 13/4/1945 tarihli tapuya istinaden 12 cilt 66 sayfa 120 s ıra numaras ıyla tapu siciline kay ıtlıdır. Taşınmaz, tapuda "bay ır tarla" olarak M.A. ismine tescillidir. Ta şınmaz ın s ınırlar ı ise "Yusuf Mem şo bay ır ve yol" şeklinde tarif edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 3An ılan taşınmaz 1924 y ılında Yunanistan'dan göç eden M.A.ya 16/4/1934 tarihli ve 2510 say ılı İskân Kanunu uyar ınca verilmi ştir. Başvurucu, M.A.n ın 1966 y ılında vefat eden o ğlu H.nin k ızıdır. 10. 1938 y ılında yap ılan orman kadastrosuna göre ta şınmaz Şeytandere devlet ormanlar ının s ınırlar ı içinde kalmaktad ır. 1940, 1979 ve 1989 y ıllar ında yap ılan orma n kadastrolar ında da taşınmaz ın orman vasf ında olduğu kabul edilmi ş ve niteliğiyle ilgili olarak bir değişiklik yap ılmam ıştır. 1959 y ılında yap ılan arazi kadastrosu s ıras ında taşınmaz, orman vasf ı nedeniyle tespit harici b ırak ılm ış ve taşınmaz ın tapu kayd ı revizyon görmemi ştir. 11. Başvurucu 28/12/2009 tarihinde Sar ıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazineye kar şı dava açm ıştır. Dava dilekçesinde ba şvurucu, fazlaya ili şkin haklar ı sakl ı kalmak üzere 1.000 TL tazminat talebinde bulunmu ştur. Başvurucu 1959 tarihli arazi kadastrosuyla ta şınmaz ın orman oldu ğu gerekçesiyle revizyon görmemesiyle birlikte mülkünden yoksun kald ığını belirtmi ş ve mülkiyet hakk ına yönelik bu s ınırland ırma nedeniyle devletin 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi uyar ınca tazminat ödeme yükümlülü ğünün doğduğunu ifade etmi ştir. 12. Sar ıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 7/6/2011 tarihinde davay ı husumet yönünden reddetmi ştir. Sar ıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ba şvurucunun Hazine aleyhine doğrudan tazminat davas ı açamayaca ğını, öncelikle tapu iptali ve tescil davas ı aç ıp söz konusu davan ın reddedilmesinden sonra tazminat davas ı açabilece ğini belirtmi ştir. An ılan karar Yarg ıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/3/2011 tarihli karar ıyla bozulmu ştur. Bozma karar ında, tapu sicilinin yanl ış tutulmas ı nedeniyle do ğan zararlarda 4721 say ılı Kanun uyar ınca Hazine aleyhine tazminat davas ı aç ılabileceği ifade edilmi ştir. 13. Bozma karar ından sonra davaya bakan İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 15/11/2012 tarihinde ta şınmaz mahallinde ke şif yapm ış ve üç mahallî bilirkişi dinlemiştir. Mahallî bilirki şilerden biri ta şınmaz ın 1924 y ılında Yunanistan'dan göç eden M. İşkodra'ya (Sonradan A. soyad ını alm ıştır.) verildi ğini, şahs ın burada sebze ekti ğini, M.nin ölümünden önce ta şınmaz ın orman idaresi taraf ından ondan al ındığını ve bir daha M.nin taşınmaza girmesine izin verilmedi ğini, mirasç ılar ın buray ı kullanmad ığını beyan etmi ştir. Diğer iki mahallî bilirki şi, M.nin o ğlu H.nin bu ta şınmaz ı 1970 y ılına kadar kulland ığını ancak bundan sonra orman idaresinin kimsenin buray ı kullanmas ına müsaade etmedi ğini beyan etmi ştir. 14. Keşif sonras ı teknik bilirki şi heyetince haz ırlanan 4/2/2013 tarihli raporda, taşınmaz ın dava tarihi itibar ıyla rayiç de ğeri 2.205.600 TL olarak tespit edilmi ştir. Bilirki şi raporunda ta şınmaz ın kamula ştırma bedelinin belirlendi ği ifade edilmi ştir. Kadastro teknisyeni taraf ından düzenlenen 7/1/2013 tarihli raporda ise 13/4/1945 tarihli tapunun dava konusu yere aynen uydu ğu saptamas ında bulunulmu ştur. 15. Davac ı, bilirkişi raporundan sonra tazminat talebini ıslah etmiştir. 16. Mahkeme 12/9/2013 tarihli kararla davay ı kabul etmi ş ve bilirki şi raporunda belirtilen 2.205.600 TL'nin daval ı idareden al ınarak davac ıya ödenmesine karar vermi ştir. Mahkeme, ba şvurucunun murislerinin ta şınmaz ı 1970 y ılına kadar kulland ığını ve orman idaresinin bu tarihten sonra ta şınmaz ın orman oldu ğunu iddia ederek ba şvurucunun murislerinin ta şınmaz ı kullanmalar ına müsaade etmedi ğini kabul etmi ştir. Mahkeme, devletin taşınmaz ın tapu sicilinin hatal ı olmas ından 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi uyar ınca Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 4sorumlu oldu ğunu belirtmi ştir. Gerekçede, ba şvurucunun murisine iskân yoluyla verilen taşınmaz ın kullan ımına devlet taraf ından son verildi ğine işaret edilerek kamula ştırmaya esas bedelinin ba şvurucuya ödenmesi gerekti ği ifade edilmi ştir. 17. Yarg ıtay 5. Hukuk Dairesinin (Yarg ıtay) 25/12/2014 tarihli karar ıyla mahkeme karar ı bozulmu ştur. Yarg ıtay karar ında iki gerekçeye dayan ılm ıştır. Yarg ıtay ilk olarak 1938 yılında yap ılan orman kadastrosunda ta şınmaz ın orman olarak tespit edildi ğini ve daha sonra 1940, 1979 ve 1989 y ıllar ında yap ılan orman kadastrolar ında da ta şınmaz ın niteliğinde herhangi bir de ğişiklik yap ılmad ığını belirtmiştir. 