4. Hukuk Dairesi 2010/7062 E. , 2011/7544 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 10/11/2008 gününde verilen dilekçe ile taşkın inşaat nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafın
**4. Hukuk Dairesi 2010/7062 E. , 2011/7544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 10/11/2008 gününde verilen dilekçe ile taşkın inşaat nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, taşkın inşaat nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, komşu parsel sahibi olan davalıların, kendisinden daha önce taşınmazlarına 2 katlı bina yaptıklarını, daha sonra kendisinin de taşınmazına inşaat yapmak istediği sırada davalılara ait binanın kendi taşınmazına tecavüzlü olduğunun anlaşıldığını, davalılara ait binanın yıkılması veya geri çekilmesi işleminin fahiş zarar doğuracağından mecburen kendi inşaatını tamamlamak zorunda kaldığını, bu nedenle kendi yaptırdığı 4 katlı binanın her katında kaybının bulunduğunu beyan ederek maddi zararının tazminini istemiştir. Davalılar, 2 katlı binalarını 1985 yılında yaptıklarını, o tarihte belediye fen memurlarınca ölçümün yapıldığını, buna göre ruhsat aldıklarını, bilerek yapılmış bir tecavüzlerinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Yerel Mahkemece, davacının arsasına belediyece müsaade edilen alandan daha büyük bir alanda inşaat yapıldığı, davalıların davacıya ait taşınmazda bulunan binaya değil arsaya tecavüzlerinin bulunduğu, davacının tazminat talebinin binada bulunan dairelerin alanında meydana gelen küçülmeye dayandığı, arsaya yapılan tecavüze ilişkin bir talebinin bulunmadığı ve talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davalılara ait 142 numaralı parselde bulunan binanın davacıya ait 121 numaralı parsele tecavüzü sabit olup, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar davada, tecavüz nedeniyle yapılan binada meydana gelen küçülme nedeniyle oluşan maddi zararın tazmini istenilmiş ise de; “çoğun içinde azın da bulunduğu” ilkesi gereğince, davacının arsanın küçülmesine ilişkin zararının hüküm altına alınması gerekir, ayrıca davalılarında bilirkişi raporuna yönelik beyanlarını içeren 21.12.2009 tarihli dilekçelerinde zarara yönelik kabulleri de vardır. Açıklanan nedenler karşısında, davacının arsasına yapılan tecavüz nedeniyle oluşan zararının hüküm altına alınması gerekirken Mahkemece, yetersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.