T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2654 KARAR NO : 2026/703 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/06/2025 NUMARASI : 2022/340 E - 2025/481 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2654 KARAR NO : 2026/703 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/06/2025 NUMARASI : 2022/340 E - 2025/481 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın , sayaç üzerine pil devresi ile çalışan elektromanyetik cihaz koymak sureti ile kaçak elektrik kullandığını, ... Nolu. Kaçak / Usulsüz Elektrik Kullanım Tespiti Tutanağı tanzim edildiğini, ilgili tutanağa bağlı olarak 119.466,36-TL bedelli fatura düzenlendiğini, belirtilen faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğini, kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek, 121.270,78-TL'nin tahsili amacı ile İstanbul 8.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığından bahisle iş bu davanın açıldığını beyan ederek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına , alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yıllardır aynı yerde faaliyetlerini yürüttüğünü, hiçbir kontrolde kaçak elektrik kullanımına rastlanılmadığını, tüketimine göre yüksek faturalar ödediğini, dava dilekçesinde belirtilen elektromanyetik cihazı müvekkilinin koymadığını, ayrıca söz konusu cihazın ne olduğunu, gerçekten elektrik sayacını uyutup uyutmadığını da bilmediğini, konu ile ilgili bilirkişi raporunun alınmasının gerektiğini, ceza miktarının hesaplamaya göre oldukça yüksek olduğunu, usulüne uygun hesaplama yapılmadığını, ihtilafsız kullanımın tespitinin gerektiğini, eğer tespitin olmaması halinde bir önceki yılın aynı dönemindeki fatura miktarının ihtilafsız kullanım olarak kabulünün gerektiğini, ihtilafsız kullanım tespit edildikten sonra ödenen faturalardaki kullanım miktarı ile ihtilafsız kullanım miktarı arasındaki farkın kaçak kullanım miktarı olarak belirlenebileceğini belirterek, davanın reddini, davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme,gerekçeli ek raporun ve kök raporun asıl alacak tutarının tespiti bakımından hükme esas alınabileceği, ancak taraflar tacir olduğundan uygulanması gereken faiz türünün avans faizi olduğu, buna göre taleple bağlılık kuralı da nazara alınarak resen yapılan hesaplamada davacının davalıdan 119.466,36-TL asıl alacak, 1.315,77-TL işlemiş faiz ve 236,84-TL KDV olmak üzere toplam 121.018,97-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, alacak haksız fiil niteliğindeki kaçak kullanıma dayanmakla likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin ise reddi gerektiği gerekçesi ile; "Davanın KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 119.466,36-TL asıl alacak, 1.315,77-TL işlemiş faiz ve 236,84-TL KDV olmak üzere toplam 121.018,97-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, uygulanacak olacak faiz avans faizi belirlenmek sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olmadığından davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir. Kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiş,davalı tarafın istinaf talebinin süresinde istinaf harçlarının yatırılmaması sebebiyle davalının istinaf talebinin reddine dair 23/09/2025 tarihli ek kararın verildiği,bu ek kararın davalı vekiline tebliğ edildiği ve 28/09/2025 tarihinde okunmuş sayıldığı.ek karara karşı davalı tarafça istinaf talebinde bulunulmadığı görülmekle sadece davacı istinafının incelenmesi gerekmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın kesinlik sınırı içinde kalmadığını,davada avans faizi yerine amme alacaklarının tahsiline dair faiz türünün ve oranının uygulanması gerekiği,icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği,bu nedenle kararın kaldırılmasını (icra inkar tazminatı yönünden HGK kararı sunularak bu yönden kararın kesin olmadığını bildirerek) talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Yargılama sırasında alınan kök bilirkişi raporunda özetle;"Tutanak tanzim esnasında sayaca takılı magnetik cihaz açıkça tespit edilebilmektedir. Magnetik cihazın kaldırılması ile sayaç normal tüketim kayıt etmeye başlamıştır. Takılı cihazın sayacın doğru tüketim kayıt ettiğini engellediği hususu sayaç üzerindeki impuls atımları ile sabittir.Davalı şirket sayacı tarafından kayıt edilen tutanak öncesi 159,08 kwh/gün tüketim ortalaması , tutanak tarihi itibariyle mahalde tespit edilen 56460 watt güce göre mahalde tüketilebilecek elektrik miktarına göre (56460watt x 0,6 =33876 watt x 8 saat/gün =271,00 kwh/gün) oldukça düşüktür. Mahalde 56460 watt güç tespit edilmesine rağmen , sayacın 12900 watt güç kayıt etmesi de tüketilen elektriğin tamamının sayaçtan geçirilmediğinin açık göstergesidir. Tutanak tarihi itibariyle sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı kanaatine varılmıştır.Mevzuat hükümleri dava konusu tutanak için yukarıda ayrı başlıklar altında değerlendirilmiş olup, kaçak tahakkukun mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan gerekçelerle, takibin 119.466,36-TL (asıl alacak) + 1.529,17-TL (gecikmiş gün faizi) + 275,25-TL (faiz KDV'si) olmak üzere toplam 121.270,78-TL üzerinden davalı .... Ltd. Şti., adına devam edebileceği" belirtilmiş,itiraz sonrası alınan ek raporda ise kök rapordaki tespitlerin tekrar edildiği anlaşılmıştır. Ancak bilirkişi raporlarında davalı yönünden avans faizi yerine amme alacaklarının tahsiline ilişkin faiz hükümleri uygulanarak gecikme zammının hesaplandığı görülmekle,mahkemece gecikme zammı faizin KDV sin resen hesaplandığı ,bu doğrultuda davacının davalıdan takipte, 119.466,36-TL asıl alacak, 1.315,77-TL işlemiş faiz ve 236,84-TL KDV olmak üzere toplam 121.018,97-TL alacaklı olduğu belirlenmekle,gerek kök ve ek raporlarda ve gerekse avans faizi yönünden mahkemenin resen yapılan faiz hesabında aykırılık görülmemiştir. Takibe konu alacağın sebebi kaçak elektrik kullanım olan haksız fiile dayanması sebebiyle alacak likit olarak kabul edilemeyeceğinden,davada icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı da açıktır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacı ...'dan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026