21/6/1987 tarihli ve 3402 say ılı Kadastro Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü f ıkras ında yer alan "Orman s ınırlar ı içinde kalan ..." ibaresinin iptal edildi ğine işaret eden Yarg ıtay, başvurucunun murisine verilen iskân kayd ının kadastro tapusuna dönü şmesinin mümkün olmad ığını ifade etmi ştir. Yarg ıtay ikinci olarak aksinin kabul edilmesi hâlinde bile ta şınmaz ın 1940 y ılındaki orman kadastrosunda orman hâline dönü ştürülmesi sebebiyle ba şvurucunun 5/1/1961 tarihli ve 221 say ılı Amme Hükmi Şahıslar ı veya Müesseseleri Taraf ından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmi ş Gayrimenkuller Hakk ında Kanun'un 1., 2. ve 3. maddeleri uyar ınca tazminat talep etme imkân ının bulunmad ığını vurgulam ıştır. 18. Başvurucu, Mahkemeye sundu ğu 13/7/2015 tarihli dilekçe ile bozma karar ına uyulmamas ını ve ilk kararda ısrar edilmesini talep etmi ştir. Başvurucu, Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin (A İHM) baz ı kararlar ına at ıfta bulunarak tazminat ödenmeksizin mülkiyete son verilmesinin mülkiyet hakk ını ihlal etti ğini savunmu ştur. Mahkeme 14/7/2015 tarihli karar ıyla bozma karar ındaki gerekçelerle davay ı reddetmi ştir. 19. Temyiz istemini inceleyen Yarg ıtay 20. Hukuk Dairesi 19/9/2017 tarihinde mahkeme karar ını onam ıştır. Yarg ıtay, başvuru konusu ta şınmaz ın 1940 y ılındaki orma n kadastrosunda orman s ınırlar ı içinde kald ığını ve ayr ıca 1959 y ılındaki arazi kadastrosunda da orman oldu ğu gerekçesiyle tespit d ışı bırak ıldığını vurgulam ış ve devletin bu tapudan dolay ı tazminat ödeme sorumlulu ğunun bulunmad ığını belirtmiştir. Başvurucunun kara r düzeltme istemi ise ayn ı Dairenin 29/3/2018 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. Nihai karar 16/4/2018 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. 20. Başvurucu 16/5/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk1. Mevzuat Hükümleri 21. 17/2/1926 tarihli ve 743 say ılı mülga Türk Kanunu Medenîsi'nin 633. maddesi şöyledir: "Gayrimenkul mülkiyetini iktisap için tapu siciline kay ıt, şartt ır. Bununla beraber i şgal, miras, istimlak, cebri icra tarikleriyle veya mahkeme ilam ı ile bir gayrimenkulü iktisabeden kimse tescilden evvel dahi ona malik olur. Fakat tescil merasimi ikmal edilmedikçe temliki tasarrufta bulunamaz." 22. 4721 say ılı Kanun un 705. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 5"Taşınmaz mülkiyetinin kazan ılmas ı, tescille olur. Miras, mahkeme karar ı, cebrî icra, i şgal, kamula ştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazan ılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarru f işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütü ğüne tescil edilmi ş olmas ına bağlıdır." 23. 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi şöyledir: "Tapu sicilinin tutulmas ından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zarar ın doğmas ında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumlulu ğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulundu ğu yer mahkemesinde görülür. " 24. 3/12/2001 tarihli ve 4722 say ılı Türk Medenî Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakk ında Kanun'un 18. maddesi şöyledir: "Eski hukuka göre kurulmu ş olup da, Türk Kanunu Medenîsinin yürürlükte bulundu ğu zamanda varl ıklar ını korumuş olan aynî haklar, Türk Medenî Kanununun yürürlü ğe girdiği tarihten sonra da varl ıklar ını sürdürürler. Bu haklardan Türk Medenî Kanunu uyar ınca kurulmas ı mümkün olmayanlar, tapu kütü ğünün beyanlar sütununa yaz ılır." 25. 3402 say ılı Kanun'un mülga 45. maddesinin üçüncü f ıkras ının ilk hâli şöyledir: "Orman s ınırlar ı içerisinde kalan veya orman d ışına ç ıkar ılan alanlarda tapulu yerlerle iskân suretiyle veya toprak tevzii yoluyla verilen yerler (i şlemleri tamamlanmam ış olsa dahi) ba şka bir şart aranmadan hak sahipleri ad ına tespit ve tescil edilir." 26. 3402 say ılı Kanun'un mülga 45. maddesinin üçüncü f ıkras ında yer alan "Orman sınırlar ı içerisinde kalan ..." ibaresi Anayasa Mahkemesinin 13/6/1989 tarihli ve E.1989/7, K.1989/25 say ılı karar ıyla iptal edilmi ştir. Karar ın gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "1- Anayasa'n ın 44. Maddesi Yönünden inceleme: Topraks ız ya da yeterli topra ğı bulunmayan, çiftçilikle u ğraşan köylüye toprak sağlanmas ı amac ıyla gerekli önlemlerin al ınacağını öngören Anayasa'n ın 44. maddesi, bu görevin yerine getirilmesinin, üretimin dü şürülmesi, ormanlar ın küçülmesi, di ğer toprak v e yeralt ı servetlerinin azalmas ı sonucunu do ğurmayaca ğım da belirtmektedir, itiraz konusu ibare orman olan yerin da ğıtılmas ı durumunda da, bu i şlemin ortadan kald ırılarak dağıtılan yerin yeniden orman s ınırlar ı içerisine al ınmas ını önlemektedir. Bu yönüyle, dolayl ı da olsa , ormanlar ın küçülmesine neden olan ibare Anayasa'ya ayk ırı düşmektedir. Kald ıki, Anayasa'n ın 44. maddesi devleti, topra ğın erozyonla kaybedilmesini önleme k amac ıyla gerekli önlemleri almakla görevlendirmi ştir. Daha önce orman olan yerlerin erozyonla yitirilmesi büyük olas ılık taşımaktad ır. Devletin, kendi mal ı olmayan ta şınmazlar içinde önlem alabilece ği düşünülebilirse de, malikinin izni olmadan gerçek ki şilerin (ve öze l hukuk tüzelki şilerin) ta şınmazlar ı için önlemler uygulamas ı güçlükler yaratabilir, itiraz konusu ibare bu nedenle de Anayasa'n ın 44, maddesine ayk ırıdır. 