4. Hukuk Dairesi 2012/11474 E. , 2012/18370 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... vd. tarafından, davalı ... aleyhine 13/02/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu yönünden davanın reddine dair verilen 28/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten so…
**4. Hukuk Dairesi 2012/11474 E. , 2012/18370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... vd. tarafından, davalı ... aleyhine 13/02/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu yönünden davanın reddine dair verilen 28/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince: Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle dava şartı noksanlığından usulden ret kararı verilmiş, kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. Davacılar, müşterek çocukları olan ...'ın Kadın ve Çocuk Hastanesinde doğumu sırasında tıbbi kurallara aykırı hareket edilmesi nedeniyle sağ kolunda sinir ve doku harabiyetine bağlı hasar meydana geldiğini belirterek davalı bakanlıktan maddi ve manevi tazminat istemişlerdir. Davalı bakanlık, hastane çalışanlarının gerekli dikkat ve özeni gösterdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkemece, davanın idari yargının görev alanına girdiğinden yargı yolu bakımından, dava şartı noksanlığından usulden ret kararı verilmiş, davalı bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde, “Her türlü idarî eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddî ve manevî zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemeleri bakar. İdarenin sorumluluğu dışında kalan sebeplerden doğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalarda dahi bu hüküm uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu madde hükmü ile, sadece kişinin vücut bütünlüğüne verilen maddi zararlar ile buna bağlı manevi zararların ve ölüm nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmini konusu kapsama alınmış ve bu tazminat davalarına bakma görevi İdari Yargıdan alınarak Asliye Hukuk Mahkemelerine verilmiştir. Bu şekilde uygulamaya giren kanun hükmünün, İdari Yargı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin görev alanını düzenleyen Anayasanın 125, 155 ve 157. madde hükümlerine aykırı olmasından dolayı Anayasa Mahkemesi'nin 16.02.2012 tarih ve Esas: 2011/35, Karar: 2012/23 sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal kararının 19.05.2012 tarih ve 28297 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. Davacılar, davalı bakanlığa bağlı hastanede çalışan personelin görevi kapsamında doğum yaptırırken, kusurlu eylemi sonucu yol açtığı zararın tazmini istemi ile davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesine göre görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır. Ancak yargılama devam ederken HMK'nun 3. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, mahkemece yargı yolu bakımından usulden ret kararı verilmiştir. Şu durumda, davacıların iradesi dışında gelişen hususlar dikkate alındığında davalı bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (4) bendinin hükümden çıkarılmasına, davacıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.