T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1143 - 2026/622 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1143 KARAR NO : 2026/622 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.02.2024 NUMARASI : 2020/3 Esas 2024/108 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1143 - 2026/622 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1143 KARAR NO : 2026/622 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.02.2024 NUMARASI : 2020/3 Esas 2024/108 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Ve Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03.05.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.01.2017 tarihinde davacının motosiklet ile seyrederek olay yerindeki kavşağına girişinde davalı ... idaresindeki, davalı ...'ın maliki olduğu ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın yandan çarpması sonucu kaza geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacının yaralandığını, davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu oluşan kırıklar yüzünden geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığı ve bu nedenle kazadan sonra herhangi bir iş yerinde de çalışamadığını, davacının kazadan sonra işten çıkarıldığını, davalı sigortaya 07.04.2017 tarihinde müracaat edilmiş olmasına karşın talebi karşılar şekilde cevap verilmediğini, daha önce Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde de dava açtıklarını, ancak davada deliller toplandıktan sonra takip edilmediğinden, açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek, talebi artırmak üzere 400,00 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacına verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça daha önce aynı taleple Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılmış olup davacı ...'in Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/891 Esas sayılı dosyasına sunduğu 11.07.2019 tarihli feragat dilekçesi ile davalı ... Sigorta AŞ hakkındaki davasından feragat ettiğini, davacı ...'in maluliyet oranının 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda kaza ile illiyetli olmayan arazları da dikkate alındığından davacının kaza ile illiyetli özür oranının olması gerekenden yüksek tespit edildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiş, davalı ... vekili yargılama sırasında davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, yaralama ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu; olaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/891 Esas sayılı dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenmiş rapora göre; yol ver levhasına uymayarak davalının kullandığı motosiklete ilk geçiş hakkını bırakmayan sürücü ... kazanın oluşumunda tamamen kusurlu, herhangi bir kural ihlali bulunmayan davacı ise kazanın oluşumda kusursuz olduğu; Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenmiş 19.11.2020 tarihli rapor uyarınca davacının kazaya bağlı sürekli iş göremezlik oranı %9 olup geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu; davacının meydana gelen yaralanması nedeniyle 6098 sayılı TBK'nın 56.maddesi uyarınca manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu, maddi tazminat istemi yönünden ise; davacının maddi, manevi tazminat istemli açmış olduğu davanın Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/891 Esas sayılı dosyası ile görülmüş olduğunun anlaşıldığı, anılan davada davacının maddi tazminat istemleri sigorta şirketi tarafından karşılandığı, şu durumda; davacının karşılanmayan maddi tazminat isteminin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle “Davacının maddi tazimat isteminin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.01.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, maddi zararların karşılanmadığını, Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında açılan davanın, takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu nedenle söz konusu dosyaya istinaden zararın karşılandığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/891 Esas sayılı dosyasında, davacı maddi tazminat talebinden feragat etmiş ise de, yapılan feragatin geçerli olmadığını, davacının söz konusu davayı 18.06.2019 tarihinde takip etmeyerek müracaata bıraktığını, dolayısı ile bu tarihten sonra dosyanın yenilenmediğini, dosyada yenileme dışında hiçbir işlem yapılamayacağından, geçerli bir feragat olmadığını, bu nedenle maddi tazminata ilişkin zararın karşılandığından söz edilemeyeceğini, kaldı ki, feragatin kayıtsız şartsız olması gerektiğini, davacının ise sulhen feragat ettiğini ve %5 maluliyeti kabul etmesi karşılığında zararının karşılandığını, halbuki söz konusu dosyada en son maluliyetinin %26 olduğu, Hacettepe Üniversitesinden alınan 01.11.2018 tarihli raporda ise %9 olduğunu, davacının maluliyeti bu denli yüksek iken karşı tarafın %5 maluliyeti kabul etmesi ile zararın karşılanmasına yönelik feragatin şarta bağlı olduğundan geçersiz olduğunu, ayrıca, sigortanın da davacıya ödemesi gereken 34.570,14 TL’yi ödemeyerek sulh sözleşmesini de ihlal ettiğini, zamanında tam ve eksiksiz ödeme olmadığını, bu nedenle feragatin geçersiz olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Davacı aynı talepler ile aynı davalılara yönelik olarak Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/891 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, ancak söz konusu dava takip edilmediğinden, mahkemece açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/891Esas sayılı dosyasında, manevi tazminata yönelik olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, davacının manevi zararını