2- Anayasa'n ın 169. Maddesi Yönünden inceleme: Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 6Toprak da ğıtımına konu olan yerler, 4753 say ılı Yasa'yla bu Yasa'dan önceki, ayn ı amaca yönelik talimatnameler uyar ınca kişilere verilmi şlerdir. 3402 say ılı Yasa'n ın incelenmekte olan ibaresi bu tür yerleri, orman olduklar ına bak ılmaks ızın, dağıtıldığı kişilere vermekte, onlar ad ına tespit ve tescili öngörmektedir. Anayasa'n ın 169. maddesinin ikinci f ıkras ının ilk tümcesi, 'Devlet ormanlar ının mülkiyeti devrolunamaz' aç ıklığıyla, orman say ılan bir yerin özel mülkiyete geçirilmesin i kesin olarak yasaklamaktad ır. Anayasa Mahkemesi'nin 20.8.1988 günlü, 19905 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanan 1.6.1988 günlü, Esas 1987/31, Karar 1988/13 say ılı karar ında d a belirtildiği üzere orman olan yerlerin da ğıtımı geçersizdir, i şlemleri tamamlanm ış olsa bile Anayasa'n ın 169. maddesi kar şısında özel mülkiyet konusu yap ılmas ı olanaks ızdır. itiraz konusu ibare, ayr ıca, Anayasa'n ın 169. maddesinin dördüncü f ıkras ına karşın orman s ınırlar ında daraltmaya neden oldu ğu için de Anayasa'ya ayk ırıdır. Sözü edile n fıkradaki ko şullan taşımayan yerlerin, toprak da ğıtımı yoluyla, ki şilere b ırak ılmas ı aç ıkça orman s ınırlar ının daralt ılmas ı sonucunu do ğurmaktad ır. Bu nedenlerle, 'Orman s ınırlar ı içerisinde kalan...' ibaresi iptal edilmelidir." 27. 31/8/1956 tarihli ve 6831 say ılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi şöyledir: "Tabii olarak yeti şen veya emekle yeti ştirilen ağaç ve ağaçç ık topluluklar ı yerleriyl e birlikte orman say ılır." 28. 6831 say ılı Kanun'un 2. maddesinin üçüncü f ıkras ı şöyledir: "Bu yerler d ışında orman s ınırlar ında hiçbir suretle daraltma yap ılamaz." 2. Yarg ıtay İçtihad ı 29. 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesiyle tapu sicilinin tutulmas ından doğan bütün zararlardan devletin sorumlu oldu ğu, devletin zarar ın doğmas ında kusuru bulunan görevlilere rücu edebilece ği hüküm alt ına al ınm ıştır. Öncesinde Yarg ıtay, bu maddenin sadece tapu sicilinde yap ılan hatalar ı kapsad ığı ancak tapu sicili olu şturulurken yani kadastro çal ışmalar ından kaynaklanan hatalar ın bu madde kapsam ında değerlendirilemeyece ği yönünde kararlar vermi ştir. Bununla birlikte A İHM taraf ından verilen çok say ıda ihlal karar ından sonra Yarg ıtay, içtihat de ğişikliğine giderek kadastro s ıras ında yap ılan hatalar ın da 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi kapsam ında devletin sorumlulu ğu alt ında olduğuna ve tazminat ödenmesi gerekti ğine dair kararlar vermi ştir. 30. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulu ilk defa 18/11/2009 tarihli ve E.2009/4-383, K.2009/517 say ılı ilam ıyla içtihat de ğişikliğine gitmiştir. Bu karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: "Tapu işlemleri kadastro tespiti i şlemlerinden ba şlayarak birbirini takip eden i şlemle r olduğundan ve tapu kütü ğünün oluşumu aşamas ındaki kadastro i şlemleri ile tapu i şlemleri bir bütün olu şturduğundan bu kay ıtlarda yap ılan hatalardan 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesine göre devletin sorumlu oldu ğunun kabulü gerekir. Burada devletin sorumlulu ğu kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumluluk tapu siciline ba ğlı çıkarlar ın ve ayni haklar ın yanl ış tescili sonucu de ğişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kal ınmas ı temeline dayan ır. Çünkü sicillerin do ğru tutulmas ını üstlenen ve taahhüt eden Devlet, gerçe ğe ayk ırı ve dayanaks ız kay ıtlardan do ğan zararlar ı da ödemekle yükümlüdür." Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 731. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/6/2010 tarihli ve E.2010/4-349, K.2010/318 say ılı karar ı da benzer yöndedir. Yarg ıtaya göre kadastrodan kaynaklanan hatalar nedeniyle zarar görenler, 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi gere ğince zararlar ının tazmini için 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi gere ğince on y ıllık zamanaşımı süresi dolmadan Hazine aleyhine adli yarg ıda dava açabilirler (Yarg ıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/12/2012 tarihli ve E.2012/7876, K.2012/14598 say ılı karar ı). B. Uluslararas ı Hukuk 32. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözle şme) ek (1) No.lu Protokol'ün 1. maddesi şöyledir: "Her gerçek ve tüzel ki şinin mal ve mülk dokunulmazl ığına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ı vard ır. Bir kimse, ancak kamu yarar ı sebebiyle ve yasada öngörülen ko şullara ve uluslararas ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun b ırak ılabilir. Yukar ıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yarar ına uygun olarak kullan ılmas ını düzenlemek veya vergilerin ya da ba şka katk ılar ın veya para cezalar ının ödenmesini sa ğlamak için gerekli gördükleri yasalar ı uygulama konusunda sahip olduklar ı hakka halel getirmez." 