6. Hukuk Dairesi 2023/1247 E. , 2023/2917 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/202 E., 2022/264 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar veri…
**6. Hukuk Dairesi 2023/1247 E. , 2023/2917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/202 E., 2022/264 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı (mirasçısı) vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davutlar ... Mevkii 9 pafta 182 parselin davalılara ait olduğunu, davalılar ile müvekkili arasında 26/01/1987 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre inşaatların %45'inin arsa sahiplerine, %55'in yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığını, 182 parselin imar uygulaması sonucu 7 parsele bölündüğünü, müvekkilinin alt yapıları ile birlikte dükkan ve evleri yaptığını, ancak taraflar arasında çıkan anlaşmazlık sonucu inşaatın bitirilmediğini, müvekkilinin kendisine isabet eden taşınmazların tescilini sağlamak amacıyla Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinde 1991/353 sayılı davayı açtığını, verilen kararın Yargıtayca incelenip yapılan iş nedeniyle tescile hak kazanmadığı ancak yapılan işin bedelini isteyebileceği gerekçesi ile onandığını, yapılan işin toplam inşaatın %63,58'ine tekabül ettiğini, bunun bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının 1985 yılında inşaatı yarım bırakıp kaçtığını, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları 1990/382 sayılı dosyada sözleşmenin feshine karar verildiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak inşaatlar bitmeden davalı adına 33 adet villa ile 4 adet dükkanın başkalarına satılması nedeniyle tapularının verildiğini, dolayısıyla hak ettiğinin çok üstünde taşınmaz verildiği için davacının hiç bir alacağının kalmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.06.1998 tarih ve 1995/554 Esas, 1998/485 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 37.952,31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1-Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2-Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 11.02.1999 tarih, 1997/4668 Esas, 1999/430 Karar sayılı ilamı ile "Davacı yüklenicinin hak ettiği iş bedelini feshin kesinleştiği tarih olan 10/05/1994 tarihinden itibaren gecikmeden talep etmesi iyi niyet kuralları gereği olduğundan yüklenicinin yaptığı işin bedelinin bu tarihteki piyasa rayiçlerine göre hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 1995 yılı rayiçlerinin hesaplamaya esas tutulmasının ve arsa sahiplerince yüklenicinin sattığı kişilere kaç adet villa ya da dükkanın doğrudan satıldığı konusunda ihtilaf bulunduğu, mahkemece satışa kabul edilen 18 villa ile bir dükkanın da taraflarca kabul edilmediğini, yüklenici namına satışın yapıldığının arsa malikince ispat edilmesi gerektiğini, arsa sahibinin yüklenici adına sattıkları taşınmazlar nedeniyle bu taşınmazları alanların ellerinde yazılı belge bulunabileceğinden HMUK'un 292 ile 333 ve devamı maddelerinde öngörülen 3. şahıslar elindeki belgelerin ibraz ettirilmelerinin temini için alıcı oldukları iddia edilip şahit olarak gösterilen kişilerin ellerinde bulunan satışa dair belgelerini ibraz etmelerinin istenmesi, bundan sonra yüklenici adına satılan villa ve dükkanların belirlenip bunların 10/05/1994 tarihindeki mahalli rayiçleriyle değerlendirilerek aynı tarihtaki rayiçlerden hesaplanacak yüklenici alacağından düşüldükten sonra kalan alacak var ise bu miktara hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 1999/734 Esas, 2002/92 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 5.260,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1-Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz isteminde bulunulmuştur. 2-Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 08.05.2003 tarihli ve 2003/1448 Esas, 2003/2501 Karar sayılı ilamı ile, "dinlenilen tanıkların ellerinde yazılı belgelerinin olmadığını bildirdikleri, yazılı belge sunulmadığı halde bilirkişilerce, ifadelere itibarla davacının sattığı bağımsız bölüm sayısı saptanıp değerlendirme yapılmış olması ve bu raporun hükme esas alınması nedeniyle" kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 26.10.2004 tarih ve 2004/202 Esas, 2004/814 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulü ile 32.120,99 TL'nin dava tarihi olan 31.08.1995 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1- Mahkemenin kararına karşı süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2-Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 26.05.2005 tarihli ve 2005/1357 Esas, 2005/3173 Karar sayılı ilamında, dava dışı üçüncü kişilerin isimleri yazılarak, "dava dışı üçüncü kişilerin yükleniciden bağımsız bölüm satın aldıklarına dair adi yazılı belgelerinin sıhhati araştırılıp, yüklenici adına arsa sahiplerince satıldığı kabul edilecek bağımsız bölümlerin imalatın belirlendiği tarih itibariyle bulunacak bedellerinin iş bedelinden düşülerek varsa kalanına hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. F. Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.04.2019 tarih ve 2006/94 Esas 2019/375 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, sabit olan 9.021,05 TL tazminatın dava tarihi olan 31.08.1995 tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. G. Dördüncü Bozma Kararı 1-Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2-Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarih ve 2020/2044 Esas, 2021/106 Karar sayılı ilamı ile, mahkemece davanın devamı sırasında ölen davacı ...'un veraset ilamı ibraz ettirilip mirasçıların davaya katılımı sağlanarak davanın sonuçlandırılması gerektiği belirtildikten sonra "Mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma sonucunda 13 adet daire ve 1 adet dükkanın davacı yüklenici adına arsa sahiplerince satıldığı ve bedellerinin yüklenici tarafından alınıp tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu bağımsız bölümlerin davacının gerçekleştirip hak ettiği imalat bedelinin hesaplandığı 10.05.1994 tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçleriyle bedelinin belirlenmesi gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1994 yılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yaklaşık Birim Fiyatlarına göre hesaplanmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle davacı vekiline dava devam ederken 12.04.2012 tarihinde öldüğü anlaşılan davacı yüklenici ...’un tüm mirasçılarını gösterir veraset ilamı ibraz ettirilip vekâletnamesi bulunmayanların da vekâletnamesini alıp taraf teşkili tamamlandıktan ve bu suretle tüm mirasçılarının davaya katılımı sağlandıktan sonra, hükme esas alınan ek raporu talimat yolu ile düzenleyen Adil Damar ve Mehmet Kılıç’tan oluşan bilirkişi kurulundan davacı yükleniciye bırakılıp, yüklenici adına arsa sahiplerince satıldığı kabul edilen 13 adet daire ve 1 adet dükkanın feshin kesinleştiği ve yüklenicinin gerçekleştirdiği imalat bedelinin hesaplanmasına esas alınan 10.05.1994 tarihindeki mahalli piyasa rayiçleriyle bedeli konusunda, piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından ayrıca bunlar eklenmeksizin gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, bulunacak miktarın davacının gerçekleştirdiği imalat bedeli 32.120,98 TL’den düşülerek varsa yüklenici alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yaklaşık Birim Fiyatlarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı miktarda kısmen kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. H. Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizce bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada öncelikle davacı ...’un 12.04.2012 tarihinde ve davanın devamı sırasında öldüğü anlaşıldığından, mahkemece ölen davacı ...’un veraset ilâmı ibraz ettirilip mirasçıların davada yer almasını sağlamak suretiyle taraf teşkili tamamlanmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle '13 adet daire ve 1 adet dükkânın piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından ayrıca bunlar eklenmeksizin gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınması' şeklindeki görev dikkate alındığında - 13 adet meskenin karsız KDV hariç yapı bedelinin 1.583,01 TL, 1 adet dükkanın karsız KDV hariç yapı bedelinin 11,50 TL olduğu bildirilmiştir. Önceki hükme esas alınan ek raporu talimat yolu ile düzenleyen ... ve ...’tan oluşan bilirkişi kurulundan, davacı yükleniciye bırakılıp, yüklenici adına arsa sahiplerince satıldığı kabul edilen 13 adet daire ve 1 adet dükkanın feshin kesinleştiği ve yüklenicinin gerçekleştirdiği imalat bedelinin hesaplanmasına esas alınan 10.05.1994 tarihindeki mahalli piyasa rayiçleriyle bedelinin belirlenmesi için , piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından ayrıca bunlar eklenmeksizin gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınmış olup, bilirkişi raporu ile 13 adet meskenin karsız KDV hariç yapı bedeli 1.583,01 TL ve 1 adet dükkanın karsız KDV hariç yapı bedeli olan 11.50 TL'nin toplamı olan 1.594,51 TL, davacının gerçekleştirdiği imalat bedeli 32.120,98 TL’den düşüldüğünde 30.526,47 TL elde edilmiştir. Belgelerdeki imzaların yüklenicinin eli ürünü olduğu, söz konusu satışların yüklenici adına yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, davacının işbu meblağı istemekte haklı olduğu belirlenmiştir." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulüne, 30.526,47 TL tazminatının dava tarihi olan 31.08.1995 tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan reskont faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısı ... vekili ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1-Davacı mirasçısı vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişkilerin bozma sonrası alınan raporlarla da giderilemediğini, dosyada birçok teknik nokta mevcut olduğundan akademik düzeyde bir heyetin oluşturulması ve daha bilimsel verilere dayalı rapor düzenlenmesi gerekirken, bu özelliklerden uzak ve çelişkileri gidermeyen bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, Yargıtay bozma ilamına göre alınan ek raporda, kök rapordaki maliyet hesaplamaları üzerinden 13 daire ve 1 dükkanın maliyeti hesaplanarak 29.11.2001 tarihli teknik bilirkişi raporundaki toplam inşaat maliyeti olan 32.120.987.593 (eski TL)'den düşerek bir sonuca ulaşması gerekirken, sadece 13 daire 1 dükkan için bir adet villanın (meskenin) karsız KDV dahil yapı bedeli 143,70 TL, karsız ve KDV hariç yapı bedeli 121,77 TL, 1 adet dükkanın KDV dahil yapı bedeli 13,57 TL, karsız KDV hariç yapı bedeli 11,57 TL olarak tespit olunduğunu, mahkemenin ek rapora ilişkin itirazları gözardı ederek davacı lehine 30.526,47 TL alacağa hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri, 1086 sayılı HUMK'nın 427 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı mirasçısı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı mirasçısı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.