11. Ceza Dairesi 2017/11169 E. , 2019/7243 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine; ancak: 1- 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik za…
**11. Ceza Dairesi 2017/11169 E. , 2019/7243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine; ancak: 1- 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı; somut olayda, suça konu para makbuzlarının sanığın dosya içerisinde bir sureti bulunan 15.06.2010 tarihli dava dilekçesine ekli olarak aynı anda Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi‘ne ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında, bu belgelerin farklı zamanlarda kullanıldıklarına ilişkin kesin delil bulunmaması nedeniyle eylemin kül halinde 5237 sayılı TCK‘nin 207/1. maddesinde öngörülen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ancak sahte belge sayısı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suçun zincirleme şekilde işlendiği kabul edilerek cezanın TCK'nin 43/1. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini, 2- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu dışındakiler yönünden uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.