33. AİHM, mülkün gerçek de ğerine göre makul kabul edilebilecek bir miktarda tazminat ödemeden mülkiyetten yoksun b ırakman ın Sözleşme'ye ek (1) No.lu Protokol'ün 1. maddesi kapsam ında aşırı bir yük olu şturduğunu ve hiç tazminat ödenmeden mahrum bırakman ın ancak istisnai durumlarla hakl ı bulunabilece ğini belirtmektedir (Nastou/Yunanistan (No. 2) , B. No: 16163/02, 15/7/2005, 33; Jahn ve di ğerleri/Almanya [BD], B. No: 46720/99, 72203/01, 72552/01, 30/6/2005, 116). 34.Turgut ve di ğerleri/Türkiye (B. No: 1411/03, 8/7/2008) karar ına konu olayda, 1911 y ılında tapuya tescil edilen ta şınmaz ın tapu kayd ında orman olmas ı dolay ısıyla özel mülkiyete konu olamayaca ğı gerekçesiyle yarg ı karar ıyla iptal edilmi ştir. AİHM, başvurucular ın miras b ırakan ının 1911 y ılında bu ta şınmaz ı edindiğine ve başvurucular ın tapu kay ıtlar ının Hazine yarar ına iptal edildi ği tarihe kadar söz konusu ta şınmaz ın iç hukuktaki tüm sonuçlar ıyla birlikte me şru olduğuna işaret etmi ştir. AİHM sonuç olarak tazminat ödenmeksizin tapu kayd ının iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlaline karar vermi ştir (Turgut ve di ğerleri/Türkiye, 86-93). Devecioğlu/Türkiye (B. No: 17203/03, 13/11/2008) karar ında da A İHM, tapu siciline güven ilkesi çerçevesinde sat ın alınan bir ta şınmaz ın tapu kayd ının tazminat ödenmeksizin iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna varm ıştır (Devecioğlu/Türkiye , 31-41). 35.Avyidi/Türkiye (B. No: 22479/05, 16/7/2019) karar ına konu olayda ihtila f konusu ta şınmaz ın başvurucuya ait oldu ğunu gösteren 1954 tarihli bir tapu bulunmaktad ır. 1998 y ılında yap ılan kadastro çal ışmalar ında bu tapunun kapsad ığı yer Hazine ad ına tespit ve tescil edilmi ştir (Avyidi/Türkiye, 6-31). A İHM öncelikle mülkün bulunup bulunmad ığını tart ışmıştır. Hükûmetin tapunun geçerlili ğine itiraz etmedi ğinin alt ını çizen AİHM, olaydaki tart ışman ın söz konusu tapunun dava konusu ta şınmazlar ın tamam ını kapsay ıp kapsamad ığına yönelik oldu ğuna işaret etmiştir. AİHM ulusal mahkemelerin mülkün bütün sınırlar ının ihtilaf konusu ta şınmazlara kar şılık geldiğinin kesin olarak tespit edilemedi ği yönünde ula ştığı sonucun keyfî olmad ığını vurgulam ış ancak ulusal mahkemelerin yine de Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 8tapuda belirtilen mülkün s ınırlar ından ikisinin söz konusu mülke kar şılık geldiğini kabul ettiklerini kaydetmi ştir. AİHM'e göre mevcut ba şvuru, tapunun talep edilen mülkle ilgili olmad ığı, tapuda belirtilen s ınırlardan hiçbirinin mülkün s ınırlar ına karşılık gelmedi ği Dönme z ve diğerleri/Türkiye ((k.k.), B. No: 19258/07, 30/1/2018) ba şvurusundan farkl ıdır. Başvurucunun mülkünün s ınırlar ından ikisinin ihtilaf konusu ta şınmaza kar şılık geldiğinin tespit edilmesi nedeniyle tapu kayd ının davaya konu parsellerin bir k ısm ını kapsad ığı aç ıktır. Ulusal mahkemelerin yapt ığı bu olgusal tespitler dikkate al ındığında bir ba şka sonuca varmak açıkça mant ıksız olacakt ır. Bu nedenle Sözle şme ye ek1 No.lu Protokol ün 1. maddesi somut olayda uygulanabilir niteliktedir ( Avyidi/Türkiye, 87-100). A İHM esasta ise ba şvurucunun mülkiyetine tazminats ız bir şekilde son verilmesinin Sözle şme ye ek1 No.lu Protokol ün 1. maddesinin gerektirdi ği adil dengenin ba şvurucunun aleyhine bozuldu ğunu belirtmi ş ve mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şmıştır (Avyidi/Türkiye, 104-112). V.İNCELEME VE GEREKÇE 36. Anayasa Mahkemesinin 9/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 37. Başvurucu, murisinin ta şınmaz ının orman oldu ğu gerekçesiyle 13/4/1945 tarihli tapusunun tazminat ödenmeksizin iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu 1959 y ılında yap ılan arazi kadastrosunda ta şınmaz ının revizyon görmediğini belirtmi ş, buna ra ğmen tapunun terkin edildi ğini ifade etmi ştir. Mahkemenin 13/4/1945 tarihli tapuyu görmezden geldi ğini ve sadece iskân tapusu üzerinden hüküm kurduğunu vurgulam ıştır. B. Değerlendirme 38. Anayasa'n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 39. Başvurunun niteli ği dikkate al ındığında öncelikle zaman bak ımından yetki meselesinin tart ışılmas ı gerekmektedir. 40. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaral ı f ıkras ında herkesin Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerden Sözle şme ve buna ek Türkiye'nin taraf oldu ğu protokoller kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından ihlal edildi ği iddias ıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilece ği hükmüne yer verilmi ştir. Anayasa'n ın geçici 18. maddesinde uygulama kanununun yürürlü ğe girdiği tarihten itibaren bireysel ba şvurular ın kabul edilece ği, 6216 Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 9say ılı Kanun'un 76. