Ceza Genel Kurulu 2017/842 E. , 2018/457 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 445-8 Kasten öldürme suçundan sanığın, TCK'nın 81/1, 29, 62/1, 53/1, 63 ve 54/1-4. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.11.2013 tarihli ve 400-551 sayılı hükmün, sanık müdafisi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine do…
**Ceza Genel Kurulu 2017/842 E. , 2018/457 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 445-8 Kasten öldürme suçundan sanığın, TCK'nın 81/1, 29, 62/1, 53/1, 63 ve 54/1-4. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve müsadereye ilişkin Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.11.2013 tarihli ve 400-551 sayılı hükmün, sanık müdafisi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 08.10.2015 tarih ve 742-4783 sayı ile; “...Maktul ...'ın sanığın resmî nikâhlı eşi olan ... ile bir süredir ilişki kurduğu, olay günü yine..... ile cinsel ilişki kurmak amacıyla evine geldiği, iş yerinde bulunduğu sırada kendisine açılan bir telefon ile bu durumu öğrenen ve kendine ait eve gelen sanığın maktulü 9’u ölümcül olmak üzere 18 bıçak darbesiyle öldürdüğü anlaşılan olayda; evlilik birliği içinde sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar ve konut dokunulmazlığının ihlalinden ibaret haksız tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak, TCK’nın 29. maddesi uyarınca makul düzeyde indirim yapılması yerine yazılı şekilde 13 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 14.01.2016 tarih ve 445-8 sayı ile; "...5237 sayılı TCK'da 765 sayılı TCK'nın 51. maddesinde olduğu gibi ağır ve hafif haksız tahrik ayrımı yapılmamış, 29. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması sırasında mahkemenin somut olayın özelliğine ilişkin; haksız hareketin işleniş şekli, niteliği, zamanı, yöresel koşullar ve tahrik eden ile edilenin durumlarını nazara alıp, hakkaniyet ilkesine uygun biçimde tahrikin derecesini tayin ederek indirim oranının buna göre belirlemesi gerektiği düşüncesi kabul edilmiştir. Bu uygulamada en hafif derecede tahrikte alt sınırın, en ağır tahrikte ise üst sınırın tercih edilmesi ve aradaki durumların da buna göre takdir edilmesi gerekmektedir. 5237 sayılı TCK'nın haksız tahrikin derecesi ve indirim yapılabilmesi için hâkime geniş bir takdir yetkisi verdiği aşikârdır. Yargılaması yapılan olaylar ve tahrik teşkil edebilecek eylemler o kadar geniş bir yelpaze oluşturmaktadır ki bunu ancak yargılamayı yapan delillerle yüz yüze gelen mahkeme takdir edebilecektir. Tahrik nedeniyle indirim yapılırken sosyal şartlar, örf, adet, hukukun genel ilkeleri, hakkaniyet kuralları, haksız hareketin niteliği, derecesi, sürekliliği göz önünde tutulacaktır. Temyiz denetimi yapan Yargıtayın duruşma yapmadan tarafları görmeden delillerle yüz yüze gelmeden tahrikin varlığı yokluğu, yahut derecesini belirlemesi isabetli olmamaktadır. Yargıtay, ilk derece mahkemesince saptanan davranışın salt hukuka aykırı bulunup bulunmadığını gerekçe ile bağlı olarak inceleyebilmektedir. Yargıtayın, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek haksız tahrik derecesi belirlemesi bütün insanları aynı ruh kalıbına sokmak anlamına gelmektedir.