3. Hukuk Dairesi 2024/3206 E. , 2025/3617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/979 E., 2024/1144 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/338 E., 2022/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo
**3. Hukuk Dairesi 2024/3206 E. , 2025/3617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/979 E., 2024/1144 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/338 E., 2022/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Üniversite ile 31.12.2013 tarihli ve 1505 kod nolu, Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı çerçevesinde "Kentsel Atıkların Termal İşleme Yöntemi ile Bertarafı ve Enerji Üretimi İçin Bir Tesis Geliştirmesi" başlıklı proje sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca, davalı Üniversitenin, "yürütücü kuruluş", dava dışı ...- ... Atık ve Artıkları Arıtma A.Ş. şirketinin ise "müşteri kuruluş" olduğunu, proje çerçevesinde davalı Üniversiteye 18.02.2014- 06.12.2014- 10.06.2019 tarihlerinde olmak üzere toplam 446.732,63 TL proje destek bedeli ödendiğini, son ödemenin proje hesabında kaldığını, davalı Üniversitenin, sözleşmenin 7.4, 7.6, 7.7, ve 7.9 maddelerindeki sorumluluklarını yerine getirmediğini, davalı Üniversitenin "proje yürütücüsü" olarak görevlendirdiği diğer davalı Doç. Dr. ...'nun destek sürecindeki faaliyetini de kontrol etmediğini, sözleşmenin 7.5 maddesi uyarınca davalıların sorumluluğuna gidilmesi gereken ağır kusur ve ihmal içeren bir durum oluştuğunu, müşteri kuruluş tarafından gönderilen 29.08.2016 tarihli yazıya göre, proje süresi bitmesine rağmen taahhüt edilen işlerin yapılmadığını, gerçeğe uygun bilgi vermeyerek sözleşmenin 7.6 maddesini ihlal ettiğini, proje yürütücüsüne temsil yetkisi verilebileceğini ancak bu durumun davalı Üniversitenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını, müşteri kuruluşun şikayeti üzerine proje yürütücüsü davalı ...'ya disiplin cezası verildiğini, Üniversite Sanayi İşbirliği Destek Programı uygulama esaslarının 40/a bendine göre yürütücü kuruluş ile proje yöneticisinin kusurları nedeniyle projenin yürürlükten kaldırıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, asıl alacak olan 446.732,63 TL'ye ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunu'nun 51. maddesinde belirtilen gecikme faizi oranı uygulanmak suretiyle işletilecek faizi ile ve asıl alacağa Başkanlık oluru ile dava tarihi arasında 6183 sayılı Kanunu'nun 51. maddesinde belirtilen gecikme faiz oranı uygulanmak suretiyle işletilecek faiziyle ve asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; görev yaptığı davalı Üniversite tarafından 12.03.2019 tarihinde aleyhine disiplin soruşturması yapılarak disiplin cezası uygulandığını, dava konusu proje ile ilgili harcamaları denetlemek gibi bir görevinin bulunmadığını, ödemelerin yapılmasına yönelik onay veren kurulda bulunmadığını, şirketine iş yaptırması nedeninin ise piyasadan alınan tekliflerin yüksek olmasından kaynaklandığını, davacı Kurum ile davalı Üniversite arasındaki sözleşmenin sonlandırıldığına dair bilgi verilmediğini, 31.12.2013 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, proje kapsamında yapılması gereken işlerin hiçbir şekilde yapılmadığı yönündeki iddiaların gerçek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...; kusurlu olduğuna dair davacı iddialarının doğru olmadığını, müşteri kuruluş ...'ın, proje süresi içerisinde, projenin amacına uygun olarak yürütülüp yürütülmediğine ilişkin raporları iletmeyerek yaşandığı iddia edilen olumsuz süreçten haberdar edilmediğini, davaya konu sözleşmenin hedeflediği proje ile ulaşılması istenilen hususun ticari getiri / kar maksimizasyonu değil, bilimle özel sektörün ortak bir sinerji ile yeni inovasyonlar yaratması olduğunu, projenin, 31.12.2015 tarihinde tamamlandığını, müşteri kuruluş olan ...'