Ceza Genel Kurulu 2013/374 E. , 2014/444 K. "" Mahkemesi : ANKARA 1. Asliye Ceza Günü : 02.10.2012 Sayısı : 905-1688 Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık H.. Y..'ın 5237 sayılı TCK’nun 89/4, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 21.900 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin, Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.09.2007 gün ve 739-699 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yar…
**Ceza Genel Kurulu 2013/374 E. , 2014/444 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ANKARA 1. Asliye Ceza Günü : 02.10.2012 Sayısı : 905-1688 Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık H.. Y..'ın 5237 sayılı TCK’nun 89/4, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 21.900 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin, Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.09.2007 gün ve 739-699 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 13.12.2011 gün ve 4592-8194 sayı ile; "Sanığın katılanların zararını gideremeyeceğini açıkça söyleyip zararı gidermemiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine eklenen 5. fıkrasının uygulanamayacağı anlaşıldığından tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın cezanın tecil edilmediğine ve indirim uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; yasal olmayan nedenlerle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini, Sanık hakkında yapılan şahsi, sosyal ve ekomik durum araştırmasında sanığın aylık gelirinin 400 TL olduğu, evli ve 4 kişiye baktığının tespitine rağmen hapis cezanın 30 TL'den paraya çevrilmesi" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 02.10.2012 gün ve 905-1688 sayı ile; "Sanık hakkında asgari haddin üzerinde ceza tayin edilirken taksirin yoğunluğu gözetilmiştir. TCK 89/4. maddesi 1-3 yıl arası ceza öngörmektedir. TCK 61. maddesi ise ceza tayin edilirken uyulması gereken ilkeleri belirtmiştir. Bunlardan biri de taksirli suçlar için 'taksirin yoğunluğu'dur. Mahkememiz de alt sınırdan uzaklaşma gerekçesini kararda yazmıştır. Bu gerekçenin somut dayanağı, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda açıklanan, sanığın olayda tamamen kusurlu olmasıdır. Mağdurların olayda tali de olsa kusuru yoktur. Bunun üzerine mahkememiz asgari haddin üzerinde, azami haddin altında bir ceza belirlemiştir. Bu durumda doğru uygulama 1 yıl 6 ay mı olacaktır? 2 yıl hapis cezası neden hukuka aykırıdır? Diğer taraftan TCK 52. maddesi hürriyeti bağlayıcı cezayı adli para cezasına çevirirken sanığın ekonomik durumunu da gözeterek 20-100 TL parayı esas almıştır. Sanığın şoför olması, gelirinin olmasını dikkate alarak 20 TL'nin bir miktar üzerinde 30 TL'den paraya çevrilmesine karar verilmiştir. Sanığın hiç geliri olmaması halinde 20 TL'den çevrilmesi gerekecekti. Bu durumda doğru uygulama 25 TL mi olacaktır? 30 TL'den paraya çevrilmesi neden hukuka aykırıdır?