11. Ceza Dairesi 2024/5867 E. , 2025/5780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1811 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : İtirazın kabulü kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2023 tarihli ve 2019/182 Esas, 2020/591 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne dair merci İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli ve 2023/1811 Değişik İş sayılı kararının
**11. Ceza Dairesi 2024/5867 E. , 2025/5780 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1811 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : İtirazın kabulü kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2023 tarihli ve 2019/182 Esas, 2020/591 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne dair merci İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli ve 2023/1811 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/9853 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101742 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101742 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalafet suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2020 tarihli ve 2019/182 esas, 2020/591 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 31/03/2021 tarihli ve 2021/564 esas, 2021/1038 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/04/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle yapılan uyarlama talebinin, sanığın süresi içinde ödeme yapmayarak etkin pişmanlık göstermediğinden bahisle reddine ilişkin İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/08/2023 tarihli ve 2019/182 esas, 2020/591 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, aynı takvim yılı içerisinde işlenen suçların tek suç kabul edileceği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair mercii İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/02/2024 tarihli ve 2023/1811 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Ek fıkra uyarınca getirilen düzenlemenin, birden fazla takvim yılı içerisinde işlenen aynı nevi suçların tek suç olarak kabul edilerek, bu suçlara zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hususuna ilişkin olduğu, sanık hakkında ise yalnızca 2016 takvim yılı içerisinde aynı neviden birden fazla kez işlenen suçlara ilişkin hüküm kurulduğu, sonuç olarak 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle bir karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/182 Esas, 2020/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2016 takvim yılında zincirleme şekilde sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/564 Esas, 2021/1038 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir." hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 4. Cumhuriyet Başsavcılığının, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesini talep etmesi üzerine, İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2023 tarihli ve 2019/182 Esas, 2020/591 Karar sayılı ek kararı ile "... etkin pişmanlık göstermeyen hükümlü lehine yasal değişiklik bulunmadığından uyarlama talebinin reddine..." karar verilmiştir. 5. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli ve 2023/1811 Değişik İş sayılı kararı ile "...7394 sayılı yasa ile değişen 213 sayılı VUK'nın sanık lehine olacak şekilde yapılan yorumlardan aynı takvim yılı içerisinde birden fazla kez suçun işlenmesi halinde tek suç kabul edileceği, aynı takvim yılı içerisinde birden fazla kez suçun işlenmesinin temel cezanın tayininde dikkate alınabileceği, farklı takvim yılları içerisinde işlenen aynı suçun zincire esas olduğu hususu dikkate alınmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, yine açılacak olan yargılamada sanığın ödeme yapıp yapmadığının vergi dairesinden sorularak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin gerektiği..." denilmek suretiyle İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.08.2023 tarihli ve 2019/182 Esas, 2020/591 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne karar verilmiştir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; vergi dairesinin cevabi yazısına göre ödeme yapılmadığı ve hükümlünün 2016 takvim yılında değişik zamanlarda birden çok sahte fatura düzenlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin koşullarının mevcut olduğu anlaşılmakla, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli ve 2023/1811 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.