T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2025/1427 KARAR NO:2026/375İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/12/2024 NUMARASI:2021/612 Esas - 2024/870 Karar DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:18/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonuc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2025/1427 KARAR NO:2026/375İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:04/12/2024 NUMARASI:2021/612 Esas - 2024/870 Karar DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:18/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; ...'nın 22.08.2006 tarihinde dosya borçlusu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile saat 13:00 sularında geçirdiği kaza sonucu % 41,50 oranında malûl kaldığı iddiasıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Bakırköy 31. İş Mahkemesinde 2013/222 Esas numaralı dosyası ile dava açtığını, yargılama aşamasında tahkikat bitmeden davanın sigorta şirketine ihbarının müvekkili şirket tarafından talep edildiğini ancak mahkemece ihbar yapılmadan ... tarafından talep edilen bedelin tahsiline karar verildiğini, söz konusu ilam ... tarafından Bakırköy 15. icra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını ve tüm alacak miktarı faiz ve fer'ileri ile birlikte 115.626,10 TL olarak 16.12.2013 tarihinde ödendiğini, mahkeme kararının Yargıtay 10. HD'nin 16.12.2014 tarih ve 2014/760 Esas, 2014/26928 Karar sayılı ilamı ile onandığını, Yargıtay onamasından sonra ödenen bedelin rücuen tahsili için aracın ... sigortacısı olan davalı aleyhine rücuen alacak talebi ile 16.04.2015 tarihinde İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımının dolduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın 06.06.2006/2007 vadeli ... poliçesi ile müvekkil şirkete sigortalı olduğunu, poliçede verilen şahıs başı sakatlık azami teminat tutarı 57.500-TL olduğunu, azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, kusur oranının tespitinin gerektiğini, huzurdaki dava her ne kadar ... tarafından açılan davaya istinaden yapılan ödemeye dair rücu talebi ise de ... tarafından yapılan tüm ödemelerden mutlak suretle sigorta şirketinin sorumlu olacağı gibi bir hususun kabulünün hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; Davalının İstanbul 9. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 80.349,88-TL asıl (rücuen) alacak ve 9.628,78-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.978,66-TL üzerinden kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair isteminin reddine, Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur oranına itiraz ettiklerini, kusur durumunun tespiti hususunda ATK İhtisas Kurulu'nun görevlendirildiğini, dava konusu kazada kazazedenin maluliyet durumunun tespit edilmesi için herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, kazazedenin dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından incelenmesi gerektiğini, kaza tarihinde geçerli olan genel şart kapsamında 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, faiz türü ve başlangıç tarihine ilişkin itirazlarının da kabulünün gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava işleten tarafından ... ya ödenen tazminatın, zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdan rücuen tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 20/05/2021 tarih, 2019/1537 Esas ve 2021/890 Karar sayılı kararı ile " ...2918 sayılı KTK'nın 109/4 maddesi ile ... Genel Şartlarının zamanaşımı başlığını taşıyan C.8 maddesinde, "motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, davacı işleten yönünden rücu hakkı kendi yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiği (hak sahiplerine ödemenin yapıldığı) tarihte doğmakta olup zamanaşımı da bu tarihte işlemeye başlayacaktır. TBK 154. maddesi zamanaşımının kesilmesi durumlarını belirtmiş, ikinci maddede gibi alacaklı dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımının kesileceğini hüküm altına almıştır. TBK'nın 156. maddesine göre zamanaşımının kesilmesi ile yeni bir süre işlemeye başlar. Bu durumda davacı sigorta şirketi tarafından ödeme tarihinden itibaren iki yıllık süre içinde icra takibi başlatıldığına göre zamanaşımı süresi dolmamıştır.KTK'nın 109/3.maddesinde düzenlenen ceza (uzamış) zamanaşımı, sadece KTK'nın 109/2. maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların haksız fiil sorumlularından tazmini talebi ile açılan davalar için öngörülmüştür. Oysa eldeki dava, haksız fiil faili aleyhine açılan bir tazminat davası olmayıp ... poliçesine dayalı olarak işleten tarafından sigorta şirketi aleyhine açılmış olduğundan KTK'nın 109/3. maddesindeki zamanaşımı hükmünün olaya uygulanması olanağı bulunmamaktadır.Bu nedenle, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince somut olaya zamanaşımı bakımından uygulanması gereken 2918 sayılı KTK'nın 109/4. maddesi yerine KTK 109/3 maddesine göre değerlendirme yapılarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Somut olayda, davacı işleten tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Bakırköy 31. İş Mahkemesinde 2013/222 Esas numaralı dosyası ile tahsiline karar verilen ilamın ... tarafından Bakırköy 15. icra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını ve tüm alacak miktarı faiz ve fer'ileri ile birlikte 115.626,10 TL olarak 16.12.2013 tarihinde ödeme yapıldığı, davalı aleyhine 16/04/2015 tarihinde 9. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatmıştır.Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.Trafik sigortacısı tarafından sigorta sözleşmesi uyarınca sigortalıya karşı açılan rücuen tazminat davalarında, sigortalının sorumlu olduğu miktar yapılan ödeme miktarı olmayıp gerçek zarar miktarı kadardır. Bu nedenle mahkemece, zarar görenlere yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.Bu bakımdan ödemiş olduğu tazminat tutarının tamamı rücu için yeterli değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5002 E. - 2020/6299 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta rücuya konu edilen tazminat ödemesinin Bakırköy 31. İş Mahkemesinde 2013/222 Esas - 2013/24 Karar sayılı ilamına dayanmaktadır. Bu karar, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 16.12.2014 tarih, 2014/760 Esas ve 2014/26928 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Kesinleşen Bakırköy 31. İş Mahkemesinde 2013/222 Esas - 2013/24 Karar sayılı ilamı, taraflar arasında kesin hüküm oluşturmasa da kuvvetli delil niteliğinde olup İlk Derece Mahkemesince kesinleşen dava dosyasındaki tespit ve hesaplamalar doğrultusunda değerlendirme yapılarak karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile ... Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalının geçici işgöremezlik tazminatı bulunmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı).Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Ödeme tarihi aynı zamanda rücu edebilme tarihidir. Mahkemece bu doğrultuda karar verildiği nedenle bu yöne değinen istinaf yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.146,44 TL harçtan peşin alınan 1.537,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.609,44 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/02/2026