ın proje sonuç raporunun her sayfasını imzalayarak 08.04.2016 tarihinde projenin başarı ile bittiğini beyan ettiğini, 16.05.2016 tarihli izleyici raporunun 6.bölümünde de izleyici tarafından projenin yürürlükten kaldırılmasının fayda sağlayamayacağı hususunun açıkça belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin, davalılar tarafından yerine getirilmediği, projeye ilişkin müşteri kuruluşa proje hakkında bilgi verilmediği, ya da gerçeğe aykırı bilgi verildiği, projenin yürütülmesinde ve yükümlülüklerin yerine getirilmesinde davalıların birlikte sorumlu oldukları, davalı ...'in proje yürütücüsü olarak sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmediği ve projenin tamamlanma durumu ile ilgili gerçek dışı beyanda bulunduğu, davalı ... Üniversitesinin yürütücü kuruluş olarak projeye ilişkin sorumluluklarını ve denetim görevini yerine getirmediği, davacının bu proje kapsamında uğramış olduğu zararının bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 391.560,00 TL'nin 18.02.2014 tarihinden, 51.974,00 TL'nin 06.12.2014 tarihinden, 3.198,63 TL'nin 10.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraflar istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğunu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirlenerek davalıların tüm, davacının ise aşağıda belirtilen istinaf sebebi dışındaki sair istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğini; dava dilekçesinin talep sonucunda, kurum tarafından sözleşme kapsamında davalılara ödenen 446.732,63 TL proje desteği bedelinin, sözleşmenin ihlali ile kusura dayalı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde/faizde tekerrür oluşturmamak kaydıyla; asıl alacak olan 446.732,63 TL'ye ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde belirtilen gecikme faizi oranı uygulanmak suretiyle işletilecek faiziyle ve asıl alacağa Başkanlık Olur'u ile dava tarihi arasında 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde belirtilen gecikme faizi oranı uygulanmak suretiyle işletilecek faiziyle ve son olarak da asıl alacağa dava tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde belirtilen gecikme faizi oranı uygulanmak suretiyle işletilecek faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istediği, dava dilekçesindeki anlatımlara ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, dava değerinin 446.732,63 TL proje destek bedeli olduğuna yönelik mahkeme kabulü isabetli olduğu, Mahkemece, kurumca ödenen proje destek bedelinin, sözleşmenin 7.8. maddesi ve uygulama esaslarının 40/1-a bendi uyarınca ödeme tarihlerinden yürütülecek 6183 sayılı Kanunda belirtilen oranlarda gecikme zammına eşit oranda işleyecek faizi ile tahsili gerektiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının faiz türü yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; dava değerinin ana para ve faiz yerine ana parayı müddeabih olarak kabul eden ve bu rakam üzerinden dava vekalet ücretini hesaplayan mahkeme kararının hatalı olduğunu, dava değerinin eksik belirlenmesi nedeniyle nispi vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili; müvekkile eksiklerin tamamlanması için süre verilmediğini, projenin sonlandırıldığının bildirilmediğini, taraflar arasındaki "Kentsel Katı Atıkların Termal İşleme Yöntemi ile Bertarafı ve Enerji Üretimi İçin Bir Tesis Geliştirilmesi" başlıklı Proje Sözleşmesinin 7.4. maddesinde; "YK proje ile ilgili her türlü faaliyetin yürütülmesinde yazışmalar da dahil olmak üzere Proje Yürütücüsüne (PY) temsil yetkisi verebilir. Ancak bu durum YK'nın sorumluluklarını ortadan kaldırmaz." hükmü uyarınca, dava dışı ... Üniversitesi Rektörlüğünün, kusur ve ihmali neticesinde ortaya çıkan durumdan müvekkilin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda iş tamamlanma oranının %65 olarak belirlendiğini, somut olayda üretim miktarı dikkate alınmadan karar verildiğini, davalı kurum tarafından projenin yürürlükten kaldırılmasını gerektiren şartlar oluşmamasına rağmen mevzuata aykırı olarak projenin yürürlükten kaldırıldığını ve tarafların kusur oranlarına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ...; hükme esas alınan raporlar arasında farklar bulunduğunu, yapılmış olan imalat bulunmasına rağmen proje bedelinin tamamının iadesine yönelik raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, projenin 31.12.2015 tarihinde tamamlandığını müşteri kuruluş olan ...’in proje sonuç raporu’nun her sayfasını imzalayarak 08.04.2016 tarihinde projenin başarıyla bittiğini beyan ettiğin ve 16.05.2016 tarihli izleyici raporunun 6. bölümünde de izleyici tarafından projenin yürürlükten kaldırılmasının fayda sağlamayacağının belirtildiğini, Üniversitenin bilgisi ve dahili bulunmayan süreçten ve proje tamamlandıktan ve sonuç raporu müşteri kuruluşça onaylandıktan bir yıl sonra müşteri kuruluşun şikayetiyle haberdar olunan olumsuzluklardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,yürütücü kuruluşun mali ve hukuki sorumluğunun yasal dayanağının olmadığını, idare yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık, "Kentsel Katı Atıkların Termal İşleme Yöntemi ile Bertarafı ve Enerji Üretimi için Bir Tesis Geliştirilmesi" projesinin, sözleşme kapsamında ağır kusura dayalı yürürlükten kaldırılması nedeniyle verilen proje desteğinin, davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 2. Davacı, Kurum ile davalı Üniversite arasında 31.12.2013 tarihli Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı çerçevesinde "Kentsel Atıkların Termal İşleme Yöntemi ile Bertarafı ve Enerji Üretimi İçin Bir Tesis Geliştirmesi" başlıklı proje sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca, davalı üniversitenin, "yürütücü kuruluş", dava dışı ...- ... Atık ve Artıkları Arıtma ... A.Ş. şirketinin ise "müşteri kuruluş" olduğunu, davalı Üniversite tarafından, öğretim üyesi olan diğer davalı ...'nun ise, sözleşme hükümleri uyarınca "proje yürütücüsü" olarak görevlendirildiği anlaşılmıştır. 3. 31.12.2013 tarihli proje sözleşmesinin, "Yürütücü Kuruluşun (YK) Sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinde; "YK, Yönetmelik, Uygulama Esasları ve diğer mevzuatla getirilen yükümlülüklere ek olarak iş bu sözleşme ile aşağıda belirtilen hususlardan da sorumludur." 7.5. bendinde, "YK, proje ile ilgili her türlü faaliyetin yürütülmesinde yazışmalarda dâhil olmak üzere proje yürütücüsüne (PY) temsil yetkisi verebilir. Ancak bu durum YK'nın sorumluluklarını ortadan kaldırmaz." 7.8. bendinde "Yürütücü kuruluş (YK), bu sözleşmeye konu proje sonuçlanıncaya kadar Ar-Ge desteği almak üzere yapılan dönemsel başvurularda TÜBİTAK'a verilen söz konusu belgeler ve gider formlarının eklerine ait asıllarının Yürütücü Kuruluş Merkezinde saklanmakta olduğunu, talep edilen Ar-Ge harcama ve giderlerinin tutarının Yürütücü Kuruluşun yasal defter kayıtlarına uygun olduğunu ve bunların TÜBİTAK'ın ya da TÜBİTAK'ın tabi olduğu diğer denetimlerde talep üzerine derhal ibraz edeceğini, TÜBİTAK tarafından Yürütücü Kuruluşa haksız, yersiz ve/veya fazla bir ödemenin yapılması halinde söz konusu tutarın hiçbir Kanuni kovuşturmaya gerek kalmaksızın 6183 sayılı Kanunda belirtilen oranlarda gecikme zammına eşit oranda işleyecek faiz ile birlikte derhal ve defaten TÜBİTAK'a geri ödeyeceğini şimdiden kabul ve taahhüt eder." 7.9. bendinde, "Proje kapsamında yapılan faaliyetler sırasında doğacak her türlü zarardan sorumludur.” düzenlemelerine, "Projenin Sonuçlandırılması ve Yürürlükten Kaldırılması" başlıklı 16. maddesinde; 16.2. bendinde, "Proje destek sürecinde TÜBİTAK tarafından yapılan değerlendirme sonucunda projenin amacına uygun yürütülüp yürütülmediğine ilişkin durumlarda Uygulama Esasları ile ilgili hükümlerine göre yürürlükten kaldırılmasına karar verilir." 16.3. bendinde, "Projenin destek sürecinde uygulama esaslarının maddelerinde yürürlükten kaldırılması ile ilgili hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi durumunda ve Uygulama Esaslarında verilen şartların oluşması halinde TÜBİTAK belirleyeceği tarih itibariyle Yürütücü Kuruluş ve Müşteri Kuruluştan AGY305 dokümanları istenerek proje yürürlükten kaldırılır." 16.4. bendinde, "Projenin destek sürecinde, Uygulama Esaslarının maddelerinde kusur nedeniyle yürürlükten kaldırılmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi durumunda ve Uygulama Esaslarında belirtilen şartların oluşması halinde, Kusur Nedeni ile Yürürlükten kaldırma başlıklı madde hükümleri uygulanır" Destek programı Uygulama Esaslarında; “Destek Kapsamına Uygunluk" başlıklı, 33.2. maddesinde; "Proje faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik önlem ve öneriler var ise, bunlar yürütücü kuruluşa iletilir. Projenin amacına uygun yürütülmediğinin izleyici tarafından tespiti halinde bu Uygulama Esaslarının 38 inci maddesi hükümlerine göre işlem yapılır." "Projenin Amacına Uygun Yürütülmemesi" başlıklı 38.1. maddesinde "Proje destek sürecinde TÜBİTAK tarafından yapılan değerlendirme sonucunda projenin amacına uygun yürütülüp yürütülmediğinin tespitine yönelik yürütücü ve müşteri kuruluştan yazılı açıklama istenebilir. Yürütücü ve müşteri kuruluşun sunduğu bilgi ve belgeler ilgili komitede değerlendirilerek; destek sürecinin devam etmesine veya projenin bu Uygulama Esaslarının 39 uncu veya 40 inci maddeleri hükümlerine göre yürürlükten kaldırılmasına karar verilir." "Projenin Yürürlükten Kaldırılması" başlıklı 39.1. maddesinde "Projenin destek sürecinde bu Uygulama Esaslarının maddelerinde bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilen durumların oluşması halinde TÜBİTAK belirleyeceği tarih itibariyle yürütücü ve müşteri kuruluştan AGY305/AGY315 isteyerek projeyi yürürlükten kaldırır." "Kusur Nedeniyle Yürürlükten Kaldırma" başlıklı 40.1. maddesinde; "Bu Uygulama Esaslarının maddelerinde bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilen durumların oluşması halinde, ilgili teknoloji grubu komitesi tarafından proje ekibinin kusurlu olup olmadığına yönelik oluşturulan karar Bilim Kurulunun onayına sunulur. Bilim Kurulu tarafından yürütücü kuruluşun kusurlu olduğuna karar verilmesi halinde (a) bendi, müşteri kuruluşun kusurlu olduğuna karar verilmesi durumunda (b) bendi hükümleri uygulanır, Kusur olmadığına karar verilmesi halinde ise 39 uncu madde hükümleri uyarınca işlem yapılır." (a) bendinde ise, " Söz konusu proje kapsamında proje özel hesabında kalan bakiyenin TÜBİTAK'a iade edilmesi ve proje kapsamında gerçekleştirilen harcama tutarlarının TÜBİTAK'ın proje özel hesabına aktardığı destek tutarı dikkate alınarak yürütücü kuruluştan 6183 sayılı Kanun'da belirtilen oranlarda gecikme faiz uygulanarak tahsil edilmesine, projenin destek süreci devam ediyor ise belirlenen tarih itibariyle projenin yürürlükten kaldırılmasına karar verilir..." düzenlemelerine yer verilmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının; kararda belirtilen gerekçeye göre hükme esas alınan raporun denetime elverişli olduğu, 31.12.2013 tarihli'' Kentsel Katı Atıkların Termal İşleme Yöntemi ile Bertarafı ve Enerji Üretimi için Bir Tesis Geliştirilmesi'' projesinin sözleşme maddeleri ile TÜBİTAK Üniversite- Sanayi İşbirliği Destek Programı Uygulama Esasları kapsamında yayımlanan mevzuat hükümlerine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.