1. Ceza Dairesi 2010/4928 E. , 2010/7655 K. "İçtihat Metni" ...'ı kasten öldürmekten sanık ..., işbu suça yardımdan sanıklar ... ile ..., ...'ı yaralamaktan adı geçen sanık ... ile mala zarar vermekten adları geçen sanıkların yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, ... ile ...'ın öldürmeye yardımdan beraatlerine ilişkin (GEBZE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/02/2008 ... ve 177/45 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş,
**1. Ceza Dairesi 2010/4928 E. , 2010/7655 K.** **"İçtihat Metni"** ...'ı kasten öldürmekten sanık ..., işbu suça yardımdan sanıklar ... ile ..., ...'ı yaralamaktan adı geçen sanık ... ile mala zarar vermekten adları geçen sanıkların yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, ... ile ...'ın öldürmeye yardımdan beraatlerine ilişkin (GEBZE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06/02/2008 ... ve 177/45 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık ... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re'sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle sanık ... hakkında duruşmasız, diğer sanıklar ile müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1- Sanık ...’ın hükümleri temyiz etmediği gözetilerek temyiz incelemesi yapılmıştır. 2- Sanık ... müdafiinin süresinden sonra bulunduğu duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmiştir. 3- A. Sanık ...’in “öldürmeye yardım” suçu yönünden, Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, B. a) Sanıklar ... ve ...’in, “kasten öldürme” suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ...’in üzerindeki kıyafetler üzerinde kan izlerinin bulunduğunun, sanık ...’ın kıyafetlerinde ise yıkanmış olmasından dolayı bir izin tespit edilemediğinin, sanık ...’in, yanında sanık ... da olduğu halde suçta kullanılan bıçağı teslim ettiğinin, teslim edilen bu materyaller üzerinde yapılan kriminal incelemeler sonucunda, sanık ...’in kıyafetleri üzerinde bulunan izin sanık ...’in kanına, bıçak üzerindeki izlerin ise maktul ve sanık ...’in kanlarına ait olduklarının saptanması; 14.07.2006 tarihinde mağdur ...’e yaptırılan teşhis ile ilgili tutanak ve ...'in 12.06.2007 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesindeki anlatımı ile sanık ...’in teslim ettiği bıçağın olay sırasında sanık ... tarafından boğazına dayanan bıçak olduğunun anlaşılması mağdur ...’in soruşturma sırasında, 13.07.2006 tarihinde poliste verdiği ifadesinde, top sakallı bir şahsın bıçağı önce kendisinin boğazına dayadığını, sonra da üzerine gelen babası maktul ...’ı bıçakladığını, aynı tarihte Cumhuriyet Savcılığı’nda verdiği ifadesinde, olay sırasında sadece top sakallı şahısta bıçak olduğunu, sanık ...’i kastederek, şişman bir şahsın da kollarından tuttuğunu, 05.12.2006 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesinde verdiği ifadesinde, maktulün bıçaklanmasından önce sanık ...’ın, kendisinin boğazına bıçak dayadığını söylemesi, mağdur ...’in kardeşi tanık ...’nin, 13.07.2005 tarihinde poliste verdiği ifadesinde, mağdur ...’in, olayın hemen sonrasında kendisini telefonla arayarak, üç şahsın bir araçla olay yerine geldiklerini, birisinin direksiyonda kaldığını, ikisinin aşağıya indiğini, top sakallı şahsın önce kendisine bıçakla saldırdığını, bıçağın boğazını hafifçe çizdiğini, maktulün araya girmesi üzerine, top sakallı şahsın bu kez maktule de vurduğunu söylediğini belirtmesi, bu beyanını 12.09.2006 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesinde de tekrar etmesi, olay anında sanıklar ... ve ...’in top sakallı olmaları, sanık ...’in öldürme ve yaralama eylemlerine herhangi bir iştirakinin bulunmaması; sanık ...’in, Mahkemeye hitaben yazdığı 19.04.2007 tarihli dilekçesinde, tanık ...’ın menfaat vaadi ve baskıları sonucu suç aleti bıçağın kendisine ait olduğunu kabul etmek zorunda kaldığına yönelik açıklaması ve bu dilekçe içeriğini 15.05.2007 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesinde doğrulaması, Dairemize gönderilmek üzere yazdığı 19.02.2008 tarihli dilekçesinde, olayın ... failinin ... olduğunu, tanıklar ... ve sanık ...’ın, kendisini kandırıp vaatte bulunarak suçu üstlenmesini istediklerine yönelik açıklaması birlikte değerlendirildiğinde, Sanık ...’in, maktulün gelini tanık Kübra’yla ... ilişkisinin bulunduğu, tanık Kübra’nın, sanık ...’in eniştesi olan tanık ...’ın ustabaşı olarak görev yaptığı fabrikada işçi olarak çalıştığı, sanık ...’ın, sanık ...’in yakını, tanık ...’ın akrabası, sanık ...’in de tanık ...’ın yeğeni olduğu, olaydan önce de bu ilişki nedeniyle taraflar arasında husumet oluştuğu, olay günü, maktul ...’ın bu meseleler nedeniyle fabrikaya geleceğini öğrenen tanık ...’ın çağrısı üzerine, sanıklar ..., ... ve ...’in, ...’ın kullandığı araçla olay yerine geldikleri, daha sonra maktul ...’ın, oğlu mağdur ...’le birlikte, tanık ...’la konuşmak için fabrikanın önüne geldiği, maktul ...’ın, tanık ...’la konuşma isteğinin fabrika güvenlik görevlilerince engellendiği, bu durumu gören ve bekledikleri aracın şoför mahallinde bulunan sanık ...’ın, maktüle sözle sataştığı, sanıkların, hep birlikte araçtan inerek, maktul ve mağdur ...’le karşılıklı konuştukları, konuşma bittikten sonra araçlarına bindikleri, kısa bir süre sonra bu kez sanıklar ... ve ...’in araçtan indikleri, sanık ...’ın suç aleti bıçağı çekerek, mağdur ...’in boğazına dayadığı, sanık ...’in de, mağdur ...’in kollarından tuttuğu, mağdur ...’in ... yaparak sanıkların ellerinden kurtulmaya çalıştığı sırada sanık ...’ın, mağdur ...'i bıçakla boynundan yaraladığı ve sanık ...’in de elinden yaralanmasına sebep olduğu, ardından da oğlu mağdur ...’e yardım etmek isteyen ve üzerlerine doğru gelen maktulün sol göğüs bölgesine, bıçakla şiddetli bir şekilde vurduğu, maktulün iç organ ve büyük damar yaralanması sonucu gelişen iç kanama sonucu öldüğü anlaşıldığı halde; aa) Sanık ... yönünden; sanık ...’ın “kasten insan öldürme” suçundan cezalandırılması yerine, delilerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi, bb) Sanık ... yönünden;, Sanığın, olayın başından beri sanık ...’ın yanında yer alarak ona cesaret verdiği, suçun işlenmesi sırasında sanık ...'ı engelleme yerine suçun işlenmesini kolaylaştırıcı eylemlerde bulunduğu anlaşılmakla, sanık ...’ın işlediği “kasten insan öldürme suçuna yardım etmek” suçundan cezalandırılması yerine, “fail” kabul edilerek, “kasten insan öldürme” suçundan cezalandırılması suretiyle, fazla ceza tayini, b) Sanıklar ... ve ...’in “mala zarar verme”, sanık ...’ın mağdur ...’i “kasten yaralama” ve “mala zarar verme” suçları yönünden, Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında, ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkartılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., mağdur sanık ... ve müdahiller vekillerinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 01/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.