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında ise Kanun'un 45. ila 51. maddelerinin 23/9/2012 tarihinde yürürlü ğe gireceği belirtilmi ştir. 41. Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisini do ğru olarak belirleyebilmek için kesinle şen nihai i şlem ve karar ın tarihinin yan ı sıra gerçekle ştiği iddia olunan müdahalenin zaman ını da doğru tespit etmek gerekir. Bu tespit yap ılırken müdahaleyi oluşturan olaylar ve ihlal edildi ği iddia olunan hakk ın kapsam ı birlikte de ğerlendirilmelidir (Zeycan Yedigöl [GK], B. No: 2013/1566, 10/12/2015, 31). 42. Anayasa Mahkemesi ayr ıca mülkiyetten yoksun b ırakma şeklindeki müdahalelerin kural olarak anl ık eylemler olup sürekli bir müdahale olu şturmad ığını belirtmiştir (Agavni Mari Hazaryan ve di ğerleri , B. No: 2014/4715, 15/6/2016, 114). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, zaman bak ımından yetki içinde sonuçlanm ış olmak kayd ıyla kamu makamlar ınca müdahalenin incelenerek esas ı hakk ında bir karar verilmesi veya müdahaleyle ilgili tan ınan tazminat ve benzeri bir yolun mevcut olmas ı durumlar ını da dikkate alarak de ğerlendirme yapacakt ır (Varvara Arnavut , B. No: 2014/7538, 13/9/2017, 48; Agavni Mari Hazaryan ve di ğerleri , 111-120). 43. Somut olayda ilk olarak ba şvurucunun tapu kayd ının hiçbir zaman iptal edilmemi ş olduğu dikkate al ınmal ıdır. Nitekim Mahkeme -bozulan- 12/9/2013 tarihli karar ında başvurucunun murislerinin ta şınmaz ı kullanmalar ının 1970 y ılından sonra fiilen engellendi ği gerekçesiyle tazminata hükmetmi ştir. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi ve AİHM taraf ından etkili bir hukuk yolu olarak görülen 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesine göre tazminat davas ı açm ıştır. Bu dava Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin başlad ığı tarihten sonra kesinle şmiştir. Dolay ısıyla mevcut ba şvuru Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin kapsam ında kalmaktad ır. 44. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Mülkün Varl ığı 45. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakk ının var oldu ğunu kan ıtlamak zorundad ır. Bu nedenle öncelikle ba şvurucunun Anayasa'n ın 35. maddesi uyar ınca korunmay ı gerektiren mülkiyete ili şkin bir menfaate sahip olup olmad ığı noktas ındaki hukuki durumunun de ğerlendirilmesi gerekir ( Cemile Ünlü , B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26; İhsan Vurucuo ğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, 31). 46. Mülkiyet hakk ı, özel hukukta veya idari yarg ıda kabul edilen mülkiyet hakk ı kavramlar ından farkl ı bir anlam ve kapsama sahip olup bu alanlarda kabul edilen mülkiyet hakk ı, yasal düzenlemeler ile yarg ı içtihatlar ından bağıms ız olarak özerk bir yorum ile el e alınmal ıdır (Hüseyin Remzi Polge , B. No: 2013/2166, 25/6/2015, 31). Anayasa'n ın 35. maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik de ğer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Bu ba ğlamda mülk olarak de ğerlendirilmesi gerekti ğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunlar ın üzerinde tesis edilen s ınırlı ayni haklar ve fikrî haklar ın yan ı sıra icras ı kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakk ının kapsam ına dâhildir ( Mahmut Duran ve di ğerleri , B. No: 2014/11441, 1/2/2017, 60). Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 1047. Somut olayda ba şvurucu, bireysel ba şvuruya konu ta şınmazla ilgili olarak düzenlenen 13/4/1945 tarihli tapunun maliki olan M.A.n ın torunudur ve babas ı H.nin ölümüyle söz konusu tapuya varis olmu ştur. Yarg ıtay ihtilaf konusu ta şınmaz ın 1938, 1940, 1979 ve 1989 y ıllar ında yap ılan orman kadastrolar ında orman olarak tespit edilmesi ve 1959 tarihli arazi kadastrosunda da orman oldu ğu gerekçesiyle tespit d ışı bırak ılmas ı nedenleriyle tapuya dönü ştürülmesinin mümkün olmad ığını belirtmiştir. 48. Başvurucunun murisi ad ına düzenlenen 13/4/1945 tarihli tapunun iptal edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin ba şvuru dosyas ında bulunmad ığının alt ı çizilmelidir. Tapunun iptal edildi ğiyle ilgili olarak derece mahkemelerince de bir tespit yap ılmam ıştır. İlk derece mahkemesinin ba şvurucu lehine olan 12/9/2013 tarihli karar ında bile tapunun iptal edildi ğine dair bir tespit yap ılmam ıştır. Mahkeme ba şvurucunun murislerinin ta şınmaz ı kullanmalar ının 1970 y ılından sonra fiilen engellendi ği gerekçesiyle tazminata hükmetmi ştir. Yarg ıtay da karar ı bozarken tapunun iptal edildi ği gerekçesine de ğil orman vasf ını haiz olan bir alan ın tapuya ba ğlanamayaca ğı gerekçesine dayanm ıştır. Her ne kadar Yarg ıtay olaydaki tapunun iskân tapusu oldu ğunu ve söz konusu ta şınmaz ın kadastro tapusuna ba ğlanamayaca ğını belirtmişse de mülk te şkil etme bak ımından ikisi aras ında ne tür bir farkl ılık bulundu ğunu izah etmemi ştir. Başvurucunun murisine verilen tapunun 743 say ılı mülga Kanun ile 4721 say ılı Kanun bak ımından farkl ı bir statüde oldu ğu iddia edilmedi ğine göre başvurucunun dayand ığı tapunun medeni hukuk anlam ında mülkiyet hakk ı bahşeden bir tapu oldu ğundan kuşkulan ılmas ını gerektirecek bir neden tespit edilememi ştir. 49. 