(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4870 E. , 2008/5658 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.02.2007 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki miktar fazlası belirtmesinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4870 E. , 2008/5658 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.02.2007 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki miktar fazlası belirtmesinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı 5495 ada 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan “7012 m2 Hazine fazlalığı vardır.” şeklindeki belirtmenin terkini istemi ile açılmıştır. Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı Hazine temyiz etmiştir. Dava konusu taşınmaz 11.09.1951-28.06.1952 tarihli 29 numaralı tapu kaydına dayanılarak 02.04.1958 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sonucu 17 zeytin ağacına havi tarla vasfı ile ve 8850 m2 olarak Salih Tınaz ve Adnan Karaosmanoğlu adına tescil edilmiştir. Kadastro tutanağında ise, 7012 m2 miktar fazlalığının Hazineye ait olduğu belirtilmiştir. Bu belirtme tutanaklar kesinleştikten sonra tapuya işlenmemiş ancak 29.12.1958 tarih 1791 sayılı yazı ile Mal Müdürlüğü ve İskan Müdürlüğü’ne bildirildiği belirtilerek beyanlar sütununa işlenmiştir. Şimdi davacı bu kaydın terkinini istemektedir. Varlığı kadastro tutanağında işaret edilen dava konusu belirtme 10 yıllık süre içerisinde tapu kaydına da 29.12.1958 tarihinde aynen aktarılmıştır. Eldeki dava ise, 21.02.2007 tarihinde açılmış bulunmaktadır. Burada öncelikle üzerinde durulması gereken sorun, kayıt maliki olan davacının kayıttaki belirtmenin terkini için açacağı davalarda 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağıdır. Gerçekten, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu m.12/3’deki “bu tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz” şeklindeki hüküm uyarınca şayet, taşınmazın tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçmiş ise, kayıt maliki belirtmenin terkini istemi ile kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz edemez ve dava açılması olanaklı değildir. Yasadaki 10 yıl olarak belirlenen dava açma süresinin hak düşürücü süre olduğu ve re’sen gözetilmesi gerektiği de kuşkusuzdur. Somut olayda; 5495 ada 1 parsel tapu kaydının geldi kayıtlarının beyanlar hanesine miktar fazlası belirtmesi Hazine tarafından tutanağın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık süre içerisinde işlendiğine, kadastro tutanağı 02.04.1958 tarihinde kesinleştiğine, dava ise, 21.02.2007 tarihinde açıldığına göre, hak düşürücü sürenin varlığı nedeniyle davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır.