19. Ceza Dairesi 2015/2615 E. , 2016/15292 K. "" http://www......com ile http://.....com isimli internet sitelerinde 06/03/2014 tarihinde “...’dan ithal saadet” başlığıyla yayımlanan yazı nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia eden ilgilisi ...Kozmetik Ürünleri Tic. Ltd. Şti vekili tarafından yapılan yazı içeriğinin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinin kabulüne dair İstanbul Anadolu 33. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/04/2014 tarihli ve 2014/18…
**19. Ceza Dairesi 2015/2615 E. , 2016/15292 K.** **"İçtihat Metni"** http://www......com ile http://.....com isimli internet sitelerinde 06/03/2014 tarihinde “...’dan ithal saadet” başlığıyla yayımlanan yazı nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia eden ilgilisi ...Kozmetik Ürünleri Tic. Ltd. Şti vekili tarafından yapılan yazı içeriğinin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi talebinin kabulüne dair İstanbul Anadolu 33. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/04/2014 tarihli ve 2014/188 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın keza reddine ilişkin ..... Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2014 tarihli ve 2014/170 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 21/07/2015 gün ve 49259 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/02/2015 gün ve ..... sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9/1. maddesi uyarınca internet içeriğinin yayından çıkartılması ya da erişimin engellenmesinin, internet ortamında yapılan yayın içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması hâline özgü olduğu, ancak bunun haber verme hakkının sınırlanmasına yol açacak yaygınlıkta kullanılamayacağı, bahse konu internet içeriğinin ise kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; .... İnsan Hakları Mahkemesi; ..../.... (B.No:5493/72, 07/12/1976) kararında " Düşünceyi açıklama özgürlüğü, sadece hoşa giden veya zararsız ya da tepki yaratmaz sayılan haberler veya fikirler için değil, fakat devlete veya halkın bir kısmına ters düşen, şoke eden ya da üzüntüye sevk edenler için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve yeniliğe kucak açma bunu gerektirir ve bunlar olmadan demokratik toplum olmaz." biçimindeki ve yine .../ ... (B. No: 9815/82, 08/0701986) kararında da “Bu bağlamda Mahkeme, Sözleşme’nin 10(1). fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini gerçekleştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatır. İfade özgürlüğü, Sözleşme’nin 10(2). Fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulanır. Bunlar, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olup, bunlar olmaksızın "demokratik toplum" olmaz (bk. yukarıda geçen Handyside kararı, parag. 49).