Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü bulunan başvurucunun mektup ekinde göndermek istediği şiirlerinin sakıncalı olduğu gerekçesiyle alıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü bulunan başvurucunun mektup ekinde göndermek istediği şiirlerinin sakıncalı olduğu gerekçesiyle alıkonulmasına karar verilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/12/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma suçundan hükümlü olarak Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu, yeğenine ekinde şiirler bulunan bir mektup göndermek istemiştir. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) 4/9/2018 tarihinde mektubun ekinde bulunan 10 şiirin 8 tanesini sakıncalı bularak bunların muhatabına gönderilmemesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; şiirlerde örgüt propagandası içeren, suçu, suçluyu, terörizmi öven ve terörizmi teşvik edici ifadeler olduğu vurgulanmıştır. Kararda ayrıca silahlı terör örgütünün dağ yapılanmasını öven, meşru gösteren, muhatabını etki altında bırakabilecek sakıncalı ifadelerin mevcut olduğu belirtilmiştir. Başvurucu, anılan karara karşı Edirne İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı itirazında; mektuplarına yazdığı şiirleri ekleyerek gönderdiğini, sakıncalı görülen şiirlerin daha önce denetimden geçerek birçok ceza infaz kurumuna gönderildiğini ancak şiirlerini toplu göndermek istediğinde yasaklandığını belirtmiştir. Şiirlerinde mekân ve kurum adı kullanmadığını, terörizme ve şiddete dair bir ifadenin mevcut olmadığını, idarenin şiirleri yanlış yorumladığını belirtmiştir. Şiirinde kullandığı korku sözcüğünü idarenin terörizm olarak yorumladığını oysa terörün korku, yılgınlık yaratmak amacıyla halka yönelen şiddet olarak tanımlandığını, şiirinde, yazılarında terörün zerresinin bulunmadığını vurgulamıştır. Şiirlerine el konulmasının hukuki bir dayanağının olmadığını, İnfaz Kurumu kararının keyfî olduğunu ifade etmiştir. İnfaz Hâkimliği, başvurucunun itirazını 10/10/2018 tarihli kararla reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; ileti içeriğinde bulunan bir kısım şiirlerin daha öncesinde gerek ceza infaz kurumu idaresince gerekse de İnfaz Hâkimliği kararıyla ilgilisine gönderilmesinde bir sakınca bulunmadığı ancak hükümlünün iletisinin yazılış ve düzenleniş şekli itibarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda Disiplin Kurulunun gerekçe ve takdirinin iletinin içeriğine uygun olduğu ifade edilmiştir. Başvurucunun anılan karara itirazı, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek Edirne Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 7/11/2018 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar 16/11/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 3/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20; Tayfur Tunç, B. No: 2017/36327,10/3/2020, §§ 15-28; Rıdvan Türan, B. No: 2017/20669, 10/3/220, §§ 15-28; Ahmet Kağanarslan ve diğerleri, B. No: 2017/16227, 10/3/2020, §§ 18/