3. Hukuk Dairesi 2019/1824 E. , 2019/9679 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, adi ortaklığın feshedildiğinin tespitine, tasfiyesi talebinin reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T…
**3. Hukuk Dairesi 2019/1824 E. , 2019/9679 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, adi ortaklığın feshedildiğinin tespitine, tasfiyesi talebinin reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile arasında 05/03/2012 tarihli sözleşmeyle ... ünvanı adı altında tatlı imalatı ve satışı faaliyetine ilişkin adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunu, adi ortaklığın malvarlığının tasfiyesi konusunda anlaşamadıklarını, tasfiyenin mahkeme aracılığı ile gerçekleşmesinin gerektiğini, bunun için öncelikle malvarlığının tespit edilmesi gerektiğini, demirbaş listesinin hazırlanmasını talep ettiklerini, sermaye olarak her iki tarafında da 75.000,00 TL koymasının kararlaştırıldığını, kendisinin kısa bir süre sonra 75.000,00 TL katılım payı getirme borcunu ifa ettiğini, davalının ise halen sermaye koyma (katılım payı) yükümlüğünü yerine getirmediğini, ayrıca kendisinin usta belgesi olduğundan tatlı imalatının başına geçtiğini, davalının da satıştan sorumlu olduğunu, davalının ortaklığa ne sermaye ne de emek olarak hiçbir katkı sağlamadığını ve halen yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını, davalının tek başına ortaklığı temsil yetkisinin bulunduğunu, davalının gerektirdiğini temsil yetkisini kötüye kullandığını, demirbaş faturalarını fazla gösterdiğini, ödemeleri ortaklığa zarar verdiğini belirterek haklı sebeple ortaklığın feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı, davacının ortaklık hesabından kişisel harcamalar yaptığını ve hesabına para aktardığını, ayrıca 2014 yılbaşı öncesi iş yerini terk ettiğini, kendisinin ise ortaklık harcamaları için krediler çektiğini, kişisel kredi kartıyla ortaklık hesabına ödemelerde bulunduğunu, malzeme ve demirbaşlar satın aldığını, mevduat hesabından kira bedellerini ödediğini, icra takiplerine nakit bedeller ödediğini, yaptığı bu ödemelerinde de ortaklığa yapılan maddi katkı şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini, adi ortaklığın devamının mümkün olmadığını, hükmen tasfiyesinin gerektiğini, malvarlığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle verilen davanın usulden reddine ilişkin karar, Dairemizin 23.10.2017 tarihli, 2016/3412 Esas ve 2017/14362 Karar sayılı ilamıyla davanın taraflarının tacir olduğu ve uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.