743 say ılı mülga Kanun'un 633. maddesi ile 4721 say ılı Kanun'un 705. maddesi uyar ınca taşınmaz mülkiyeti tescille kazan ılmaktad ır. İdarenin ta şınmaz ın tapu kayd ının iptal edilmesi için herhangi bir giri şimde bulundu ğuna dair bir bilgi dosyada bulunmamaktad ır. Orman niteli ğinde olmas ı sebebiyle özel mülkiyete konu olmas ı mümkün olmayan bir arazi parças ı için tapu verilmesi hâlinde -bu tapu iptal edilmedikçe- tapu sahibinin Anayasa'n ın 35. maddesi anlam ında mülkiyet hakk ının devam etti ğinin kabul edilmesi gerekir. 50. Öte yandan ba şvurucunun Mahkemeye sundu ğu tapunun ihtilaf konus u taşınmaza uydu ğu Mahkemece yap ılan keşif s ıras ında tespit edilmi ştir. Şu hâlde başvurucunun tapusu iptal edilmedi ğine ve bu tapunun ihtilaf konusu ta şınmaza uydu ğu da tespit edildi ğine göre Anayasa'n ın 35. maddesi anlam ında mülk te şkil eden ekonomik bir menfaatinin bulundu ğu sonucuna ula şılm ıştır. b. Müdahalenin Varl ığı ve Türü 51. Anayasa n ın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence alt ına al ınm ış olan mülkiyet hakk ı kişiye -başkas ının hakk ına zarar vermemek ve yasalar ın koydu ğu sınırlamalara uymak ko şuluyla- sahibi oldu ğu şeyi diledi ği gibi kullanma ve ondan tasarru f etme, onun ürünlerinden yararlanma olana ğı verir ( Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 32). Dolay ısıyla malikin mülkünü kullanma, mülkün semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin s ınırlanmas ı mülkiyet hakk ına müdahale te şkil eder ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 53). 52. Anayasa n ın 35. maddesi ile mülkiyet hakk ına temas eden di ğer hükümleri birlikte de ğerlendirildi ğinde Anayasa'n ın mülkiyet hakk ına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği görülmektedir. Buna göre Anayasa'n ın 35. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesi n mülkiyet hakk ına sahip oldu ğu belirtilmek suretiyle mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına yer Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 11verilmiş; ikinci f ıkras ında da mülkten bar ışçıl yararlanma hakk ına müdahalenin çerçevesi belirlenmi ştir. Maddenin ikinci f ıkras ında, genel olarak mülkiyet hakk ının hangi ko şullarda sınırlanabilece ği belirlenerek ayn ı zamanda mülkten yoksun b ırakman ın şartlar ının genel çerçevesi de çizilmi ştir. Maddenin son f ıkras ında ise mülkiyet hakk ının kullan ımının toplum yarar ına ayk ırı olamayaca ğı kurala ba ğlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullan ımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sa ğlanm ıştır. Anayasa'n ın diğer baz ı maddelerinde de devlet taraf ından mülkiyetin kontrolüne imkân tan ıyan özel hükümlere yer verilmi ştir. Ayr ıca belirtmek gerekir ki mülkten yoksun b ırakma ve mülkiyetin düzenlenmesi, mülkiye t hakk ına müdahalenin özel biçimleridir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan, 55-58). 53. Başvuru konusu ta şınmaz orman olarak tespit edilmi ş ve malikin buray ı kullanmas ı fiilen engellenmi ştir. Dolay ısıyla başvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan bir müdahalenin mevcut oldu ğu kuşkusuzdur. Di ğer taraftan her ne kadar ba şvurucunun tapusu varl ığını sürdürse de ta şınmaz ın orman olarak tespit edilmi ş olmas ı ve fiilî kullan ımının da engellenmi ş olmas ı karşısında müdahalenin mülkten yoksun b ırakmaya ili şkin kural çerçevesinde incelenmesi uygun görülmü ştür. c. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 54. Anayasa'n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 55. Anayasa n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ayr ıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan, 62). i. Kanunilik 56. Mülkiyet hakk ına yönelik müdahalelerde ilk incelenmesi gereken ölçüt hukuka dayal ı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sa ğlanmad ığı tespit edildi ğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yap ılmaks ızın mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılacakt ır. Müdahalenin hukuka dayal ı olmas ı, iç hukukta müdahaleye ili şkin yeterince ula şılabilir ve öngörülebili r kurallar ın bulunmas ını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44). 57. Temel bir de ğer olarak çevrenin korunmas ı ve herkesin çevreden e şit şekilde yararlanma hakk ının bir uzant ısı olarak Anayasa'n ın 169. maddesinde, ormanlar ın devletin hüküm ve tasarrufu alt ında olduğu belirtilerek bu alanlarda özel mülkiyet yasaklanm ıştır. Bu nedenle belli bir sürenin geçmesiyle söz konusu alanlarda özel mülkiyet edinilmesi olanakl ı değildir (AYM, E.2009/31, K.2011/77, 12/5/2011). Bu ba ğlamda 6831 say ılı Kanun'un 1. maddesinde de tabii olarak yeti şen veya emekle yeti ştirilen ağaç ve ağaçç ık topluluklar ının Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 12yerleriyle birlikte orman say ılacağı hüküm alt ına al ınm ış, ayn ı Kanun'un 2. maddesinin üçüncü f ıkras ında bu yerler d ışında orman s ınırlar ında hiçbir suretle daraltma yap ılamayaca ğı düzenlenmi ştir (bkz. 27, 28). An ılan Kanun hükümlerinin ula şılabilir, öngörülebilir ve belirli oldu ğunda kuşku bulunmad ığından başvuruya konu müdahalenin kanuna dayal ı olduğu sonucuna var ılm ıştır (Cemile Gökhan ve di ğerleri , B. No: 2015/1203, 23/5/2018, 70). ii. Meşru Amaç 58. Anayasa'n ın 13. ve 35. maddeleri uyar ınca mülkiyet hakk ı ancak kamu yarar ı amac ıyla s ınırland ırılabilmektedir. Kamu yarar ı kavram ı, mülkiyet hakk ının kamu yarar ının gerektirdi ği durumlarda s ınırland ırılmas ı imkân ı vermekle, bir s ınırland ırma amac ı olmas ının yan ı sıra mülkiyet hakk ının kamu yarar ı amac ı dışında s ınırlanamayaca ğını öngörerek ve bu anlamda bir s ınırlama s ınırı oluşturarak mülkiyet hakk ını etkin bir şekilde korumaktad ır (Nusrat Külah , B. No: 2013/6151, 21/4/2016, 53). 59. Anayasa'n ın 169. maddesinde, ormanlar ın ülke yönünden ta şıdığı büyük önem gözetilerek korunmas ı ve geliştirilmesi konusunda ayr ıntılı düzenlemelere yer verilmi ştir. Bu özel ve ayr ıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçe ğinden kaynakland ığı kuşkusuzdur. Anayasa'n ın 169. maddesinin birinci f ıkras ı gereğince devlet, doğal kaynaklar ımızın en önemlilerinden birisi olan ormanlar ın korunmas ı ve sahalar ının genişletilmesi için gereken tedbirleri al ıp kanun koymak ve bütün ormanlar ın gözetimi ödevini yerine getirmek durumundad ır (AYM, E.2013/96, K.2014/118, 3/7/2014). Dolay ısıyla ormanlar ın korunmas ı amac ıyla mülkiyet hakk ına müdahale edilmesinde kamu yarar ına dayal ı meşru bir amac ın bulundu ğu tart ışmas ızdır (AYM, E.2009/31, K.2011/77, 12/5/2011). iii. Ölçülülük(1) Genel İlkeler 60. Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden olu şmaktad ır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin amac ı gerçekleştirmeye elveri şli olmas ını, gereklilik amaç bak ımından müdahalenin zorunlu olmas ını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmas ını n mümkün olmamas ını, orant ılılık ise bireyin hakk ına yap ılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, 38). 61. Ölçülülük ilkesi gere ği kişilerin mülkiyet hakk ının s ınırland ırılmas ı hâlinde elde edilmek istenen kamu yarar ı ile bireyin haklar ı aras ında adil bir dengenin kurulmas ı gerekmektedir. Bu adil denge, ba şvurucunun şahsi olarak a şırı bir yüke katland ığının tespit edilmesi durumunda bozulmu ş olacakt ır. Müdahalenin ölçülülü ğünü değerlendirirken Anayasa Mahkemesi; bir taraftan ula şılmak istenen me şru amac ın önemini ve di ğer tarafta n müdahalenin niteli ğini, başvurucunun ve kamu otoritelerinin davran ışlar ını da gözönünde tutarak ba şvurucuya yüklenen külfeti dikkate alacakt ır (Arif Güven , B. No: 2014/13966, 15/2/2017, 58, 60). 62. Devletin hüküm ve tasarrufu alt ında olan mallar ın korunmas ı amac ıyla mülkiyet hakk ına müdahale edilmesi me şru olmakla birlikte bu kamusal külfetin tamam ının mül k Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 13sahiplerine yüklenemeyece ği ve kanun koyucunun buna uygun çözüm yollar ı bulmas ı gerekeceği aç ıktır (AYM, E.2009/31, K.2011/77, 12/5/2011). Kamuya ait orman ve di ğer mallar ın korunmas ındaki kamu yarar ı amac ı ile başvurucunun mülkiyet hakk ı aras ında makul denge, ba şvurucuya tazminat ödenmesi veya ba şvurucunun zarar ının başka yollarla telafi edilmesi şart ıyla sağlanabilir ( Hüseyin Akbulut ve Yusuf Akbulut , B. No: 2014/7643, 6/4/2017, 32). 63. Diğer taraftan 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi; tapu sicilinin tutulmas ından doğan bütün zararlardan devletin sorumlu oldu ğunu, zarar ın doğmas ında kusuru bulunan görevlilere devletin rücu edebilece ğini hüküm alt ına alm ıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi, daha önceki kararlar ında Yarg ıtay içtihad ına dayanarak 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolunun kadastro tespiti a şamalar ındaki işlemlerden do ğan zararlar ın telafisi yönünden de etkili oldu ğu sonucuna ula şmıştır (Nazmiye Akman , B. No: 2013/1012, 16/4/2013, 25; Ahmet Hilmi Serter , B. No: 2014/10954, 17/11/2016, 41, 42; Hatice Avc ı ve diğerleri , B. No: 2014/9788, 22/9/2016, 74-76). (2)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 64. Somut olayda 1945 tarihli tapuyla ba şvurucunun dedesine verilen uyu şmazl ık konusu ta şınmaz, orman olarak tespit edilmi ş; başvurucunun ve murislerinin bu ta şınmaz ı kullanmalar ı fiilen engellenmi ştir. Başvurucunun ta şınmaz ın orman olarak tespit edilmesine yönelik bir şikâyeti bulunmamaktad ır. Başvurucu tazminat ödenmemesinden yak ınmaktad ır. Bu durumda müdahalenin ba şvurucuya a şırı ve orant ısız bir yük yükleyip yüklemedi ği değerlendirilmelidir. 65.