10. Hukuk Dairesi 2015/19196 E. , 2016/1900 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların, davalıdan 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılam neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anla…
**10. Hukuk Dairesi 2015/19196 E. , 2016/1900 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların, davalıdan 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılam neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı yasanın 26. maddesidir. Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında, “Mahkemece, bir makine, bir inşaat ve bir maden mühendisinden müteşekkil iş güvenliği uzmanları bilirkişilerce tanzim edilen, iş kazasında, davalı işveren ...’nin % 10, davalı ... ’nin % 60, sigortalının ise % 30 oranında kusurlu olduğunu belirten bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise, davalı taraflar arasındaki ilişkinin türü, söz konusu konteynırın taşındığı aracın nitelikleri ve olayın oluş şekli nazara alındığında davalıların kusurunun yeterince araştırılıp, değerlendirilmediği, hükme esas alınan bu raporun olayla örtüşür bir kusur raporu olmadığı ortada olup; rapor, bu yönüyle hüküm kurmaya da yeterli ve elverişli olmadığı, Mahkemece yapılacak iş, kazanın gerçekleştiği iş kolunda ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişi heyetinden, yukarıda belirtilen durumlar gereği kusur oran ve aidiyeti konusunda yeni rapor alınıp irdelenerek, sonucuna göre hüküm kurmaktan ibaret” olduğu belirtilmiştir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.