10. Hukuk Dairesi 2024/431 E. , 2024/2777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2444 E., 2023/2730 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi SAYISI : 2022/293 E., 2023/452 K. Taraflar arasındaki eksik işçilik incelemesi nedeniyle ek prim tahakkuk işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf v
**10. Hukuk Dairesi 2024/431 E. , 2024/2777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2444 E., 2023/2730 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi SAYISI : 2022/293 E., 2023/452 K. Taraflar arasındaki eksik işçilik incelemesi nedeniyle ek prim tahakkuk işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..... Atıksu Arıtma Tesisi Kapasite Arttırımı ve Rehabilitasyonu Yapım işini aldığı, iş ile ilgili olarak SGK ŞL. Md.Lüğünce sicil dosyası açıldığı, asgari işçilik incelemesi talebinde bulunduğu, 475.491,57 TL fark prim borcu çıkartıldığı. Müfettiş tarafından 03.04.2017 tarihinde inceleme raporu düzenlendiği, eksik işçilik borcu bulunmadığının tespit edildiği, daha sonra davalı idare tarafından tekrar incelemeye tabi tutulduğu, aynı müfettiş tarafından 07.09.2017 tarihli rapor hazırlandığı, bu raporda 729.551,89 TL eksik prim borcu hesaplandığı, sonrasında 12.10.2017 tarihli raporda 313.851,18 TL prim borcu hesaplandığı, bu hesaba davacının itiraz ettiği, itirazlar üzerine ana para ve faiz olarak toplamda 287.605,28 TL borç tahakkuk ettirildiği, işin 01.10.2015 tarihinde bitirildiği, ASAT'ın iş ile ilgili KDV hariç 36.124.510,44 TL hakkediş ödemesi yaptığı, işin asgari işçilik oranının % 9 olduğu, salt işçilik faturaları için yeniden işçilik oranı üzerinden prim hesaplandığı, işçilik faturaları için faturayı düzenleyen firmaların incelenmediği bu hususların inceleme raporlarına hatalı yansıtıldığı iddiasıyla eksik işçilik incelemesi nedeniyle ek prim tahakkuk işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum İl Müdürlüğü Manavgat Sosyal Güvenlik Merkezi aleyhine açılmış olup, İl Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Merkezinin tüzel kişiliği bulunmadığından öncelikle davanın husumet ve dava taraf ehliyeti yönünden reddi gerektiği, 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulmasının zorunlu olduğu, diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse taleplerinin reddedilmiş sayılacağı, Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması gerektiği, Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı, işbu dava 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi düzenlemesi kapsamında açılan işbu davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle davanın hak düşürücü süre yönünden de reddi gerektiği, tespit edilen hususlar nedeniyle dava konusu işlem ile idari para cezaları tesis edilmiş olup, dayanak raporda tespit edilen hususlar ve rapor içeriği gereği dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının dava dilekçesinde yer alan iddialarının dayanağı bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın yasal dayanağı olan, 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde “Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır. Bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı, 89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edilir. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödendiği veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç kesinleşir. Kuruma verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 ve 89 uncu maddeler uyarınca işlem yapılır. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi durumunda Kurumca inceleme yapılacağı..." belirtildikten sonra 3 üncü fıkrasında, 2 nci fıkrada belirtilen yöntemlerle Kuruma bildirilmediği belirlenen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen sigorta primlerinin işverene tebliğ edileceği, işverenin, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde Kuruma itiraz edebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazın reddi durumunda işverenin, kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği açıklandığı, diğer taraftan anılan Kanuna dayanılarak hazırlanıp 12.05.2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmakla yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 110 – 113 (dahil) maddelerinde de benzer düzenlemelere yer verildiği, 5502 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinin d bendine göre Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarını tespit etmekle görevli olup bu görevini müfettişleri eliyle yerine getirdiği, diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre, sigorta müfettişlerince görevleri sırasında saptanan Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, bu maddenin uygulamasında teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteber olduğu, genel ilke bu olmakla birlikte, yasal karinenin aksi kanıtlanabileceği gibi, Kurumun prim alacağının esasını teşkil eden müfettiş raporuna yönelik itirazlarda, müfettiş raporundaki saptamaların gerçeğe uygun olup olmadığının araştırılması, uyuşmazlıkların sağlıklı çözümü için kayıt ve defterler üzerinde inceleme yapılması, faturaların doğruluğunun ve niteliğinin belirlenmesi, incelemeye konu işin (sektörün) özelliklerine göre asgari işçilik oranı ve işçilik miktarının tespiti gerektiği, davalı ... tarafından davacıya 06.03.2018 tarihinde davacıya eksik işçilik tutarı üzerinden ödeme emri gönderildiği, 03.04.2017 tarih İR/24 sayılı ilk inceleme raporunda davacının yeterli