Başvuru, yerel ölçekte yayın yapan bir gazetede yayımlanan köşe yazısı nedeniyle başvurucunun şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yerel ölçekte yayın yapan bir gazetede yayımlanan köşe yazısı nedeniyle başvurucunun şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte bir üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Başvurucu 1997 yılından itibaren görev yaptığı üniversitede on üç yıl boyunca üniversite yönetimi ve özellikle olayların meydana geldiği tarihteki üniversite rektörü ile birtakım sorunlar yaşamıştır. Başvurucu, kendisine mobbing uygulandığı iddiasıyla hakkında verilen disiplin cezaları ile haksız atama ve işe son verme işlemlerine karşı idari yargıda; şeref ve itibarının zedelendiği iddiasıyla adli yargıda birçok dava açmış ve bazı husumetlerle ilgili olarak da suç duyurusunda bulunmuştur. Afyon'da yayımlanan Odak gazetesinin 16/11/2009 tarihli nüshasının ikinci sayfasında ve gazetenin internet sitesinde "Rektörlerin İşi Zor! (1)" başlıklı bir köşe yazısı yayımlanmıştır. Söz konusu yazının dayanağı olan olayların meydana geldiği tarihte üniversitenin rektörü iken daha sonra emekli olan yazar tarafından kaleme alınan köşe yazısında Türkiye'de üniversite idarelerinin karşı karşıya kaldığı dava tehditleri birkaç örnek verilerek anlatılmıştır. Bununla birlikte yazı ağırlıklı olarak başvurucu tarafından açılan davalar ile ilgili bilgiler ve başvurucunun öz geçmişinden oluşmaktadır. Yazının başvurucu ile alakalı kısmı şöyledir:"...Yıllarca üniversitelerin en üst seviyelerinde görev yapmış yöneticilerin karşılaştığı idari, akademik ve hukuki sorunlara örnek olarak ... Üniversitesinde 12 yıldır devam eden bir olay, hukuk sistemimizin durumu ve yöneticilerin kanun ve yönetmelikler çerçevesinde aldıkları kararların nasıl engellendiğine somut bir örnektir. ... Üniversitesi ... Eğitim Fakültesinde görevIi Yrd. Doç. Dr. Ali Calip Baltaoğlu 1997'den başlayarak, 12 yıl boyunca ... Üniversitesi aleyhine, Yök Başkanlığı aleyhine ve üniversitelerin yöneticileri aleyhine sayısını tespitte zorluk çekilen davalar açmış ve açmaya devam etmektedir.Adı geçen eleman tespit edilebildiği kadarıyla:Denizli İdare Mahkemesi: 13 davaManisa İdare Mahkemesi: 4 davaAfyon İdare Mahkemesi: 2 davaDanıştay: 2 davaAfyon Asliye Hukuk Mahkemesi: 3 davaUşak Asliye Hukuk Mahkemesi: 5 davaolmak üzere toplam 29 dava açmıştır.Bu eleman yine tespit edilebildiği kadarıyla açtığı 13 davada maddi ve manevi 000 TL (246 milyar TL) tazminat istemiştir. Bunlar içinde ... Üniversitesi eski Rektörüne ve YÖK eski Başkanına birlikte açılan 000 TL'lik manevi tazminat davası halen devam etmektedir. Bu eleman açtığı tazminat davalarıyla ek bir gelir elde etmeyi amaçlamaktadır. Başta öğretim elemanları olmak üzere binlerce kişinin çalıştığı üniversitelerde şimdiye kadar çok az sayıda eleman kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde cezalandırılmıştır.Açılan davalar içinde:YÖK Başkanlarına: Prof. Dr. K. G., Prof. Dr. E. T.Rektörlere: Prof. Dr. Ş. Y., Prof. Dr. H. S., Prof. Dr. A. Ş., Prof. Dr. Ş. Ö-A.Dekanlar, MYO Müdürleri vb. Bazı üniversite yöneticilerine: Prof. Dr. A. Ş., Prof. Dr. Ö., Prof. Dr. F. Ş., Prof. Dr. K. , Yrd. Doç. Dr. Y., Gen. Sek. T.aleyhine açılan davalar yer almaktadır.Yrd. Doç. Dr. Ali Galip Baltaoğlu'nun Uşak Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu, yine tespit edilebilen, deliller içinde:Davaya konu olan mahkeme kararları: 31Suç duyuruları, tanık ifadeleri: 26Devletin İdari birimlerine yapılan başvurular:36Basına ve kişilere gönderilen yazılar: 14olmak üzere toplam 107 belge bulunmaktadır.Yrd. Doç. Dr. Ali Galip Baltaoğlu, 1985 yılında ... Üniversitesinde göreve başlamış, 1995 yılında ... Üniversitesine yardımcı doçent olarak geçiş yapmıştır. Mesleğe girdiği 1985 yılından günümüze kadar geçen 24 yıllık sürede (kendisi 50 yaşındadır) yardımcı doçent seviyesinde kalmıştır. Yrd. Doç. Dr. Ali Galip Baltaoğlu'nun ... Üniversitesinde görev yaptığı 14 yıllık dönemde doğru dürüst bilimsel çalışması ve yeterli yabancı dil bilgisi olmadığı için doçentlik sınavına başvuramamıştır. Öğretim üyeliği mesleğinin yardımcı doçentlikten geçtiği bir statüde, akademik yükselme imkanı bulamayanların meslekten yıllar önce ayrılmaları gerekirdi. Öğretim üyeleri, genelde 15 yılı doldurmadan profesör unvanına sahip olurlar. Öğretim üyeliği seçkin bir meslektir. Bu meslekte en önemli unsur sevgi ve saygıdır. Meslekte usta-çırak, kardeş-ağabey, öğrenci-hoca ilişkisi içerisinde çalışılır. Bu meslekte hocasına hakaret eden, en ağır ifadelerle onları suçlayan, her olayda adli makamlara başvuran, hocalarına doğru olmayan iftiralarda bulunan, medyaya sürekli doğru olmayan beyanlar servis eden bir kimsenin bu meslekte kalması herhalde mümkün olmamalıdır. Bu ilke birçok meslek için de yaygınlaştırılabilir. Yapılan hakaretlere avukatların da karışması işin terbiye sınırlarının nasıl aşıldığının başka bir göstergesidir. Rektörlere, dekanlara yapılan hakaretler bürokratik, akademik terbiyenin dışında aile terbiyesiyle de ilgilidir." Başvurucu, anılan yazıda hakkında yer alan asılsız iddialar ve hakaret içeren ifadeler nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek köşe yazısının yazarı ile gazetenin imtiyaz sahibi aleyhine tazminat davası açmıştır. Afyonkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi 28/3/2012 tarihinde davanın kısmen kabulü ile davalılar aleyhine müştereken 000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Mahkeme, başvurucu tarafından gerek idari yargıda gerek adli yargıda açılan davaları ve verilen kararları inceleyerek üniversite yönetiminin başvurucu hakkındaki tasarruflarının hukuka uygun olmadığının yargı kararları ile sabit olduğunu belirtmiştir. Mahkeme bu nedene dayanarak köşe yazısının başvurucu ile davalı arasında daha önce yaşanan olayların doğurduğu saikle yazıldığı, yazı ile başvurucunun kişilik haklarına tecavüz edildiği kanaatine varmıştır. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesince (Daire) 11/6/2013 tarihinde bozulmuştur. Bozma ilamının gerekçesi şöyledir:"Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.Dava konusu köşe yazısında, davalı ..., davacı Ali Galip Baltaoğlu'nun kendisi ile ve Afyon Kocatepe Üniversitesiile arasındaki hukuki süreçten bahsetmiş, konuyu kendi bakış açısı ile anlatmış, davacıya yönelik temenni niteliğinde ifadeler kullanmış, kısmen de yakınmalarını okuyucu ile paylaşmıştır. Köşe yazılarının aynı zamanda yazarının eleştirisini de içermesi ve yazarın kişisel değer yargısı niteliğindeki bazı ifadelerin bulunması doğaldır. Dava konusu edilen yazı bir bütün olarak davacıların kişilik haklarına saldırı amacını taşımadığı, eleştiri sınırlarının aşılmadığı anlaşılmaktadır. " Bozma üzerine Afyonkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi 25/10/2013 tarihinde bozma ilamında yer alan gerekçeyle davanın reddine karar vermiştir. Karar Dairenin 20/3/2014 tarihli ilamı ile onanmış, karar düzeltme talebi Dairenin 5/11/2014 tarihli ilamı ile reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 4/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun "Sorumluluk" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı kararlar için İlhan Cihaner (2) (B. No: 2013/5574, 30/6/2014), Bekir Coşkun ([GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015) ve Kemal Kılıçdaroğlu (B. No: 2014/1577, 25/10/2017) kararlarına bakılabilir.