4. Hukuk Dairesi 2026/224 E. , 2026/1951 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/193-331 İlk Derece Mahkemesi kararı temlik alan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.12.…
4. Hukuk Dairesi 2026/224 E. , 2026/1951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/193-331 İlk Derece Mahkemesi kararı temlik alan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.12.2004 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 163.534,66 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 2005/678 Esas, 2018/168 Karar sayılı kararıyla kısa ve gerekçeli kararda ".... 2-a)İş göremezlikten kaynaklı olan ve ..., ... Sigorta, ...'a yönelen maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, b) Sigorta şirketinin sorumluluğu 10.503,00 TL ile sınırlı olmak üzere 60.085,25 TL tazminatın anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine'' karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince; bu durum maddi hataya ilişkin sayılacağından HMK’nın 304/1. maddesi gereğince düzeltilebilecek hallerden olduğundan bahisle 20.04.2018 tarihli tashih kararı ile hükmün 2 (b) maddesindeki 60.085,25 rakamının 97.506,00 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2019/2660 Esas, 2021/10066 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 04.10.2022 tarihli 2022/25590-11412 sayılı kararı ile; ''1-Somut olayda İlk Derece Mahkemesince kısa ve gerekçeli kararda ".... 2-a)İş göremezlikten kaynaklı olan ve ..., ... Sigorta, ...'a yönelen maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, b) Sigorta şirketinin sorumluluğu 10.503,00 TL ile sınırlı olmak üzere 60.085,25 TL tazminatın anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine'' karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; bu durum maddi hataya ilişkin sayılacağından HMK’nın 304/1. maddesi gereğince düzeltilebilecek hallerden olduğundan bahisle, 20/04/2018 tarihli tahsis kararı ile hükmün 2 (b) maddesindeki 60.085,25 rakamının 97.506,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de, hükmün tavzihi ile tashihi şartları, 6100 sayılı HMK'nın 304. ve 305. maddelerinde düzenlenmiş olup; tashih için basit hesap ya da yazım hatası nedeniyle hükümde oluşan bir hatanın bulunması; tavzih için ise, açık olmayan ya da birbiriyle çelişkili olan hüküm kısımlarının bulunması gerekmektedir. Bu itibarla, ne tavzih ne de tashih yoluyla, mahkemenin tefhim ettiği kısa kararında yer almayan yeni bir yükümlülüğün tahsis yoluyla taraflara yüklenmesi ya da bir hakkın taraflara sağlanması mümkün değildir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre; davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan mahkemece; 1-SGK, ..., .... Sigorta, ... ve ...'ye yönelik 03.04.2018 tarihli karar tashih edilmiş haliyle kesinleştiğinden adı geçen davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 2-a)...'a yönelen iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat davasının kısmen kabulüne b)Kesinleşen kararda yazılı diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluk hali gözetilerek 97.506,00 TL tazminatın ...'tan alınarak davacıya verilmesine, c)Tazminata 23.12.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 3-a)...'a yönelen manevi tazminat davasının kabulüne b)Kesinleşen kararda yazılı diğer davalıyla müştereken ve müteselsilen sorumluluk hali gözetilerek 10.000,00 TL tazminatın ...'tan alınarak davacıya verilmesine, c)Tazminata 23.12.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.12.20 24... /7519-2024/12003 sayılı kararı ile; ''1. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı malul olacak derecede yaralanmış olup, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nun TCK 89... /1-e maddelerine göre öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. O halde mahkemece davalı ... vekilinin süresinde yaptığı ıslah zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre; diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda 8 yıllık ceza zamanaşımı azami zamanaşımının altında olduğundan 10 yıllık sürenin geçerli olduğu, zamanaşımı süresinin dolduğu, ıslahtan önce ...'tan istenilen maddi tazminatın iş göremezlikten kaynaklı 10.000,00 TL olduğu, dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden hükmedilmediği gerekçesiyle 1-SGK, ..., ... Sigorta, ... ve ...'ye yönelik 03.04.2018 tarihli karar tashih edilmiş haliyle kesinleştiğinden adı geçen davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 2- a)... mirasçıları ..., ... ve ...'a yönelen iş görememezlikten kaynaklı maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, b)Kesinleşen kararda yazılı diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluk hali gözetilerek 10.000,00 TL tazminatın ... mirasçıları ..., ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 3- a)... mirasçıları ..., ... ve ...'a yönelen manevi tazminat davasının kabulüne, b)Kesinleşen kararda yazılı diğer davalıyla müştereken ve müteselsilen sorumluluk hali gözetilerek 10.000,00 TL tazminatın ... mirasçıları ..., ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Temlik alan vekili temyiz dilekçesinde;davalı ...'ın cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmadığını, bu nedenle ıslah talebine karşın ileri sürülen zamanaşımı defiinin dikkate alınmaması gerektiğini, gelişen durumun varlığı nedeniyle zararın tam anlamıyla öğrenilememesi söz konusu olduğundan 2017 tarihli raporlarla öğrenildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki zamanaşımı nedeniyle ret kararının mahkemeye erişim hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, bozma ilamında faiz konusuna değinilmediğinden bu hususta karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe: Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temlik alan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.