(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11706 E. , 2010/13486 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak tescil ve meni müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisind…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11706 E. , 2010/13486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak tescil ve meni müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı köy, 118, 121 ve 122 parsel sayılı taşınmazların öteden beri mera olduğunu, Çiftçiyi Topraklandırma Kanununa göre çalışma yapan komisyon tarafından da mera olarak saptanıp, yararlanmasının köye bırakıldığını, ancak idarece mera niteliğinin kaldırılarak kum ocağı niteliğiyle Hazine adına kaydedildiğini ve diğer davalı ... Rektörlüğüne tahsis edildiğini, öncesi mera olan bir yerin başka amaçla kullanılamayacağını, Hazine adına olan kayıtların iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına, bu yerlere üniversitenin haksız elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine, davanın süresinde açılmadığını, davalı Üniversite ise taşınmazların kendilerine tahsisi edildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir. Dava konusu taşınmazların, öteden beri mera olduğu,tahsis amacında sonradan değişiklik yapıldığı, taraflar arasında çekişme konusu değildir. Meralar, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı, bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olabilir. Bu yerler, ilke olarak devletin hüküm ve tasarufu altındaki yerlerdendir. Diğer taraftan mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, zamanaşımı ile kazanılması, sınırlarının daraltılması olanaklı değildir. Şayet, mera olan bir taşınmaza başka nedenlerle kullanma ihtiyacı duyulursa, bu ihtiyacın yasada öngörülen koşullara uyularak “tahsis amacının Değiştirilmesi” suretiyle yapılması gerekir. Yoksa, idari bir işlemle öncesi mera olan bir taşınmaz özel mülkiyete geçirilemez. Mahkemece, bu saptamalar gözetilmek suretiyle taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasında yasaya aykırı bir yön yoktur. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davada, mülkiyetin nakli davalılardan Hazine’den, elatmanın önlenmesi istemi ise davalı Üniversiteden talep edilmiştir. Esasen, dava konusu taşınmazlar üzerinde her iki davalının da muaraza yarattığı tartışmasızdır. Kısaca, davalılar arasında zorunlu bir dava arkadaşlığı bulunmaktadır. HUMK’nun 417.maddesi uyarınca, 954,60 TL olarak saptanan yargılama giderinin (harç hariç) her iki davalıdan alınması gerekirken, davalı Üniversiteden alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan, 2547 sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince, davalı Üniversitenin de harçtan muaf olduğunun gözden kaçırılması doğru değildir. Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. Ayrıca, mera olduğu saptanan taşınmazların yararlanma hakkı davacı köye ait olmak üzere, bunların saptanan niteliği ile özel siciline tesciliyle yetinilmesi gerekirken, mülkiyeti davacı köye ait gibi “davacı ... adına” tesciline karar verilmesi de kabul şekli bakımından yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, 06.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.