İhtilaf konusu ta şınmaz başvurucunun murisine devlet taraf ından 2510 say ılı Kanun uyar ınca verilmi ştir. Anayasa'n ın ormanlar ın korunmas ı ve geliştirilmesine ili şkin 169. maddesi uyar ınca ormanlar ın özel mülkiyete konu edilmesi mümkün de ğildir. Bununl a birlikte söz konusu ta şınmaz ın kamu makamlar ı taraf ından oluşturulan tapu kay ıtlar ına göre yine kamu makamlar ı taraf ından başvurucunun murisine verilmek suretiyle özel mülke konu edildiği ortadad ır. Bu taşınmaz ın murise verildi ği tarihte orman oldu ğuna ilişkin olarak tapu kayd ında herhangi bir şerhin veya belirtinin bulundu ğu kamu makamlar ınca gösterilemedi ği gibi dosya kapsam ından başvurucunun murisinin ta şınmaz ın orman oldu ğunu bilebilecek durumda oldu ğunu gösterir ba şkaca herhangi bir olgunun da mevcut olmad ığı anlaşılm ıştır. 66. Tapu kay ıtlar ının oluşturulmas ı ve tutulmas ı kamu makamlar ının gözetiminde olduğuna göre orman olmas ına rağmen hatal ı olarak bu kay ıtlar ın oluşturulmas ı hâlinde de yine devletin sorumlu olmas ı tabiidir. Buna göre olayda idarenin hatal ı kay ıt oluşturmas ına ve yine hatal ı olarak söz konusu ta şınmaz ı özel mülke konu olacak şekilde ba şvurucunun murisine vermi ş olmas ına rağmen malike herhangi bir tazminat ödenmeden ta şınmaz, orman olarak tespit edilmi ş ve taşınmaz ın kullan ımı fiilen engellenmi ştir. 67. Orman olan ta şınmazlar ın korunmas ı bağlam ında müdahalenin kamu yarar ına dayal ı meşru bir amac ı bulunmakta ise de devletin verdi ği tapuya dayanarak mülkiyet hakk ı sahibi olan ba şvurucunun da menfaatlerinin gözetilmesi ve bu çerçevede idarenin hatal ı işleminin bütün sonuçlar ının başvurucuya yüklenmemesi gerekmektedir. Bu ba ğlamda tapunun iptal edilmesi kar şılığında tazminat ödenmesinin ba şvurucuya yüklenen külfeti hafifletecek ve kamu yarar ı ile bireysel menfaatlerin dengelenmesini sa ğlayacak önemli bir araç oldu ğu söylenebilir. Öte yandan somut olayda ba şvurucuya tazminat ödenmemesini makul gösterebilecek istisnai bir durumun varl ığı da söz konusu de ğildir. Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 1468. Türk hukukunda tapu sicilinin hatal ı tutulmas ından kaynaklanan zararlar ın devlet taraf ından tazmin edilmesini öngören düzenleme, 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde yer alm ıştır. An ılan maddede; tapu sicilinin tutulmas ından doğan bütün zararlardan devletin sorumlu oldu ğu, zarar ın doğmas ında kusuru bulunan görevlilere devletin rücu edebilece ği hüküm alt ına al ınm ıştır (Nazmiye Akman , 22; Ahmet Hilmi Serter , 39; Hatice Avc ı ve diğerleri , 72). 69. Bu durumda orman vasf ında olan ta şınmaz ın başvurucunun murisine 2510 say ılı Kanun uyar ınca verildikten sonra tekrar orman olarak tespit edilmesi ormanlar ın korunmas ı bağlam ında kamu yarar ına dayal ı meşru bir amac ı içerse de mülkten yoksun b ırak ılan başvurucuya herhangi bir tazminat ödenmemesi idarenin hatas ından doğan zarara bütünüyle başvurucunun katlanmas ı sonucunu do ğurmuştur. Sonuç olarak müdahaleyle ba şvurucuya aşırı bir külfet yüklenmi ş olup başvurucunun mülkiyet hakk ı ile kamu yarar ı aras ındaki adil dengenin ba şvurucu aleyhine bozuldu ğu anlaşıldığından mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin ölçüsüz oldu ğu kanaatine var ılm ıştır. 70. Öte yandan Yarg ıtay 25/12/2014 tarihli bozma karar ında olaydaki ta şınmaz ın 1940 y ılındaki orman kadastrosunda orman hâline dönü ştürülmesi sebebiyle ba şvurucunun 221 say ılı Kanun'un 1., 2. ve 3. maddeleri uyar ınca tazminat talep etme imkân ının bulunmad ığı gerekçesine de dayanm ıştır. 221 say ılı Kanun, kamula ştırma işlemine dayanmaks ızın kamulaştırma kanunlar ında gözönünde tutulan maksatlara fiilen tahsis edilmi ş olan gayrimenkulleri konu edinmektedir. Somut olaydaki ta şınmaz orman olarak tespit edilmiş olup kamula ştırma mevzuat ının öngördü ğü amaçlara tahsis edilmemi ştir. Bu sebeple anılan gerekçenin konuyla ilgili bir gerekçe olmad ığı değerlendirilmi ştir. 71. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 72. 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 73. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini ve 2.205.600 TL tazminat ın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmi ştir. 74. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 15ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 75. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 76.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 77.İncelenen ba şvuruda, ba şvurucunun ta şınmaz ının orman olarak tespit edilmesine ra ğmen başvurucuya tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildiği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 78. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 79.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 80. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/15204 Karar Tarihi : 9/6/2021 16VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2015/73, K.2015/327) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDD İNE, E. 294,70 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 9/6/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN