4. Hukuk Dairesi 2016/3333 E. , 2018/378 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Yayıncılık ve İletişim Tic. A.Ş. ve diğerleri aleyhine 21/03/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/10/2015 günl…
**4. Hukuk Dairesi 2016/3333 E. , 2018/378 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Yayıncılık ve İletişim Tic. A.Ş. ve diğerleri aleyhine 21/03/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... Yayıncılık ve İletişim Tic. A.Ş. ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar ... Yayıncılık ve İletişim Tic. A.Ş. ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı şirkete ait ... ... gazetesi internet sitelerinde, "..." başlığı ile yayınlanan 17/02/2014 tarihli yazıda; davacının kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalıların davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. Mahkemece davalı sorumlu müdür ... hakkındaki davanın husumetten reddine, dava konusu yazı nedeniyle yapılan yorumlarda davacı ... eşinin kişilik haklarını rencide edecek şekilde ifadelere yer verildiği, yazıda davacı ... eşinin açık kimliklerinin kullanıldığı, konumları itibariyle basında yer almalarında kamuoyunu ilgilendiren bir durum olmadığı gerekçesiyle diğer davalılar yönünden manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.