T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ...-... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespi…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ...-... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Faturadan kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... İcra Dairesi...dosyasında davalı ... Yapı İnşaat Ticaret Ltd. Şti'nin alacaklı olarak müvekkili ... aleyhinde 17.05.2022 tarihli faturaya dayalı olarak alacak takibi başlatdığını, iş takip mernis şerhli olarak tebliğ yapılması sebebi ile müvekkilinin dosyadan haberi olmayıp takibin kesinleşmiş bulunduğunu, tebligatın muhtara yapılması sebebi ile takibe itiraz mümkün olmadığını, müvekkilinin 31.12.2022 tarihinde ticari işletmesini kapattığını, davalının takip dayanağı yaptığı fatura bedelinin davalı-alacaklıya gerek tahsilat makbuzları ve gerekse banka havaleleri ile ödendiğini ve davalı-alacaklının takibinde haksız durumda olduğunu, müvekkilinin kızı ...'a ait ... hesabından davalı alacaklının ... ... iban nolu hesabına 20.06.2022 tarihinde 5.000 TL, 22.06.2022 tarihinde 5.000 TL 05.07.2022 tarihinde 5.000 TL 28.07.2022 tarihinde 7.000 Tl 28.07.2022 tarihinde 3.000 TL bankadan toplam 25.000,00 TL havale yolu ile ödeme yapıldığını, ayrıca şirket yetkilisinin cezaevine girdiği süreçte harici ortağı ve beraber çalıştığı ... isimli kişiye de elden ödeme yaparak fatura bedelini ödediğini ve yapılan arabuluculuk görüşmeleri sırasında anlaşmaya varılamadığını beyanla, dosya üzerinden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... İcra Dairesi...Esas sayılı dosyaya yatacak paranın alacaklıya ödenmemesine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak şartı ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından müvekkil aleyhine açılmış olan menfi tespit davasının hukuka usule ve emsal Yargıtay İçtihatlarına aykırı olduğunu, borçlu tarafın süresi içerisinde İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına itiraz etmediğini ve dosya kesinleşmiş ve haciz işlemleri usulünce gerçekleştirildiğini, davalı ile davacı arasında gerçekleşen ticaret sonrasında davacının satın aldığı ürünlerin faturalarının kesildiğini, faturaların borçluya gönderildiğini ve ticari defterlere işlendiğini, davacı yanın menfi tespit davası açmasının hukuki yararının bulunmadığını, davalının borcun bir kısmını nakit ödediğini beyan etmesinin delillerle ispatlamasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller, bilirkişi raporu ve ek rapor birlikte değerlendirilmek suretiyle; "1-Davanın KABULÜ İLE davacının ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 30.360,18 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Yasal şartlar oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporu hükme esas alınacak mahiyette olmadığını, her ne kadar dosya kapsamında aldırılan bilirkişi kök raporuna itirazları doğrultusunda dosya ek rapor aldırılmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmişse de 07.04.2025 tarihli bilirkişi ek raporu itirazları karşılar mahiyette olmadığı gibi tespitini istedikleri konuları da aydınlatmaktan uzak olduğunu, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabul edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, zira karşı tarafın defterlerindeki kayıtlar, kendi defterlerine dayanan tarafın defterlerindeki kayıtlara aykırı ise, o halde kendi defterlerine dayanan tarafın defterlerinin sahibi lehine ispat kuvveti kalmayacağını, somut olayda da her iki tarafın defterleri, ödeme yapıldığı hususunda birbirine aykırı olup müvekkilin ticari defterlerinde kendi aleyhine kayıt bulunmadığından davacı tarafın defterlerinin sahibi lehine kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın yapmış olduğu ödemelerin mevcut dava konusu faturayla herhangi bir ilgisi bulunmamakta olup söz konusu fatura bedellerinin hiçbiri davacı müvekkile ödenmediğini, dosyanın üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerekirken eksik inceleme yanılgılı değerlendirmeye dayanan bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak müvekkil aleyhinde davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ....Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. ... K. Sayılı ve 16.07.2025 tarihli kararının davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespiti yönünden kaldırılmasına-bozulmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme tarafından verilen karar usul ve yasaya uygun olup davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamada aldırılan her iki bilirkişi raporunda da davalının müvekkilden alacaklı olmadığı, davalı tarafın beyan ve iddialarının gerçeği yansıtmadığı, müvekkili aleyhinde icra takibi başlatan davalı tarafın kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu, bu nedenlerle davalı tarafın yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine, usul ve yasaya uygun kararın onanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, dava dilekçesi ile, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının 31/12/2022 tarihi itibari ile ticari işletmesini kapattığını, davalının ise davacı hakkında 17/05/2022 tarihli faturaya dayalı olarak icra takibi yaptığını, davacının bu fatura bedelini daha önce davalıya gerek banka havalesi gerekse de elden tahsilat makbuzu karşılığı ödemiş olduğunu, davalının daha önce bedelini tahsil etmiş olduğu faturaya ilişkin olarak kötüniyetle hakkında icra takibi başlattığını, icra dosyası ve konu fatura nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği; davalının ise davacının faturadan kaynaklı borcu ödemediğini, davacının yaptığı ödemelerin faturaya konu borca ilişkin olmayıp aralarındaki cari hesap ilişkisine binaen yapılan başka borçlara ilişkin ödemeler olduğunu, davacının borcu ödemediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalının, davacı hakkında başlattığı icra takibinin dayanağı, 17/05/2022 tarihli e-arşiv fatura olup; faturanın davalı tarafından davacı adına düzenlendiği, KDV dahil 27.903,88 TL bedelli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece SMMM bilirkişisinden alınan ve davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde tanzim edilen 28/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacıya ait 2022 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri bulunduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığını, delil vasfı taşıdığı (HMK/222) davalıya ait defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden incelenemediği, davacıya ait defter kayıtları ve belgelerine göre; dava ve takibe konu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ödemelere ilişkin olarak ise 5 adet banka EFT kaydı ve 1 adet 2.903,88 TL bedelli ödeme kayıtlı olup; davalının ccra takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturadan dolayı alacaklı olduğu bir bakiyenin bulunmadığının görüş ve mütalaa olunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece SMMM bilirkişisinden alınan ve davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde tanzim edilen 08/04/2025 havale tarihli ek bilirkişi raporunda ise özetle, davalıya ait 2022 yılı yevmiye defteri kapanış onayı bulunmadığı tespit edilmiş olup, Kebir ve Envanter defteri sunulmadığından defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğrulayıp doğrulamadığı yönünden tespit yapılamadığı, davalı defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, dava ve takibe konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının borcunda kayıklı tutarın toplam 71.746,52 TL olup, davacıdan tahsilat yapıldığına ilişkin ise bir kaydın bulunmadığı, taraflara ait defter kayıtları icra takibine dayanak fatura yönünden karşılıklı birbirini teyit etmekte olup, davacının ödeme belgeleri yönünden davalı defterlerinde herhangi bir muhasebe kaydı bulunmadığı, kendi içinde birbirini doğrulayan davacıya ait defter kayıtları ve belgelerine göre; İcra takip tarihi itibariyle davalının takibe dayanak faturadan dolayı alacaklı olduğu bir bakiyenin bulunmadığının görüş ve mütalaa olunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Menfi tespit davasında genel olarak hukuki varlığını ispatla davalı yükümlüdür. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyor ise bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Bilindiği üzere ticari defterlerin ve faturaların delil olmasına ilişkin düzenleme,Yargıtayın konuya ilişkin içtihatlarında da belirtildiği gibi, HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise, 3. fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterleri delil olarak gösteren tarafın ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş ve alacağa dayanak faturalar da defterde kayıtlı ancak karşı tarafın ticari defterleri usulüne uygun tutulmamış ise ticari defterlere delil olarak dayanan tarafın usulüne uygun kayıtları içeren ticari defterleri lehine kati delil teşkil edecektir. Somut olayda, davacı ticari defterleri usule uygun tutulmuş olup, sahibi lehine delil teşkil edeceği; davacının ticari defterlerinde bulanan ödeme kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibari ile davalıya borcu bulunmadığı; davalı defterleri ise usule uygun olmayıp aleyhine delil teşkil edeceği; davalı defterlerinde davacının ödeme kayıtları yer almıyor ise de, somut olayda, davacının ödeme savunmasına ilişkin, usule uygun tutulmuş defterleri kendi lehine kesin delil teşkil edeceğinden ve davalı tarafça da aksi ispat edilemediğinden Mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 2.073,90 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.458,50 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/02/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.