10. Hukuk Dairesi 2025/12405 E. , 2025/18096 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2200 E., 2025/1183 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI: 2015/168 E., 2022/601 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten …
10. Hukuk Dairesi 2025/12405 E. , 2025/18096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2200 E., 2025/1183 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI: 2015/168 E., 2022/601 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 01.04.2009 tarihinden 01.11.2012 tarihine kadar müşteri temsilcisi- call center olarak çalıştığını belirterek hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin her bir çalışanının ... bildiriminin süresinde yapıldığını, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde müvekkil şirkette herhangi bir çalışmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafın dosyaya bildirilen işçilik alacakları davasında çalışmasının ispatlanmadığını, alacak davasının hizmet tespiti davasını etkilemediğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili; müvekkili Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, davalı işverenin ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumu nezindeki kayıtlarının getirilmesini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa, tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olması, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, tanık beyanları değerlendirilirken, işyerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve iş yeri hakkındaki bilgileri ve tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olmasının dikkate alınması gerektiğini, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; bordro tanıklarının beyanları ile dosya arasında mevcut bulunan ve kesinleşen işçilik alacaklarına ilişkin dosyada hükme esas alınan ücret miktarı birlikte değerlendirilip davacının kıdemi ve yaptığı işin niteliği de dikkate alınarak çalışmasının geçtiği ilgili dönemde davalı iş yeri tarafından Kuruma bildirilen ücret miktarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve Kurum kayıtlarının bilirkişi raporundaki hesaplama ve tespitler doğrultusunda düzeltilmesi gerektiği kanaatiyle; Davanın kabulü ile Davacının, davalı işyerinde; 01/04/2009-30/06/2009 tarihleri arasında günlük 22,20 TL ücretle 90... /07/2009-31/12/2009 tarihleri arasında günlük 23,10 TL ücretle 1 80... /01/2010-30/06/2010 tarihleri arasında günlük 24,30 TL ücretle 1 80... /07/2010-31/12/2010 tarihleri arasında günlük 25,35 TL ücretle 1 80... /01/2011-30/06/2011 tarihleri arasında günlük 39,57 TL ücretle 1 80... /07/2011-01/11/2012 tarihleri arasında günlük 39,57 TL ücretle 120 Gün süre ile çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyan etmektedir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi Kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Eldeki davanın,19.03.2015 tarihinde açıldığı ve hizmet tespiti istemine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince kararında Sosyal Güvenlik Kurumunun usule aykırı olarak davalı sıfatı ile yer aldığı ve hüküm fıkrasında aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında yer alan "Davalı: ..." ibaresinin silinerek yerine "Fer'i Müdahil: ..." ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan "Davalılardan müştereken ve müteselsilen" ibaresi silinerek yerine "Davalıdan" ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan "Davalılardan müştereken ve müteselsilen" ibaresi silinerek yerine "Davalıdan" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.