8. Hukuk Dairesi 2012/8300 E. , 2012/8007 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.01.2011 gün ve 141/1 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi ile davalı taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine temsilcisi, mülkiyeti davalıya ait olan 1103 parsel …
**8. Hukuk Dairesi 2012/8300 E. , 2012/8007 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.01.2011 gün ve 141/1 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi ile davalı taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine temsilcisi, mülkiyeti davalıya ait olan 1103 parsel sayılı taşınmazın, 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu açıklayarak tapu kaydının iptalini ve tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, Devletin verdiği tapunun iptalinin istenmesinin haksız olduğunu ve mülkiyet hakkının korunması gerektiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, esası bakımından davacı Hazine temsilcisi ile yargılama giderleri bakımından davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, hak düşürücü süreden reddine dair önceki karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07.06.2010 tarih, 2010/5629-6513 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; “ ...3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddine, ancak her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu ve dava tarihi itibarı ile davacı Hazinenin davasında haklı olup, buna bağlı olarak yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmasının ve haklılık durumunun değerlendirilmesi...” gereğine değinilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12.maddesinin