4. Hukuk Dairesi 2021/4217 E. , 2021/8155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 01/09/2014 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki araçla davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralanarak malul
**4. Hukuk Dairesi 2021/4217 E. , 2021/8155 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; 01/09/2014 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki araçla davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 66.895,15 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 66.895,15 TL maddi tazminatının 10/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince başvuru konusu kaza sebebiyle başvuru sahibinin maddi zararının giderilmesi ve haklarını saklı tutmaması sebebiyle tazminat hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafın uzlaşma sebebiyle tazminat haklarından feragat etmiş sayılacağına yönelik itirazının kabulü ile başvurunun reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253/17. maddesinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder." ve CMK'nın 253/19. maddesinde de "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükümleri yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre; taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 73/7. maddesinde "Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetinden vazgeçmesinden ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtığini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz" hükmü yer almaktadır. Somut olayda; ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/395 E. sayılı dosya ile davalının trafik sigortacısı olduğu aracın sürücüsü ... hakkında davacı ... 'ye yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı açılan kamu davasında müşteki ...'nin şikayetinden vazgeçmesi ve sanığın üzerine atılı bulunan suçun kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olması, 5237 sayılı TCK'nın 73/4 maddesine göre kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin şikayetten vazgeçmesinin davayı düşüreceğinin belirtilmesi nedeni ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeni ile düşmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; İtiraz hakem heyetince davalının uzlaşma sebebiyle davacının tazminat haklarından feragat etmiş sayılacağı itirazı kabul edilerek başvurunun reddine karar verilmiş ise de kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi nedeniyle CMK'nın 253/19. maddesinin uygulanma imkânının bulunmadığı, davacının 25/03/2015 tarihli duruşmadaki ifadesinde 'şikayetimden vazgeçiyorum, davaya katılmak istemiyorum, maddi zararım giderilmiştir.' şeklinde beyanı değerlendirildiğinde şikayetten vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtığini ayrıca açıklamadığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK'nın 73/7. maddesinin de uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu durumda, İtiraz hakem heyetince dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile başvurunun esastan reddine karar verilmesi yerine davalı vekilinin sair itiraz sebepleri incelenerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile başvurunun reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 03/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.