SPEK bildiriminde bulunduğunun tespit edildiği, 09.02.2017 tarihli son inceleme ile malzemeli işçilik fatura tutarı ile salt işçilik fatura tutarı toplamları ile davacı şirketin ihale konusu iş için eksik işçilik bildiriminde bulunduğunun tespit edildiği, kurum tarafından davacı firmaya 5510 sayılı Kanun'un 88-89 uncu maddeleri gereği bildirilen prim borcunun tebliğden önceki gün olan 05.03.2018 tarihinde davacı tarafça ödendiği, İstinaf ilamı doğrultusunda dosyaya sunulan ve yapılan iş kapsamında kullanılan faturalar incelenerek rapor düzenlenmesi için dosyanın, HMK'nın 266 ncı maddesine göre asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu, serbest muhasebeci/mali müşavir bilirkişi (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu iş (sektör) konusunda bilgi sahibi bir bilirkişi olmak üzere 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 26.11.2022 tarihli rapor ve 05.05.2023 tarihli ek raporda davacı tarafın ödemesi gereken asıl ve gecikme zammı tutarının 98.624,50 + 26.948,49 = 125.572,99 TL olduğunun, davacı tarafça ise 287.605,28 TL ödeme yapıldığının, fazla ödemenin (kumunun yersiz tahsilatı) 287.605,28 – 125.572,99 = 162.032,29 TL olduğunun tespit edildiği, bahsi geçen raporların denetime elverişli ve hükme esas alınacak nitelikte oldukları anlaşılmakla davalı ...'nun 06.03.2018 tarih, 70169403/3.057.106 sayılı işleminin kısmen iptali gerektiği, davacı tarafça ihtirazi kayıtla fazla ödenen 162.032,29 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile davalı ...'nun 06.03.2018 tarih, 70169403/3.057.106 sayılı işleminin kısmen iptaline, davacının itiraz hakkını saklı tutarak ödediği 162.032,29 TL'nin ödeme tarihi olan 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak verildiği, ancak bilirkişilerin Kurum Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen ve Kurum işlemine dayanak 19.02.2018 tarihli 402070/24/IR/24 sayılı raporda ayrıntısı ile yer alan verilerle ilgili olarak değerlendirme yapılmaması, teftiş raporunda yer alan sonuca ilişkin görüş farklılıklarının neden kaynaklandığı konusunda görüş belirtilmediği, ayrıca salt işçilik olarak değerlendirilen faturaları düzenleyen firmalar ile davacı firma arasında sözleşmenin konusu, malzeme ekipman ve makinaların sözleşmenin taraflarından kime ait olduğu, malzeme faturayı düzenlenen firmalar tarafından sağlanmış ise ayrıca malzeme faturası düzenlenip düzenlenmediği konusu değerlendirilmeksizin rapor düzenlendiği, hakediş cetveli içerisinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin ödenek kalemi olup olmadığı dikkate alınmaksızın değerlendirme yapıldığı, malzemeli işçilik olarak değerlendirilen faturalardan alt taşeron firmalar ile davacı firma arasında imzalanan sözleşmenin konusu tespit edilmeksizin değerlendirme yoluna gidildiği, bu değerlendirmeden hareketle söz konusu faturalarla ilgili olarak faturaları düzenleyen firmalar ile davacı firma arasında düzenlenen sözleşmenin konusu malzeme, ekipman ve makinaların sözleşme taraflarından kime ait olduğu, malzeme faturayı düzenleyen firmalar tarafından sağlanmış ise ayrıca malzeme faturası düzenlenip düzenlenmediği konularının tespiti ile ilgili değerlendirmeler göz önünde bulundurulmadığı, hükme dayanak alınan raporda bu hususları dikkate almaksızın davacı iddialarının sabit kabul ederek hukuki değerlendirmesi yoluna gidildiği, 19.02.2018 tarih 402070/24/İR/24 sayılı inceleme raporunda; işverence ibraz edilen faturaların, ihale konusu iş içerisindeki işçilik oranı yüksek bir işin malzeme ve işçiliğini ayırarak incelemeye ibraz etmesi, ancak oranı düşük olan iş için ise malzemeli işçilik faturası ibraz etmesi, Kuruma bildirilmesi gereken işçilik tutarından kaçınmaya yönelik bir davranış olacağı, bariz şekilde malzemeli işçilik faturalarının, malzeme ve işçilik olarak ayrılarak, sadece işçilik faturalarının incelemeye sunulmasının, Kurum aleyhine ve kayıt dışılığı teşvik edici sonuç doğurabileceği belirtildiği, söz konusu müfettiş raporunun malzemeli işçilik / salt işçilik faturaları incelemelerinde işveren beyanlarında anlatılan işin tamamının taşeron firmalarca yapıldığının tespit edilmesine rağmen malzemeli işçilik faturaları ile salt işçilik faturalarının ayrı kesilmesi ile ilgili herhangi bir cevap verilmediği / dosya kapsamından aksi tespit edilemeyen denilerek zikredilen şüpheli durumun geçiştirildiği görülmektedir denmesine karşılık bu yönüyle de esas alınan raporda bir irdeleme bulunmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kuruma prim borcu bulunmadığına ilişkin 03.04.2017 tarihli müfettiş raporu içeriğinin hiç incelenmediği, hesaplama unsurlarında hata yapıldığı, mahsup edilmesi gereken tutarlar bulunduğu, davacının satın alıp temin ettiği malzemenin montajını yapan TP Mekanik ve MAAS Arıtma firmalarının da salt işçilik faturalarını kaynak ve montaj için gerekli muhtelif malzemeler için ayrıca kesmiş olduğu faturalarla toplayarak yanlış değerlendirme yaptığı, hatalı olarak malzemeli işçilik faturası olarak değerlendirdiği ve mahsup etmediği, salt işçilik faturalarının malzemeli olarak değerlendirildiği, hakediş ve malzeme bedelleri ile işçilik ödemesinin çeliştiği, ticari avans faizi uygulanması gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eksik işçilik incelemesi nedeniyle ek prim tahakkuk işlemlerinin iptali davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 85 inci maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.