eldeki davada talep edebileceği, maddi tazminata yönelik olarak ise, davacının iddiasının aksine maddi tazminata yönelik olarak, sigorta şirketi yönünden davanın açılmamış sayılmasına değil, sulhe dayalı feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve davacının zararı karşılandığından ve karşılanmayan zararı bulunmadığından, bahisle, eldeki davada manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili tarafından Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/891 Esas - 2019/900 Karar sayılı dosyasında, aynı davalılardan, aynı zararları kapsamında maddi ve manevi tazminat talep ettiği, 18.06.2019 tarihli duruşmaya davacının mazeretsiz olarak gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacının 11.07.2019 tarihinde sigorta ile sulh olduğundan bahisle, taraf ayrımı gözetmeksizin maddi tazminat davasından feragat ettiğine dair dilekçesi üzerine, daha önce takipsiz bırakılan davanın yasal süresi içerisinde yenilenmemesi üzerine de mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 03.12.2019 tarihinde, "Davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine", "Davalılar ... ve ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına," karar verildiği, söz konusu karara karşı davacının, takipsiz bırakılan dosyada verilen, davadan feragat edilemeyeceğinden, feragatin geçerli olmadığından bahisle kararı istinaf ettiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 04.02.2021 tarihli 2020/1884 Esas - 2021/189 Karar sayılı kararı ile feragatin geçerli olduğu belirtilerek "davacı ...’in söz konusu feragat dilekçesine göre sadece davalı sigorta şirketi açısından değil, davadan feragat ettiği anlaşıldığından, tüm davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, davacının istinaf talebinde bulunması nedeniyle daha aleyhine hüküm kurulamayacağından bu hususa girilmemiştir." denilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, söz konusu karara yönelik olarak davacının aynı sebeplerle temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 13.02.2023 tarihli 2021/17083 Esas - 2023/1644 Karar sayılı kararında, "davacı asılın dava dosyasına sunduğu 11.07.2019 tarihli feragat dilekçesi ile sigorta şirketi ile sulh olması sebebiyle davadan feragat ettiğini açıkça belirtmesine, feragat beyanının hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilecek olmasına ve davadan feragatin kayıtsız ve şartsız yapılmış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." denilerek, kararın onanmasına karar verildiği, eldeki davanın da 02.01.2020 tarihinde, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasının sigorta şirketi yönünden derdest olduğu tarihte, ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf edildiği tarih itibariyle açıldığı anlaşılmıştır. Davacının, eldeki davada ileri sürüdüğü hususlar, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilen karara karşı istinaf dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerin esastan incelenerek, yerinde görülmediği gibi feragatin geçerli olduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından aynı taraflar hakkında aynı sebepler çerçevesinde dava açmış ve maddi tazminat talebinden, dosyanın işlemden kaldırıldığı dönemde, mahkemeye verdiği feragat dilekçesiyle maddi tazminat davasından feragat etmiş ve mahkemece sigorta şirketi hakkında bu yönden feragat nedeniyle ret kararı verilmesi, söz konusu karar kesinleşmeden eldeki davanın açılmış olması nedeniyle, önceki dava ile eldeki dava arasında derdestlik olabileceği düşünülebilir ise de, davacının söz konusu dosyada feragat yerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olarak kanun yoluna başvurulmuş olmasına ve söz konusu dosyada takip etmeme iradesinin ortaya konulmuş olmasına göre, istinaf edenin sıfatı ve dosyada gelinen aşama nazara alındığında, maddi tazminat taleplerinin tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş olması da nazara alınarak, bu durum sonuca etkili görülmemiştir. Davacı vekili tarafından, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki feragatin geçerli olmadığını, davanın takip edilmediği dönemde verilen feragat dilekçesinin nazara alınmaması gerektiğini ileri sürmüş ise de, söz konusu itirazları Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında ileri sürülmüş ve dosyanın istinaf ve temyiz incelemesinde yerinde görülmemiş olmasına, feragatin geçerli olduğunun kesin hükümle tespit edilmiş olmasına ve feragat dilekçesinin tüm davalılardan maddi tazminat talebine yönelik olduğunun anlaşılmasına göre, her ne kadar söz konusu kararda, sigorta şirketi haricindeki davalılar yönünden maddi tazminata yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu davalılar açısından kararın kesin hüküm oluşturmayacağı düşünülse de, feragatin maddi tazminata yönelik tüm davalılar yönünden olmasına, söz konusu davada, sigorta haricindeki davalılar hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin haklarındaki feragati geçersiz kılmayacak olmasına, sonuç itibariyle ilk derece mahkemesi tarafından maddi tazminata yönelik tüm davalılar aleyhine verilen ret kararında istinafa gelenin sıfatı gözetildiğinde isabetsizlik bulunmaması göre davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının ileri sürüdüğü istinaf sebeplerinin aynı taraflar arasında görülen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında, istinaf ve temyiz aşamasında incelenerek değerlendirilmiş ve söz konusu kararında kesinleşmiş olmasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtayda TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n