5. Hukuk Dairesi 2014/8751 E. , 2014/24942 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2013 NUMARASI : 2012/400-2013/420 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.11.2014 günü aleyhine temyiz olunan davalı Hazine vekilinin yü…
**5. Hukuk Dairesi 2014/8751 E. , 2014/24942 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2013 NUMARASI : 2012/400-2013/420 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.11.2014 günü aleyhine temyiz olunan davalı Hazine vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalı Hazine vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davaya bakmanın idari yargının görevi dahilinde bulunduğundan bahisle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; İstanbul ili, Sarıyer İlçesi, Rumelifeneri köyünde bulunan 2400 metrekare yüz ölçümlü 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak, bir kısmının kıyı kenar çizgisinde, bir kısmının da doğal sit alanında kalması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığı iddiasıyla açılan davada, davacı vekili tarafından verilen 23.01.2013 havale tarihli dilekçe ile talebin, kıyı kenar çizgisinde kalan 270 metrekarelik taşınmaz bedelinin tahsili istemine dönüştürüldüğü anlaşılmıştır. Bilindiği üzere kıyılar, Anayasanın 43. maddesi uyanınca Devletin hüküm ve tasarrufunda olup, bu yerlerin özel mülkiyete konu olma imkanı yoktur. Bu durumda, mahkemece dava konusu taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmı belirlendikten sonra, bu bölüm ile ilgili olarak, davacının Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma imkanının ortadan kalktığı ve tapu kaydının da hukuki değerini yitirdiği gözetilip, taşınmazın aynına ilişkin olan bu davanın görülme yerinin 16.05.1956 gün ve 1/6 sayıl İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca adli yargı olduğu dikkate alınarak, işin esasına girilip, taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümlerinin bedeline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.