4. Hukuk Dairesi 2022/3424 E. , 2024/6060 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1125 Esas - 2022/128 Karar HÜKÜM/KARAR : Red- Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/470 Esas - 2018/1136 Karar Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından …
**4. Hukuk Dairesi 2022/3424 E. , 2024/6060 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1125 Esas - 2022/128 Karar HÜKÜM/KARAR : Red- Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/470 Esas - 2018/1136 Karar Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 11.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ...geldiler. Davacı ve davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin ZMSS sigortacısı olduğu, davalı şirketin işleteni olduğu araç ile dava dışı aracın 18.09.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı ... şirketinin sigortalı araçta yolcu konumunda olan dava dışı ...'a yaralanması nedeniyle toplam 487.190,27 TL ödemede bulunduğunu, davaya konu kazaya sigortalı araç sürücüsünün asli kusuruyla neden olduğunu, sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullandığını, bu nedenle davalı işletene rücu hakkı olduğunu, Menderes İcra Müdürlüğünün 2016/62 sayılı dosyası ile davalı işleten aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek Menderes İcra Müdürlüğünün 2016/62 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında inkar tazminatına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihi ile takip tarihi esas alındığında zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalının oto kiralama şirketi olup aracın belirsiz süreli olarak dava dışı sürücü ... ....'a 28.02.2012 tarihinde kiralandığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalının işleten sıfatının sona erdiğini, rücu şartlarının oluşmadığını, kazanın salt alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispatı gerektiğini, kusur oranlarının kabul edilmediğini, dava dışı yolcunun araçta hatır için taşınması ve alkollü olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; rücu davalarındaki zamanaşımının Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesine göre tazminatın tamamının ödendiği ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak 10 yıl olduğu, ilk ödeme olan 04.11.2013 tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde takibin 21.07.2015 tarihinde yapılmış olması nedeniyle zamanaşımının geçmediği ve bu nedenle zamanaşımı definin reddine karar verildiği, alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün %80 oranında, diğer araç sürücüsünün ise % 20 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kaza saatinde 1,43 promil oranında alkollü olduğu, ancak bu alkolün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, diğer araç sürücüsünün de % 20 oranında kusurunun tespit edildiği, kazanın tek başına alkolün etkisiyle meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; red kararının hatalı olduğunu, 1.00 promilin üzerinde alkollü kullanımda artık alkolün kazaya etkisi aranmayarak mutlak olarak alkolün kazaya tesiri olduğunun varsayılacağını, Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Şartlar çerçevesinde sigortalıya rücu için KTK 48 inci maddede belirtilen sınırların üzerinde alkol alınmasının yeterli olduğunu, davaya konu olayın kamu düzeni ile ilgisinin göz ardı edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kötüniyet tazminatının reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi tarafından trafik uzmanı, sigorta hukukçusu ve nörolog bilirkişiden alınan raporda; kaza sırasında 1,46 promil alkollü olan sigortalı araç sürücüsünün dava dışı diğer aracın arka tamponunun sol arka kısmına çarptığı, sigortalı araç sürücüsünün gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek hızlı gitmesiyle ve alkolün etkisi nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsünün yolun sağına yanaşması ve kazayı önlemeye çalışması gerekirken bu hususlara riayet etmediği ve %20 oranında kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün alkolünün salt tek başına etken olmadığının belirlenmiş olduğu, kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki diğer araç sürücüsünün şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte bulunan araçların emniyetle geçişini beklemek kuralını ihlal ettiğine dair maddi vakıa tespitinin olduğu, dolayısıyla kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşmediği, dolayısıyla teminat dışı halin söz konusu olmadığının anlaşıldığı, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin yargılamayı gerektirdiği gözetilerek kötüniyet tazminatı şartları bulunmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin isabetli olduğu gerekçesiyle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı, davalı vekili katılma yoluyla ve duruşmasız temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.00 promilin üzerinde alkollü kullanımda artık alkolün kazaya etkisi aranmayarak mutlak olarak alkolün kazaya tesiri olduğunun varsayılacağını, Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Şartlar çerçevesinde sigortalıya rücu için KTK'nın 48 inci maddesinde belirtilen sınırların üzerinde alkol alınmasının yeterli olduğunu, davaya konu olayın kamu düzeni ile ilgisinin göz ardı edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davalının işleten sıfatının bulunmadığını, zamanaşımından red kararı verilmesi gerektiğini, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ve dava dışı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğu gözetildiğinde davacının icra takibine girişmesinin kötüniyetli olduğunu, bu nedenle kötüniyet tazminatının reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı şirketin ZMSS sigortacısı olduğu, davalı şirketin işleteni olduğu araç ile dava dışı aracın 18.09.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacı ... şirketinin sigortalı araçta yolcu konumunda olan dava dışı ...'a cismani zarar nedeniyle yaptığı ödemenin davalı işletenden alkollü araç kullanımı sebebiyle rücuen tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddeleri ile 95 inci maddesinin ikinci fıkrası Karayolu Trafik Yönetmeliğinin 97 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar B.4 maddesi (d) bendi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ilk derece mahkemesi tarafından alınan kusur raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olmasına, kazanın salt alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin anlaşılmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.